Peygamberimizin Rol Hiyerarşisi

Peygamberimiz gerek kul gerekse Hz. Allah’ın yüklediği peygamberlik görevi yanında yaşadığı toplumda baba, dede, arkadaş, eş gibi rollere de sahipti. Hayatında tüm rollerinin en üst seviyesinde, Rabbine karşı kulluk, ümmetine karşı peygamberlik vardı. Peygamberimizin bir günlük hayatını ve yaşadığı çevreyle ilgili söz ve davranışlarını incelediğimizde kulluk ve peygamberliğinin yanında  peygamber-baba , peygamber –dede , peygamber – eş , peygamber – arkadaş ilişkilerinde Hz Allah’ın öğrettiklerinin, saydığımız ve sayılması gerekip sayamadığımız ilişkilerde tezahürü görülür. Gelin peygamberimizin hayatından kesitlerle  bu rolleri görelim. İşte günlerden bir günde “Reyhanlarım.” diye sevdiği torunlarının “deve alalım” isteğine, şartları uygun olmayan peygamberimiz, kendisi deve olup deve istemelerini unutturarak gönüllerini hoş tutmuştur. Bir sefere gideceği zaman en son, kızı Fatıma’ya uğrayıp dönüşte de en önce ona uğrardı. Hz. Enes yanında kaldığı 13 yıl boyunca peygamberimizin ona bir kez bile kızmadığını büyük bir hürmet ve hayranlıkla zikreder. Yine oğlu İbrahim’in süt emdikten sonra üzerine bevletmeye başlamasıyla, onun bitirmesini bekleyip almak isteyene beklemesini emretmiştir. Bitirdikten sonra ancak temizleme yolunu tercih etmişlerdir. Çünkü peygamberimizin rasüllük görevinin mübelliğ sıfatı ona, ümmetine herşeyde olduğu gibi çocuğa da hangi bakış açısıyla bakılacağını öğretmesini emreder.

Peygamberimiz eşlerine de gayet merhametli ve ilgilidir. İşte hayatından birkaç kesit… Hz Aişe’yi taşıyan devenin taşkınlığını duyan peygamberimizin söylediği ilk kelamın “Eşim Aişe” olmuştur… ‘beni  seviyor musun? ’ sorusuna ‘kördüğüm gibi’ diyerek sevgisini ifadeden hiç çekinmediği gibi zaman içinde Hz.Aişe’nin “ Kördüğüm ne durumda?” dediklerinde de “İlk günkü gibi.” cevabını vermişlerdir. Hz Hatice’ye olan sevgisinin yanında Hz. Hatice ile ilgisi olan herkese aynı değeri göstermiştir. Peygamberimiz Hz Aişe’ye olan sevgisini her fırsatta ve her şekilde gösterirdi.  Hz Safiye’ye “Yahudi kızı” diye istihza edildiğinde peygamberimizin ‘‘Benim babam Hz. Harun, amcam Hz. Musa, kocam da gördüğünüz gibi Hz. Muhammed Mustafa’dır. Siz bana karşı neyinizle övünüyorsunuz? de” cümleleriyle teselli etmesi eşine gösterdiği değerin başka bir ifadesidir. Hz Aişe’nin ısırdığı yerden ısırıp, suyu içtiği taraftan içmesi sevgisinin, Hudeybiye’de kurbanlarını kesmeyen ashabının durumunun istişaresi de düşüncelerine önem verdiğini ve hanımlarla istişare ettiğini bize gösterir.

Peygamberimizin, dostunun elini sıktığında elini ilk çeken değil son çeken olması dostluğunu, nezaketini  ve vefasını gösteren çok güzel örnekler. Kendisinin açlığını ashabının açlığına tercih etmesi ve evinde iki ay yemek pişmeyip bundan da kimsenin haberinin olmaması, dostlarına ve ashabına sevgisinin farklı bir ifadesidir…

O’na ümmet olma rolümüzün bilincinde bir yaşam temenni ve dualarıyla…

Muhlise Arzu Peçenek