Sükût Et Sadrın Genişlesin

Kalbe sözden çok sükûttan manalar akar.

       Şems-i Tebrizi   

                      

Bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz anlatmayı “Söz” söylemeyi bilmek kadar, “Sükûtu”, konuşmamayı, susmayı, sessizliği de bilmeli insan.

 

Şayet konuştuğunda çözebileceksen meseleleri dök kelâm incilerini.

Yok, eğer ziyan olacaksa mana pırıltıları dili lâl eyle, sabrı kuşan.

Vardır bir hikmeti Hızır sırrından mesaj yollar yüce Sultan.

Kimi zaman eğri bir söz gelir na-edep komşudan.

Kimi zaman çok bilirim diyen bir cahilden.

Kimi zaman had bilmez gençlerden…

 

Sükût ne tatlıdır acısında şifa gizleyen.

Sükût çetindir demirden leblebi gibi dişleri kıran.

Sükût dem gelir haksızı haklı karşısında diz çöktüren.

Sükûttur mah cemale yüz binlerce nur saçan

 

Elbet hep susmak değildir kârın…

Söz gümüşse onun da zuhur vakti olsun.

Kelâm incilerini öyle sarf edesin ki zayi olmasın tek tanesi…

Her kelâm elbet yerini bulur kâinat boşluğunda.

 

Kâh bir mazlumun derdine derman olsun.

Kâh kırgın bir gönlü tamir etsin.

Kâh yolunu şaşırmışa levha olsun.

Kâh karanlıktakine ışık olsun.

 

Söz kimi zaman oktur hadsiz düşmana,

Kimi zaman şifadır derdi bigâne hastaya,

Kimi zaman cefadır biçare aşığa,

Kimi zaman vefadır unutulmuş dosta.

 

Kalbini Allaha bırakan sükûnete erişir.

Ama kalbini insanlara bırakan hep sıkıntılı hep kaygılıdır./Yahya Bin Muaz.

 

Halin dilinden daha çok konuşsun ey can… Susmak vakarını ziyade eyler. Nice pişmanlıkları yer ile yeksan eyler.

Her konuştuğumuz, nice akıllara ve gönüllere şifaya vesile, her sustuğumuz mana-i hakikate yolculuk olsun duasıyla…

Eğitimci / Sosyolog Mihrican Ulupınar