Tefsir Usûlü -19 Garibu’l-Kur’an (Kur’an’da Geçen Az Bilinen Kelimeler)

Tefsir usulünde, çok az kullanılması sebebiyle manası kolayca anlaşılmayan kelimeye “garîb” denir. Bilinmeyen, kapalı anlamlarına gelir.

Kur’an’da geçen garîb kelimeler şu iki durumda karşımıza çıkabilir.

  1. Kur’an-ı Kerim Arapça’nın Kureyş lehçesiyle nazil olmuştur. Ancak içerisinde diğer Arap lehçelerinden gelen veya yabancı dillerden alınıp Arapça’da kullanılan kelimeler de bulunmaktadır.
  2. Kur’an’da, az kullanılmasından dolayı manası yaygın olarak bilinmeyen, anlaşılması güç lafızlar vardır.

Kur’an’daki bu tür kelimelerin açıklanması Tefsir ilmindeki “garîbü’l-Kur’an”ın konusunu teşkil etmektedir. Hicri ikinci yüzyıldan itibaren Kur’an ilimleri arasında müstakil bir disiplin halini almıştır.

Kur’an’da yabancı kaynaklı kelime olup olamayacağı, âlimler arasında tartışma konusu olmuştur. Bir kısmı Kur’an’ın saf Arap dili üzere nazil olduğunu savunmuş; bir kısmı da Arapların zaten ticaret vb. ilişkilerle temasta bulundukları yabancıların bazı kelimelerini kendi dillerine kattıklarını ve bunların Kur’an’da da kullanılmış olabileceğini kabul etmiştir. Sonuç itibariyle Kur’an’da herkesin hemen anlamlandıramadığı bazı kelimeler mevcuttur.

İbn Abbas (ra)’dan gelen bir rivayete göre Hz. Peygamber (sas) “Kur’an’ın garîblerini araştırınız” buyurmuş ve bu sebeple Kur’an-ı Kerim’in garîblerini bilmeyenlerin Allah’ın kelâmını tefsir etmekten sakınmaları istenmiştir.

Garîbu’l-Kur’an hakkındaki açıklamalar, tefsir alanında en bilgili kişi olduğu kabul görmüş olan İbn Abbas (ra)’a dayanmaktadır. Ondan da en sahih rivayetler Ali b. Ebî Talha yoluyla bize ulaşmıştır.

İslâm’ın ilk dönemlerinde bazı sahâbîler Kur’ân’da mânasını tam anlayamadıkları kelimelerin bulunduğunu söylemişlerdir. Nitekim Hz. Ömer (ra), Abese Sûresi 18. ayette geçen “ebben” kelimesinin anlamını bilmediğini ifade etmiştir. Bu kelime çeşitli dil ve lehçelerde farklı anlamlar taşımaktadır. Bu sebeple de yedi farklı mana verilmesi mümkündür. Ot, saman, her çeşit bitki, meyve harici bitkiler, yaş meyve, kuru meyve gibi.

İbn Abbas (ra) da altı ayette geçen “fâtır” kelimesinin manasını, iki Arap köylüsünün bir kuyu başında tartışırken bu kelimeyi kullanmaları sayesinde öğrendiğini belirtir. Yine İbn Abbas “gıslîn” (Hâkka Sûresi, 36), “ĥanânen” (Meryem Sûresi, 13), “evvâh” (Tevbe Sûresi, 114) ve “rakîm” (Kehf Sûresi, 9) dışındaki bütün Kur’an kelimelerini bildiğini söylemiştir.

Garîb kelimelerin manaları araştırılırken, şiirlerde nasıl kullanıldığı incelenmiş veya mananın doğruluğunu ispat etmek için şiirlere başvurulmuştur.

Kur’an’da bulunan garîb kelimelere birkaç örnek verelim:

Sefîh (سفيه) kelimesi Kinane lehçesinde “cahil” manasına gelir.

Sâika (صاعقة)  kelimesi Umman lehçesinde “ölüm” manasına gelir.

Bağy (بغى) kelimesi Temim lehçesinde “haset” manasına gelir.

Siccîl (سجيل) kelimesi Furs dilinde “çamur” manasına gelir.

Rakîm (رقيم) kelimesi Rum dilinde “kitap” manasına gelir.

Garîbu’l-Kur’an ile ilgili çok sayıda müstakil eser hazırlanmıştır. Ayrıca tefsir kaynaklarımızda da açıklamalar mevcuttur. Hangi kelimelerin garîb kabul edileceği zaman zaman farklılık oluştursa da bu konuda asıl önemli olan, Kur’an’ın nazil olduğu dönemde kelimenin garîb olmasıdır.

Yararlanılan Kaynaklar
Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usûlü
TDV İslam Ansiklopedisi