Türk Mutfağındaki Değişim Ve Gelişim

Adsız

Kökleri çok eskilere dayanan Türk Mutfak kültürü dünyanın en büyük mutfakları arasında yer almaktadır. Türk mutfak kültürü, çorbalar, etli yemekler, zeytinyağlı sebzeler, börek çeşitleri, salata ve tatlılarıyla eşsiz çeşitliliğe sahiptir. . Türkler yeme-içme ve beslenme biçimlerinde oldukça bilinçli davranmışlar, hatta bu konuyu tıpla birleştirerek, insan bünyesine göre yiyecek ve içeceklerin özellikleri üzerinde aydınlatıcı bilgi veren kitaplar yazmışlardır.

Türk Mutfak kültürünün yaşaması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda bilinçlenmek gerekir. Mesela bizim ayranımız, komposto ve hoşaflarımızın yerini gazlı içeceklerle veya boya ve aromadan oluşan meyve sularıyla değiştirmek vücudumuza yaptığımız bir haksızlık değil de nedir? Kadınbudu köftemizden, bulgurlu köftelerimize kadar sayısız çeşitliliği bulunan köftelerimize hamburger kılıfı giydirmemeliyiz. Büyüklerimizden yöresel lezzetlerimizi öğrenip, bizden sonraki kuşaklara aktarmaya gayret göstermeliyiz.

Nüfus artışı, şehirleşmenin hızlı bir şekilde artması ve insanların zamana karşı yarış halinde olması, beslenmeye özen ve itinayı ortadan kaldırmaya başladı. Son 25 yıldır, kadınların çalışma hayatında aktif olmasıyla, mutfakta geçirdikleri zaman azalmıştır. Eskiden kış hazırlıkları yazdan başlardı. Hanımlarımız salçalarını, reçellerini, turşularını, tarhanasını, konservesini yapardı. Eriştesini keser, pekmezini kaynatır, meyve kurularını hazırlardı. Geçen zaman kadınların eğitimlerini tamamlamaları ve meslek edinip aile ekonomisine katkıda bulunmasına olanak verdi. Lakin çalışma şartlarının ağır olması, trafikte geçirilen zaman, çalışan kadına evde çok az zaman bıraktı. Belki çalışan kadın evdeki kadın gibi olamaz ama evdeki kadınlarımızın yaptıklarına talip olarak, onları teşvik edebilir ve ekonomik olarak katkıda bulunabilir. Nasıl mı? Evinde mantı yapan, erişte kesen, baklava açan ve bu sayede ev ekonomisine katkıda bulunmaya çalışan kardeşlerimizin, ürünlerinden alınabilir. Yöresel lezzetlerin ve ürünlerin sergilenip satıldığı kermeslere katılarak alışveriş yapılabilir.

Özetle, insanların zamansızlıktan fast-food tarzı besin değeri düşük, şişmanlığa ve pişmanlıklara neden olan yiyeceklere yöneldiği günümüzde Türk mutfağına sahip çıkmalıyız.

Şenay Kaçar