Mahremiyet

Mahremiyet özel alanımıza ait olan, özel hayatımızın başkaları ile paylaşılmayan, gizli kalması gereken bölümü olarak tanımlanabilir. Vücudumuzun görünmesini istemediğimiz bölümleri, özel hayatımızın bizde kalması gereken anları, mahremiyetimizin önemli bölümleridir. Mahremiyet sadece bize özel olanı bizde korumakla kalmaz. Aynı zamanda bedenimizi, güvenliğimizi, ruh sağlığımızı ve kişilik özelliklerimizi de koruma altında tutar. Mahremiyet, diğer bir deyişle özelimizin ve güvenliğimizin anahtarıdır.

Mahremiyeti anlamak için bazı tanımları hatırlamak gerekir:

  1. Özel alan: Vücudumuzun özel yerleri ve kollarımızı yanlara doğru açıp etrafımızda döndüğümüzde parmak uçlarımız ve gövdemiz arasında kalan alan bizim özel alanımızdır. Bu alanlara bizim onayımız olmadan kimse dokunamaz, bu alan içerisine kimse müdahale edemez. Biz de başkalarının özel alanlarına onların izni olmadan dokunamayız, giremeyiz.

Akraba, komşu ve arkadaş ilişkilerinde de özel alanımıza dikkat etmeliyiz.

Kardeşlerimiz ile aynı odayı paylaşıyorsak soyunurken ve giyinirken yalnız olmalı, kapı ve pencerelerin kapalı olmasına dikkat etmeliyiz. Anne babamızın odaları başta olmak üzere, kapısı kapalı bir odaya girmeden önce mutlaka kapısını çalmalıyız.

  1. İyi dokunma, kötü dokunma: Annemiz babamız gibi sevdiğimiz kişilerin bize sarılması, saçımızı okşaması, elimizi tutması veya öpmesi bize kendimizi iyi hissettirir, mutlu oluruz. Buna “iyi dokunma” denir. Tanıdığınız veya tanımadığınız kişilerin vücudumuzun özel bölgeleri veya herhangi bir bölümüne dokunduğunda kendimizi mutsuz, suçlu ve değersiz hissediyorsak bu “kötü dokunma”dır. Kötü dokunanlar genellikle bunun başkaları tarafından fark edilmesini istemezler. Bunun için bizi korkutabilir, tehdit edebilir, aramızda kalsın diyerek uyarabilir. Kötü dokunulduğunu hissettiğimizde buna karşı koymalı, itiraz etmeli, gerekirse başkalarının duyacağı şekilde bağırmalı, yardım istemeli ve ortamdan uzaklaşmalıyız.

 

  1. Sosyal medya mahremiyeti: İnsanların birbirleriyle birçok konuyu paylaştığı sanal teknolojiye sosyal medya denir. Sosyal medya kişisel hesaplarımızda beğenilmek, takdir görmek, dikkate alınmayı beklemek, özel hayatımıza dair durumları tanıdığımız veya tanımadığımız insanlar ile paylaşmak için değildir. Çünkü sosyal medyada paylaşılan kişisel ve mahrem bilgilerimiz kolayca başkaları tarafından deşifre edilebilir. Kötü niyetli kişilerin saldırılarına karşı açık ve korunmasız kalabiliriz. Unutmayalım ki sosyal medyada takip ettiğimiz veya bizi takip eden hesapların çoğu, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz veya bize kendini yanlış tanıtan kişilere ait olabilir. Gerçek yaşamda arkadaş olmayacağımız, özel bilgilerimizi, sırlarımızı paylaşmayacağımız bu kişilerle, sosyal medya ortamında resimlerimizi, özel bilgilerimiz paylaşmak, yaşam alanlarımız ve özel alanımızın güvenliğini tehlikeye atmaktır. Sosyal medya hesaplarımızın da mahremiyetine dikkat etmeliyiz.

Prof. Dr. Serpil Bulut

Kaynaklar

  1. UTMA S. (2018) Mahremiyet Olgusu ve Sosyal Medyada Mahremiyetin Serüveni Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi Cilt: 11 Sayı: 59
  2. KORKMAZ, İ. (2013). Facebook ve Mahremiyet Görmek ve Gözetlenmek. Yalova: Sosyal Bilimler Dergisi. Sayı 5:105-122.
  3. Doğan Çocuklarda istismar belirtileri neler? İyi ve kötü dokunma nedir? https://indigodergisi.com. 8 Şubat 2020.