Tevbeyle Gelen İç Huzur

Özür dilemek… Nefse çok ağır gelen… Pişman olmak… Dile getirilemeyen… Ve yalnızca insana has bir özellik olan tevbe… Affedilmek için yalvarmak ve söz vermek bir daha aynı hatayı yapmamaya… Evet, insan için zordur hatasını fark etmek, bundan pişmanlık duyup ifade etmek, özür dilemek, af istemek. Ama sanırım daha da zoru bir daha aynı yanlışı yapmama azmini gösterebilmek…

İnsanoğlu vicdanla beraber doğar. Bu sistemin aktif bir şekilde çalışması aile içerisinde doğru eğitim verilebilmesine bağlıdır. Tevbe eğitimi ise özür dilemeyi öğretmekle başlar.  Bir hata yapıldığında eğer insanda vicdan mekanizması hâlâ çalışıyorsa büyük bir pişmanlık hissedilir. Bu yoğun duygudan kurtulabilmek ise bunu idrak ettiğini karşı tarafa ifade ederek affedildiğini duymakla mümkündür. Burada belirtmekte fayda var. Eğer kişi aynı hatayı yapmaya devam ediyorsa kısa zaman içinde alışkanlık kazanır ve bu hatayı işlemek normalleşmeye başlar.  O yüzden nasıl bir yanlış yapılırsa yapılsın bundan pişman olarak telafi yoluna gidilmelidir.

Hata işleyen ve bu durumdan rahatsızlık duyan bir kişi huzursuz, keyifsiz, kendine kızgın ve öfkelidir. Pişmanlık ve suçluluk duygusu içindedir. İnsanın içinde var olan uyarıcı mekanizma vicdan, çalışmış ve onu tüm bu olumsuz duygulardan kurtarma yoluna sokmuştur. Kötülükten rahatsız olma ve kendini sorgulama, vicdan ve gönlün ortak çalışmasının ürünüdür. Süreç şu şekilde işler: Kişi yanlış yaptığının farkına varır. Samimi olarak bu yanlış davranıştan döner ve telafi çabasına girer. Yaratıcısına hatasının affı için yalvarır ve bir daha yapmayacağına söz verir. Bu süreçte iyi niyet, samimiyet ve kararlılık esastır. Tevbe aracılığıyla otokontrol mekanizması güçlenir, farkındalık seviyesi artar. Kaygı ve korkudan kurtularak rahatlama hissedilir. Kişinin kendine olan öfkesi diner ve özgüveni artar. Tevbe esnasında hatalardan arınma ve olumlu kişilik yapılandırması söz konusudur.

Hatalı olduğu halde Yaratanından af dilemeyen kişilere baktığımızda iki grup görüyoruz. Yaptıklarının affedilmeyeceğini düşünen, kaygılı ve suçluluk duygusunu öz benliklerini zedeleme aracı olarak görenler ile bencil ve öfkeli kişilikleriyle hatalı olduğunu asla kabul etmeyen kibirli kişiler… İkinci grup için yapılacak şey hiç şüphesiz nefis terbiyesi eğitimidir. Birinci gruptakiler gibi özgüveni düşük insanlar için terapötik yöntemler kullanılabilir. Psikolojik terapilerde amaç, insanın hata yapabilen bir varlık olduğunu ve önemli olanın bunun farkına vararak telafi edebilmek olduğunu göstermektir. Terapi süreciyle, danışanlar kendilerini affedebilmeyi öğrenirler ve hayatlarında yeni bir sayfa açabilirler. Aynı tevbe sürecinde yaşandığı gibi…

Psk. Şerife Zehra Yiğit