Editörden

Saygıya en lâyık ay olduğu bildirilen Zilhicce ayı[1] ve hicrî yılbaşı olan Muharrem ayında hayatımızı daha kaliteli yaşamak adına “Alışkanlıkların Gücü” konusunu ele aldık sizler için.

Üzerine kitaplar yazılan, videolar paylaşılan bir konu. Şöyle bir dönüp de baktığımızda hayatımızdan çıkarmak ya da değiştirmek istediğimiz bazen de dâhil etme gayretinde olduğumuz ne çok şey vardır. Elbette hepsini birden değiştirmek mümkün olmamakla birlikte değişimi irademizle gerçekleştirebileceğimizi de belirtmek lazım. Değişime inanıyorsak gerçekleşecektir.

Hayatımızdaki olumsuz bir davranışı değiştirerek olumlu alışkanlıklar edindiğimizde beraberinde başka olumlu davranışların da gelişmeye başladığını görürüz ve iç motivasyonumuz artar. Mesela Beden Eğitimi öğretmeni olmaya karar veren genç, düzenli olarak spor yapmaya beraberinde de sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmaya hatta çevresindekiler üzerinde de olumlu değişimlere vesile olmaktadır. Yeni alışkanlıklar kazandırmada bir anne peynir yemeyen çocuğuna az miktarda peyniri bir şeylerle karıştırarak işe başlayıp zamanla oranını arttırarak alıştırabilir. Peki kendi hayatımızdaki değişimler nasıl gerçekleşecek? Burada bir alışkanlığı neden kazanmak istediğimiz önemli bir noktadır. Diyelim ki her gün kitap okumak istiyoruz. Önce nedenleri, hayatımıza neler katacağı bilinmeli ki değişim o kadar güçlü olsun. Bir de hedeflerin başta büyük tutulmadan zamanla arttırılması. Yani her gün bir saat değil de 3 sayfa 5 sayfa okumak gibi. Bir de o şeyin, örneğimizde kitabın göz önünde olması da önemlidir. (Kötü alışkanlıklarda da gözden uzakta olması.) Yatarken okumayı tercih ediyorsak başucumuzda bulundurmak gibi. Bu arada sabahın erken saatlerindeki çalışmaların ne kadar verimli olduğunu da hatırlatmak isterim.

Prof. Dr. M. Es’ad Coşan’ın (Rha) bir akıl defteriniz olsun, her şeyi aklınızda tutmaya çalışmayın tavsiyeleri de burada işimizi kolaylaştıracaktır. Teknoloji ilerledi derseniz o uygulamaları da kullanabilirsiniz tabi. Önemli olan yapacağımız, yaptığımız ya da yapamadığımız şeyleri net olarak görebilmek. Yapamadıklarımız noktasında, neden yapamadığımız ve nasıl uygulayabileceğimiz üzerinde tekrar zihin yormamız gerekecektir. Elde edeceğimiz kazanımlar düşünüldüğünde bu yorgunluklar yorgunluk olmaktan çıkacaktır.

Kötü huyların küçüğü, büyüğü olmayacağı, hepsinin büyük bilinip nasıl çözümler aranacağı, sorularla farkındalıklar, sonrasında değişimler yaşanacağı belirtilen “Alışkanlıkların Hayatımızdaki Gücü” başlıklı yazımız, cinsel eğitim ve mahremiyet eğitiminin bebeklikten itibaren verilmesi ve bir alışkanlık kazandırılması gerektiği, aksi halde cinsel davranış ve motivasyon her ne kadar içgüdüsel olsa da çevresel faktörlerin etkisi altında tamamen doğal kalamayıp başka yönlere kayabileceği, bu nedenle de ailelerin nasıl davranmaları gerektiği anlatılan yazımız sosyal çalışmacı gözüyle istifadenize sunulmuştur. Alışkanlıklarımızın hayatın bilinmeyen otomatik pilotları olduğunu bir başka yazarımızın cümlelerinde okuyacak, alışkanlıkları dünya ve ahiret kazancı olarak gören yazıyı Yolculuğun Taşları başlığı altında bulacaksınız. Alışkanlıklarda farkındalık ve niyet etmenin gücünü ve istifade edeceğinizi düşündüğümüz diğer yazılarımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

 

“Düşünceler gayeyi doğurur. Gayeler eyleme dönüşür, eylemler alışkanlıkları oluşturur. Alışkanlıklarda karakter belirleyerek kaderimizi tayin eder (Hans C. Andersen).”

Hoşça bakın zatınıza!

[1] Beyhakî, Şu’abü’l-İmân, c. 3, s. 355.