Ramazan

unnamed

RAMAZAN

Tâ çocuklukta mâh-ı gufrânın
Şöyle bir levha-i mutahharda
Bana manzûr olurdu timsâli

İçim samt u sükûn ile mâlî
Ulu bir ma’bed-i münevverede
Nazar-ı iltifâtı Mevlâ’nın

Mün’atıf sâyegâh-ı minberde
Bir vücûd-ı nahîf ü bî-tâbe
Ki darâ’atle ser-be-hâk-i sücûd

Leb-i hâmûşu lerze-nâk-i durûd
Öyle bîgane rahât u hâbe
Bir ümîd-i cinânla perverde

Muttasıl zikr eder ibâdet eder
Bin huşû’ u hulûs u hürmetle
Her sücûdunda çeşm-i Hak-bîni…

Sıyırıp perde perde zulmetini
Sermedî bir safâ-yı ru’yetle
Seyr-i firdevs-i mahremiyet eder

Kâh pür-cezbe-i temâşâdır
O zaman sanki Arş-ı Yezdânî
Görür enzâr-ı girye-bârı ile

Gösterir dest-i subha-dârı ile,
Gösterir bir likâ-yı handânı
Bu gülen ıyd-ı neşve bahşâdır.

Tevfik Fikret