Temiz Gören Çocuklar Yetiştirmek

Günümüzde temiz sıfatına sıklıkla yer verilmektedir. Temizlik, beslenme ve sağlık boyutlarında da ele alınmaktadır. Temiz beslenme, temiz gıdalar, temiz evler, temiz kıyafetler… Peki, temiz görmek? Temiz kalp? Sanırım bunların üzerine daha az düşünüyoruz. Çocuklarımıza en kaliteli ürünleri almaya, çocuklarımızı en güzel okullara göndermeye dikkat ederken onları ruhen ve kalben de iyi yetiştirmemiz gerektiğini bazen unutuyoruz. Temizliğin maddi boyutuna ve sağlıklı beslenmeye elbette dikkat edelim. Ancak ruhun temizliğini de unutmayalım. Çocuklarımıza temiz besinler sunmakla birlikte düşünce dünyalarını ve kalplerini temiz tutabilmelerini de öğretelim.

İslam anlayışında çocukların fıtrat itibariyle iyi ve iyiye meyilli doğduklarına inanırız. Bu iyi oluş halini korumak ebeveynlerin asli görevlerindendir. İmanın yeri ve tasdik merkezi kalptir. Kalp gerek vücuttaki yeri gerekse zihinsel faaliyetler üzerindeki etkisiyle çok mühim bir organdır. Kalp, duygulanım süreçleri üzerinde hem etkilenen hem de etkileyen konumundadır. Öfkelendiğimizde kalbimiz daha hızlı atmaya başlar. Benzer bir şekilde, kötü hissettiğimizde zihnimize kötü düşünceler hücum eder. Olumsuz duygularla baş edememek birçok hastalığın oluşumunda etkili olmaktadır. Herhangi bir durumu psikolojik olarak izah edebilmek için düşünce, duygu ve davranış etkileşimlerini ve bireyin içsel süreçlerini bilmek gerekmektedir. Araştırmalar psikopatolojik bozuklukların oluşumunda duyguların %75 etkisi olduğunu göstermektedir. Bu yönden baktığımızda, kalbin ne kadar mühim olduğunu daha iyi anlarız.
Duygusal zekâ (EQ); duyguları tanıma, duygu farkındalığı kazanma, duygusal süreçleri anlama, duyguları kontrol edebilme, duygusal ve fikri olgunlaşmaya erişmek için duyguları aklın yardımıyla düzenleme yeteneği olarak tanımlanabilir. Duygusal zekânın geliştirilmesi, kalbi temiz tutmayı ve temiz görebilmeyi sağlar. Çocuklarımızın duygularını tanımaları için onlarla herhangi bir olay karşısında hissettikleri hakkında konuşmalı, hissettiklerinin hangi duyguya tekabül ettiğini onlara sormalıyız. Duygularını nasıl ifade edebilecekleri noktasında onlara olumlu örnekler göstermeliyiz. Öfkesini bağırarak ifade eden bir baba, çocuğuna öfke duygusuyla baş etme bakımından olumsuz bir örnek olmuştur. Sevincini gerekçeleriyle birlikte anlatan anne, çocuğuna mutluluğunu nasıl ifade edebileceği noktasında fikir vermiş olur. Olumlu duygular kadar olumsuz duyguları da dile getirmelidir. Çocuğun hissettiklerinden ötürü utanmaması sağlanmalıdır. Okunan kitaplardan sonra kahramanların nasıl hissetmiş olabileceklerine dair sohbet edebilir, başkalarının duygularını anlamalarını sağlayabiliriz.
Çocukların kalp temizliğini korumak, temiz düşünmelerini ve temiz görmelerini sağlamak için dikkat edilmesi gereken; ebeveynlerin çocuklara iyi örnek olmalarıdır. Çocuklar sözlerden ziyade davranışları dikkate alırlar. Ebeveynlerin olumlu model olmaları, çocukların ailede iyi yetişmelerine katkı sunacaktır. Peki, ebeveynler çocuklarına nasıl iyi bir model olabilirler? İyi davranışlar sergileyerek, herhangi bir durum karşısında iyiyi görmeye çalışarak, olayların hayırlı yanlarını fark edip dile getirerek, çocuklarını iyi kitaplarla buluşturarak, çocuklarına iyi kitaplar okuyarak, paylaşarak ve paylaşma sevincini çocuğuna hissettirerek, şikâyet etmeyip sabreden anne ve babalar olarak çocuklarımıza iyi birer model olabiliriz. Örneğin; anneliğin zorluklarından şikâyet eden bir anne, okul çağındaki çocuğunun sorumluluklarından kaçmasına ve sorumluluklarından yakınmasına şaşırmamalıdır. İşten döndüğünde kendisini tamamen dinlenmeye ve eğlenceye veren bir babanın çocuğunun zamanını boşa geçirmesi beklenir. Çocuklarımızın bizi an be an izlediklerini unutmayalım. Her ânımız çocuklarımız tarafından kayıt altına alınır. Bu yüzden, kusursuz olamasak da iyi davranışlarımızı artırarak onlara olumlu modeller olmalıyız.
Kalp ve akıl temizliğini korumada yapılabilecek bir diğer şey, çocuklarımızın mütefekkir gözlerini yok etmemektir. Bunun için, çocuklarımızla doğada gözlem yapabiliriz. Aile pikniklerimizi muhteşem öğrenme fırsatlarına dönüştürebiliriz. Yaratılmış varlıklar üzerine düşünmelerini sağlayabilir ve var olan meraklarını gidermeleri için gerekli ortamlar sunabiliriz. Çocuklarımızın fazla soru sormasından şikâyet etmek yerine çocuklarımızla birlikte öğrenmeyi, araştırmayı bir düstur haline getirmeliyiz.
Yapabileceğimiz bir başka şey; çocuklarımıza iyilik yapma noktasında öncülük etmektir. Kötülüğe iyilikle karşılık vermenin önemli olduğunu onlara hissettirmeli ve yaşatmalıyız. Bunun için küçük yaştaki çocuklarımızla iyilik kavanozu veya iyilik kutusu yapabiliriz. Daha büyük yaştaki çocuklarımızla etkinliklerimizi birlikte planlayabiliriz. İyilik yapmanın adabını konuşabilir, iyilik yaparken dikkat edilmesi gerekenleri hatırlatabiliriz. Huzur evleri ve çocuk yuvaları ziyaret edilebilir. Varsa mahallemizde yardıma muhtaç kişilere yardım edebiliriz. Tam da bu noktada çözümler ve öneriler üzerine konuşulmalıdır. Buralara ne gibi yardımlar yapılabileceği hakkında sohbet edip çocuklarımızın fikirlerini almalıyız. İyiliğin maddi şeylerden ibaret olmadığını, tebessümün sadaka yerine geçtiğini çocuklarımıza anlatabiliriz. Komşuluk ilişkilerimize dikkat edip nezaketin hayatımızdaki yerini onlara hatırlatabiliriz. İyilikle ilgili etkinlik bulmakta zorlandığımız zamanlarda kitaplardan faydalanabiliriz.

Ebeveynler olarak çocuklarımızın kalp ve akıl temizliğini koruma noktasında; çocuklarımıza iyi ahlakı miras bırakmalı, çocuklarımızın duygularını anlamalarına katkı sağlamalı, onlara iyi örnekler olmalı, onlara tefekkürle bakabilmeyi öğretmeli, iyilik yapmalı ve iyi bir yaşam sürmenin önemini onlara kavratmalıyız. Olayları hayır ile yorumlayan, temiz bakıp temiz gören ve müteşekkir bir hayat süren çocuklar yetiştirme duasıyla…

Mine Kazancı Gül
KAYNAKÇA
Cerrahoğlu, H. (1993). Kur’ân-ı Kerîm’de Akıl ve Kalp Kavramları ve Bunların Birbirleriyle Münasebetleri. Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi. Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Maboçoğlu, F. (2006). Duygusal Zekâ ve Duygusal Zekânın Gelişimine Katkıda Bulunan Etkenler. Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi. Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Vatan, S. (2017). Duygular ve Psikolojik Belirtiler Arasındaki İlişkiler. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 9(1), 45-62. doi: 10.18863/pgy.281117