Mahremiyet Eğitimi

Mahremiyet eğitimi, çocukların kendilerini yönetme becerilerini geliştiren zihinsel ve duyusal bir eğitimdir. Bu eğitim sayesinde çocuklar 3-4 yaşlarından itibaren hem kendilerinin hem de diğer kişilerin özeline saygı duymayı öğrenirler. Ayrıca temel davranış refleksi geliştirerek, kendilerine yönelen tehlikeyi ya da kötü bir bakışı sezip tepki verebilirler. Mahremiyet eğitimini beş ana başlıkta ele almaya çalışalım.

  1. Bedensel Mahremiyet
  • “Bedenim bana aittir.”
  • Bez ve kıyafet değiştirirken sert davranılmamalı ve nazik olunmalıdır.
  • Öpme ve sarılma konusunda ısrarcı olunmamalı, mutlaka izin alınmalıdır. Çocuk izin vermediğinde buna saygı duyulmalıdır.
  • Ebeveynlerin akraba ve arkadaşlarına sarılsın, onları öpsün diye baskı yapılmamalıdır.
  • Böylelikle çocuk “Ancak ben izin verdiğimde bedenime dokunulabilir.” bilinci kazanarak, kendisine izinsiz dokunulduğunda rahatsız olup tepki gösterebilir.
  • “Vücudum özelimdir.”
  • Altını değiştirirken kimsenin görmemesini sağlamak önemlidir. Oda değiştirmek mümkün değilse çocuk, koltuk arkası gibi gözden uzak bir köşeye çekilmelidir.
  • Küçük yaşlardan itibaren giydiği kıyafetlere dikkat edilmeli ve mahremiyet duygusu aşılanmalıdır.
  • “Özel bölge”
  • Dudak, göğüs ve mahrem bölgelerin kişinin özeli olduğu ve bu bölgelere anne-baba dışında kimsenin dokunamayacağını öğretmek gerekir. Bazı durumlarda ebeveyni yanında olmak şartıyla doktorların da dokunabileceği söylenebilir. Bunun dışında herhangi biri dokunmaya kalkıştığında bağırması, tepki göstermesi teşvik edilmelidir.
  • Ebeveynler de çocuklarını severken özel bölgelerine dokunmamalıdır.
  • Özel Bölge eğitimi özellikle küçük yaşlarda 6 ayda bir tekrarlanmalıdır.
  • “Ben güçlüyüm.”
  • Çocuk “Hayır” dediğinde buna saygı gösterilmeli ve ısrarcı olunmamalıdır. Böylelikle çocuk, kendi istemedikçe kimsenin onun bedeni üzerinde tasarruf hakkı olmadığını anlayabilir.
  • Aile içinde fiziksel ve sözel şiddete maruz kalan çocukların bir istismarcının baskı ve tehditlerine karşı koyamayabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca özgüveni kırılmış çocuklar böyle bir tehdidi anne-babasıyla paylaşmaktan çekinebilir.
  • Köşeye sıkıştırarak zorla öpmeye ya da ısırmaya çalışma gibi sevgi davranışlarından muhakkak kaçınılmalıdır. Bu tip davranışlar çocuklarda kendilerinden büyük ve güçlü kişilere karşı koyamama, kurtulamama algısı oluşturur.
  • Baba, amca ya da dayı gibi ailenin güç figürleri ile güreş tutup çocuğun yenmesine izin verilerek kendini güçlü hissetmesi sağlanabilir. Buna ek olarak yastık savaşı yaparak ebeveynin kendini yere atması ve “Ne kadar güçlüsün!” mesajı vermesi de faydalı olur. Gücün çocukta olduğu oyunlar aracılığıyla çocuğun kendini güçlü hissetmesi, saldırganlık duygularını azaltması ve ebeveyn-çocuk arasındaki bağın güçlenmesi sağlanabilir.
  1. Mekânsal Mahremiyet
  • “Tuvalette yanımda kimse olmamalı.”
  • Çocuk tuvalete girdiğinde anne dışarıda kalmalı ve çocuğun ihtiyacını giderdikten sonra seslenmesini beklemelidir.
  • Bu esnada banyo kapısı kapalı olmalıdır.
  • Böylelikle çocuk tuvaletin özel bir alan olduğunu, biri tuvalet ihtiyacını giderirken gözetlenmemesi gerektiğini öğrenebilir.
  • “Soyunurken yalnız olmalıyım.”
  • Ailenin her üyesi kıyafetini yalnız kalabileceği bir alanda giyinmelidir. Anne- babası dahi olsa çocuk giyinirken izlenmemelidir.
  • Zaman zaman bahçe, piknik alanları ve sahil gibi mekânlarda çocuğun kıyafet değiştirmesi gerekebilir. Eğer gidilebilecek kapalı bir mekân yoksa bir örtü ile etrafını kapatarak giyinmesi teşvik edilebilir.
  • “Birinin odasına girerken izin almalıyım.”
  • Anne-baba çocuğun odasına girerken kapıyı tıklatıp izin istemelidir. Bu şekilde rol model olunduğunda çocuk da ebeveyninin odasına izin istemeden girilmeyeceğini öğrenebilir. Ayrıca odasına girilirken izin alınan çocuk kendini değerli ve önemli hisseder.
  1. Zaman Mahremiyeti
  • “Eşlerin Sohbet Saati”
  • Her akşam anne ve babanın yalnız kalabilecekleri bir zaman dilimi olmalıdır. Çocuklar bu zaman içerisinde ebeveynlerini rahatsız etmemeleri gerektiğini öğrenmelidir.
  • “Özel Zaman”
  • Çocukların yaşlarına göre (5 dakika ya da 1 saat gibi) özel zaman dilimi belirlemek ve “Şu an özel zamanım. Bu süre içinde acil bir şey olmadıkça birbirimize seslenmiyoruz.” şeklinde bir açıklama yaparak ihlal etmemesi sağlanmalıdır. Bu süre boyunca alternatif sunarak çocuğun da oyalanacağı bir aktivite bulunabilir.
  • Çocuklar kendilerini kötü hissedip yalnız kalmak istediklerinde anlayış gösterilmelidir.
  1. Eşya Mahremiyeti
  • “Eşya için izin isteme”
  • Zaman zaman ebeveynler çocukların oyuncak veya kıyafetlerinin çocuğun kendisine ait olduğunu unutup müdahaleci davranabilirler. Ancak muhakkak çocukla istişare edilerek hareket edilmelidir. Örneğin bir anne, küçülmüş bir kıyafeti veya çocuğun kullanmadığını düşündüğü bir oyuncağı ihtiyacı olan başka birine vermek istediğinde çocukla bunu konuşabilmelidir. Çocuğun “Kimsenin eşyası izinsiz alınmaz.” ve “Bazı eşyalar bana ait.” bilincini kazanabilmesi için bu gereklidir.
  • “Özel Çekmece”
  • Özellikle yeni kardeşlerin aileye katılmasıyla birlikte çocukların aidiyet duyguları zedelenebilir. Küçük kardeş, abla ya da abisinin defterlerini karalayabilir ya da çok sevdiği oyuncaklara, özel eşyalara zarar verebilir. Bu durumlar için kendi dışında kimsenin ulaşamayacağı bir çekmece veya dolabın bir bölmesi ona tesis edilerek aidiyet bilinci kazanması sağlanabilir. Sürekli “O senden küçük, sabret.” tarzında bir yaklaşım doğru değildir.
  • “Özel oyuncakları paylaşmama özgürlüğü”
  • Bazı oyuncaklar çocuklar için çok özeldir ve kimseyle paylaşmak istemezler. Buna saygı duyarak arkadaşları geleceği zaman oyuncağını saklayarak paylaşmamasına müsaade edilmelidir.

 

  1. Bilgi Mahremiyeti
  • “Aile içi mahrem bilgiler”
  • Ailevî meseleler, tartışmalar, özel sorunlar aile içinde kalması gereken bilgilerdir. Çocuk bu bilgilerin kimseyle paylaşılmaması gerektiğini bilmelidir.
  • Ev, aile fotoğrafları, mutfakta pişen yemekler, kurulan sofralar… Tüm bunlar ailenin mahrem anlarıdır. Ailenin büyükleri her anı sosyal medyada paylaşarak evin mahremiyetini farkında olmadan yavaş yavaş zedelemeye başlar. Aynı şekilde çocukların fotoğraflarını sosyal medyada sergilemek de mahremiyet açısından ciddi problemler barındırır. Bu sebeple ebeveynler sosyal medya kullanımı esnasında birer rol model olduklarını unutmamalı ve “Ailenin mahremi nedir?” sorusunun cevabı konusunda kafa yormalıdır.

Psk. Şerife Zehra Yiğit