Sosyal bilincin, zamanı hizmete dönüştürdüğü ay

İslam’ın ahlakî yapısında hizmet ön planda tutulur, hizmet şuuru mutlaktır. Halka hizmet, Hakk’a hizmettir ilkesi önemlidir.

Hizmet, pragmatik yapıda düşünülemez. Mümin, Allah’ın emrini yerine getirirken emri mutlak algılar. Herhangi bir şarta bağlı olarak eylemde bulunmaz.

Toplumsal hizmet bilincinin oluşması, oluşturulması da önemlidir.

Geleneksel hale gelen Ramazan etkinlikleri, birlik beraberlik duygularını güçlendirir. Müminlerin bir arada yaşaması ve birbirlerine destek olmaları bakımından şu hadis-i şerif önemlidir: “Mümin ile mümin,(birbirine karşı) duvar gibidir; birbirini sımsıkı tutarlar.”

Sahih kaynaklarımız insanın sosyal varlık olarak toplumun gerektirdiği noktalarda, maddî ve manevî açıdan topluma hizmeti öğütler. Hayatın iç içeliği, bireyleri birbirlerine karşı hak ve sorumluluk taşıma yükümlülüğü getirmiştir. İslam dini, sosyal hayatı düzenlemede sosyal kurumlara önemli ölçüde görevler yüklemiştir.  Sosyal alanda, çeşitli kurumlarda, bu anlamda insanlara hizmet etme ideali çerçevesinde belli zamanlarda hizmet sunulur. Bireysel bilinç dışında sosyal bilinç, kurumlar eliyle canlı tutulur.

Hiçbir sosyal baskıya ihtiyaç duyulmaz. Allah rızası karşılığında “Hayırda yarışanlar ayıdır Ramazan.”  Hasat mevsimi olan Ramazan ayında, sosyal kurumların hukukî bakımdan bir zorunlulukları olmamakla beraber ihsan vazifesi çerçevesinde faaliyetler yapılmaktadır. Bunlar; dinî, ahlakî ve insanî faaliyetlerdir.

“İnfak” ilkesi; toplumdaki sosyal adaletsizliği, gelir dağılımındaki eşitsizliğin yol açacağı sosyal patlamaları önler. Bir anlamda infak, ihsan görevleri arasında yer alırken “Allah yolunda infak.” olarak çerçevelendirilir. Karşılıksız, hasbî olarak yerine getirilendir. İhtiyaç sahiplerinin nafakalarını temin etme, karşılık beklemeden mal veya para infak etme ayıdır Ramazan.

“Komşusu açken tok uyuyan, bizden değildir.” mesajının gönülden hissedildiği aydır. Bu anlamda açın halini tokun hissettiği ve eyleme geçtiği aydır. Kurulan iftar çadırlarında onlarca ihtiyaç sahipleri misafir edilir.

İhsan ve ikramda bulunma cömert olan Allah’ın vasfıdır.

Efendimizin (sav) ahlakî yapısında öne çıkanlardan birisidir ikramda bulunmak, ihtiyaç sahiplerine akşamdan geleni sabaha ulaştırmak.

Yine Ramazanda, iftar çadırlarının yanı sıra yerel yönetimler ve sosyal kurumlarca düzenlenen fikir sohbetlerinin, şiir dinletilerinin, edebî ve dinî sohbetlerin toplumu bilinçlendirme ve toplumsal ruhu güçlendirme bağlamında hizmet sundukları görülmektedir.

Toplumsal bilinç, Kuran ve sünnet doğrultusunda oluşturulursa toplumsal dayanışma ve refah kaçınılmaz olacaktır.

Beyhan KÜSKÜ