Regaib

cami

RECEB’E GİRMİŞKEN…

Bismihi Subhan…

“Allah’ım recebi ve şabanı bizim için mübarek kıl ve bizi ramazana ulaştır.”
(Ahmed b. Hanbel; Müsned, c. 1 s. 259)

Mübarek gecelerin kandil diye anılmasının zahiri manada sebebi, o gecelerde ibadethanelerde kandil yakılmasıdır. Oysa batıni manada da çok münasip bir isimdir. Zira bu geceler, günah karanlıklarında kalan kasvetli kalbimizi aydınlatan birer kandil niteliğindedirler.

Regaib, lügatte istenilen, arzu edilen şeyler demektir. Bunu bu gece hakkında “kavuşmayı istediğimiz, ihya etmeyi arzu ettiğimiz gecelerden bir gece” ya da “isteme gecesi” diye de anlayabiliriz. Eğer sevaba muhtaç ve talip isek, her iki manada da bizler için pay vardır.

REGAİB’İ İSTEMEK

Hediye, insanın mutluluk sebeplerinden biridir. Sevdiğimiz biri verdiğinde daha da kıymetlenir. Maddi değerine bakmaksızın severiz bu hediyeyi ve seviniriz. Bir de darda kaldığımız zamanlarda bizi ferahlatan hediyeler vardır ki, insan yaşadığı müddetçe unutamaz o hediyeyi, vereni ve o anki duygularını…

İsteyene istediğinin verildiği bu mübarek gece, ahir zamanda, nefis-şeytan tuzaklarının hazır beklediği ortamda, daralan gönlümüze ferahlık olacak bir müjde ve Rabbini seven kul için paha biçilmez bir hediyedir. Bu gecelerin farkında olma hali de -tıpkı bu gecenin kendi gibi- Allah katında takdir edilmiş bir nimettir. Allah cc bunu ancak dilediğine verir. Allah’ın dilemesi ise kulun bu hediyeyi tüm kalbiyle istemesine bağlı olsa gerek. Kıymet bilmek İslam adabında büyük bir erdemdir. Nankörlük ise edepsizliktir. Muhterem M.Esad Coşan Hocaefendi’nin beyan ettiği üzere “Bir edepsizliğin cezası bir hayrı işleyememektir.” Böylesine kıymetli bir yardımı en muhtaç olduğumuz zamanlarda bize ikram etmişken Mevla, büyük bir nimet olduğunu bilerek hamd, şükür ve özlem halinde olmak ahiret için en kıymetli yatırımdır.

Regaib gecesi belki de özler kendini özleyeni…

REGAİB’DE İSTEMEK

İslam, güzel ahlakı tesis ve muhafaza etme sistemidir. Güzel ahlak da helal dairesinin sınırlarını aşmadan, harama yaklaşmadan, edeple yaşama sanatıdır. Mübarek geceler, insanın bu sanata yatkınlığını artıran dinamiklerdir. Şeytana ve nefsimize karşı güç toplamamızı sağlayan ekstra enerji depolarıdır. Bu geceye verilen ismi de dikkate alırsak regaib gecesi, kalbimizde taşıdığımız isteklerimizi beyan ve itiraf etme gecesidir. İhtiyaç duyduğumuz bir yardımı, gücü yetenden istemek, insanın kendini güvende hissetmesi değil midir? Acaba bu geceler, yardıma ihtiyacımız olduğunu bilen Mevla Teala’nın; kimden isteyeceğini bile bilmeyen kuluna uzattığı yardım eli değil midir? Öyleyse isteyelim…

Her şeye gücü yeten, Mutlak Kadir olan Allah’tan, gücümüzü sınayan imtihanlarda yardım isteyelim.

Edinilecek en güzel dost/el-Veli olandan, ahir zamanda kendi nefsine kapılmayan, dolunay gibi gençler isteyelim.

Rahmeti daima gazabından daha çok olan Rahman’dan bu gece, dua kıblesi olan göklere açılmış her elin sahibini, günahsız olarak sabaha ulaştırmasını isteyelim.

Gayret edelim. İslam’a hizmette, tebliğde, Kur’an hadimi olmada, güzel örnek olmada, hakkı tavsiye etmede, şerden alıkoymada…

Ve Allah-u Teâlâ Hazretlerinden bu gayretin karşılığında İslam adına zafer olacak muvaffakiyetler isteyelim.

Dua edelim… Dua silahıyla kuşanıp, bu mübarek gecede, rahmet ordularıyla nice hayırların fethine vesile olacak haller edinelim.

Regaibi isteyelim. Ondaki nimetleri görüp onlara talip olanlardan olalım.

Sonra ümmet için, muhabbet ve uhuvvet için duaya durup Regaib’de isteyenler grubuna katılalım.

İsteme gecesini ihya edip, regaib sancağı altında haşrolalım.

Aminlerle ve dua temennisi ile…

Melahat Güngör