Zamanı İyi Değerlendirmek ve Çalışmak

Eylül 1988

Bir kasabada görevli yüksek dereceli idari personelden değerli ve çalışkan bir dostumuz, kasaba eşrafından hatırlı bir zâtın kapısını çalmış. Ev sahibi, kapıda o çok aziz ve mümtaz misafiri görünce hemen içeri buyur etmek istemiş, “Aman efendim bu bizim için ne şeref, ne şeref.” gibi iltifatlı sözler kullanarak.

Dostumuz nazikâne sormuş:

“Ne yapıyorsun?”

Ev sahibi omuz silkip cevap vermiş:

Hiç, oturuyorum işte!”

Dostumuz gayet ciddi demiş ki:

“Hacı efendi, zaman oturulacak zaman mıdır? Kalk giyin de biraz hayır hizmetlerine koşturalım, Rabbimizin razı olduğu işler yapalım, sonra mahşer günü sorgu suale nasıl cevap vereceğiz?”

Velîlerden biri, eliyle dikiş diker, arkasından diktiği o yeri söker, sonra tekrar diker, tekrar söker dururmuş.

Sormuşlar:

“Eğer dikmen gerekliyse sonra niçin söküyorsun ve madem söküyorsun sonra yeniden niye dikiyorsun?”

Şu mealde şahane bir cevap vermiş:

“Siz şu içinizdeki nefs-i emmâre denilen varlığı iyi bilmezsiniz, o öylesine fesat, öylesine huysuz, öylesine zalimdir ki eğer ben onu böyle dikip sökme gibi bir meşgale ile oyalamasam, bu kez o benim yakamı bırakmaz, beni boş veya yaramaz işlerle meşgul eder, öyle olmadık suçlara, günahlara, duygulara sürükler ki tarif olunmaz…”

Değerli okuyucular, gezdiğim yerlerde görüyor, iftihar ediyorum, içinizde nice münevver ve arif, temiz ve değerli hanımefendi var, ama pasif, dağınık, istikrarsız.

Hâlbuki nüfusun yarısını siz hanımlar teşkil ediyorsunuz ve size yönelik eğitim ve hayır çalışmaları çok az.

Siz sessiz kalınca söz ve aksiyon menfi insanların inisiyatifine geçiyor, onlar da toplumu yanlış yönlere sürüklüyorlar. Onun için sizlerin atıl kalmamanız lazım, mutlaka olumlu çalışmalara katılmalısınız. İman cephesinin kazanması için sizin aktif olmanız şart.

Lütfen pasif durmayın, mesela mahallenizdeki eğitim ve sosyal yardım çalışmalarına katılın; hacı teyzelerin dinî toplantılarına iştirak edin: Kur’an’ı ve dinî bilgileri öğrenin, öğretin; aranızda organize olun, vakıflarımızda, hayır kurumlarımızda görev alın, dernekler kurun, resmi veya özel anaokulları, kreşler, kız yurtları, el sanat kursları… kurun; yayınlarımızı okuyun ve okutun; dinimize, imanımıza, örfümüze, âdabımıza sahip çıkın.

Sizler de böyle kendi aranızda çalışın ki çocuklarınız, beyleriniz, yuvalarınız nesilleriniz bozulmasın, dünya ve âhiretiniz mâmur olsun, iki cihanda yüzünüz gülsün!

İşte haylaz yaz geçti, önümüzde yepyeni bir yıl, taptaze bir fırsat!

 

Prof. Dr. M. Es’ad Coşan( Rha)’ın Kadın ve Aile Dergisi Başmakalelerinden alınmıştır.