Torunlarımızın Emanetleri Büyüyor

Suna Acar

Arifan Kadın ve Aile Kuruluşları Dayanışma Derneği geçen yıl 10 Mayıs (21 Recep 1436) tarihinde Hz. Peygamberin sünnetini ihya etmek, kurucularını yâd etmek, sevdiklerini sevindirmek ve büyüklerinin adıyla yaşayacak ormanlar kurmak amacı ile yaptığı “Ağaçlandırma Kampanyası” sonucu 18 bin metrekarelik alanı kapsayan hatıra ormanları oluşturdu. Toprakla buluşan fidanların, çok kıymetli büyüklerimizin adına tesis edilen Mehmed Zahid Kotku, Mahmud Es’ad Coşan, Hacer Muhterem Coşan ve Muharrem Nureddin Coşan Hatıra Ormanlarının akıbetini merak edenlere müjdemiz var. Torunlarımızın emaneti büyüyor.

Yüce rabbimiz Bakara Sûresi’nin 29.ayetinde “O (Allah) ki yeryüzünde ne varsa hepsini sizin (faydalanıp ibret almanız) için yarattı” buyuruyor. Taş, toprak, su, madenler, dağlar, dereler, ovalar, sahralar, ormanlar, ırmaklar, pınarlar… Otlar, ağaçlar, çiçekler, meyveler… Hayvanlar, çeşit çeşit kuşlar…  Bunların hepsi bizim için, bizim hayatımız için, biz yaşayalım diye, insanoğlu için yaratılmış. Bu sayısız nimetlerden istifade ederken yapmamız gereken tek şey Rabbimize güzel bir şükür ile şükretmek ve bu nimetleri koruyup geliştirerek gelecek nesillerimize bırakmak. Bu sebeple biz dünyamızı bir mirasyedi gibi hor kullanmayıp, çevreci bir zihniyetle torunlarımızın nadide bir emaneti olarak koruyup, kollamaya uğraşarak, bunu asli vazife olarak yapmakta, sevap kapısı olarak görmekteyiz. Zaten Kur’an ve Sünnet ahlâkı da bize bunu emir ve tavsiye etmektedir.

İki cihan serveri Hazreti Muhammed Mustafa (sav): “Kıyametin koptuğunu görseniz de elinizdeki fidanı dikin” sözüyle kıyametin kopacağını bilsek dahi bu hassasiyeti elden bırakmamamızın gerekliliğini bize öğretir.

“Eğer bir Müslüman bir ağaç diker yahut ekin eker de, ondan bir kuş veya insan yahut hayvan yerse, bundan dolayı ona mutlaka sadaka olur.” diye bildirerek çevrecilik faaliyetlerini sadaka-i cariye dairesine alarak teşvik eder.

“Medîne, şuradan şuraya kadar haremdir. Bu sahanın ağacı kesilmez, burada bidat çıkarılmaz. Kim bu Medine haremi içinde bidat ortaya koyarsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti o kimse üzerine olsun ”  (Buhârî, Fedâilu’l- Medîne, 1, II, 220)

“(Mekke’nin) dikenli ağacı kesilmez, av hayvanı ürkütülmez, yitik ilan ediciden başkası tarafından alınıp kaldırılamaz, yeşil otu koparılamaz.”  (Buhârî, Lukata, 7, II, 94) şeklindeki emirleriyle yine Peygamber Efendimiz(sav)  tarafından büyük bir çevrecilik anlayışı ortaya konularak belki de tarihte ilk defa milli park ve sit alanı ilanı gerçekleştirilmiştir.

Çevreyi, yeşili, ağacı korumaya ve geliştirmeye duyarlı anlayış, yolumuzun büyükleri tarafından da  “Hedefimiz tertemiz sular; yemyeşil ormanlar; tarih değerleri çok iyi korunmuş mekânlar; çok sağlıklı, gürbüz, şen, kuvvetli, ahlâklı nesiller; şuurlu, bilgili, görgülü, zevkli, şevkli, arif, zarif şahsiyetler oluşturmak ve yetiştirmek olmalı! (Prof. Dr. Mahmud Es’ad Çoşan- Panzehir Dergisi-1997) düsturuyla hedef ilan edilmiştir.

Dünya hayatının vazgeçilmez nimetlerinden olan ormanlar ciğerlerimize oksijen taşıyan, erozyonu önleyerek sel sularıyla sürüklenen topraklarımızı koruyan, kökünden, yaprağından, kerestesinden, çiçeğinden, meyvesinden gölgesinden, kokusundan, güzelliğinden yararlandığımız ilahi bir lütuftur. Ormanlar, eko sisteminin akciğeri görevini yapmaktadır. 40 kişinin bir saatte havaya verdiği karbondioksiti yetişkin bir çam ağacı bir saatte oksijene dönüştürür. Bir hektar çam ormanı yılda 30 ton oksijen üretir. Endüstri kentlerinde 1 metreküplük havadan 500.000 adet toz ve is parçacığı bulunmakta iken acık alanda bu 5000 adede ormanlık alanda ise 500 adede düşmektedir.

Dünyayı güzelleştirmek, çevreyi korumak, yaratılmışlara faydalı olmak, ahiret kazancını arttırmak, gelecek nesillere örnek olmak, emanete sahip çıkmak, güzel insanları yâd edip adlarını yaşatmak gibi pek çok ulvi amacın sizin diktiğiniz fidanlarla kurulan Mehmed Zahid Kotku, Mahmud Es’ad Coşan, Hacer Muhterem Coşan ve Muharrem Nureddin Coşan Hatıra Ormanlarıyla gerçekleştirildiğine tanıklık etmekteyiz. Kurduğumuz bu ormanlardaki küçük fidanlarımızın büyüyüp ulu ağaçlar olduğunu görmek, büyüklerimizin adları ile yaşayacak yeni ormanlar tesis etmek sizlerle birlikte nasip olur inşallah…