Peygamber Efendimiz'in (sav) İ'tikâfı

Size önceden güzel şeyleri haber veriyoruz sevgili dinleyicilerimiz. “Önümüzde şöyle olacak, aman dikkat edin, fırsatı kaçırmayın!” diye âdetimiz bu, gayretimiz bu… Size faydalı olmaya çalışıyoruz, hizmet etmeye çalışıyoruz. Âcizâne, nâcizâne hizmetçiniziz, bendeniziz… Bu hafta size neyi hatırlatmamız lâzım, neyi ikaz etmemiz lâzım?.. Bu hafta i’tikâfı size hatırlatmalıyız. Biliyorsunuz, Peygamber Efendimiz Ramazanın son on gününü, yâni yirmisinden sonraki günlerini i’tikâfla geçirirdi.
O son on güne el-aşrül-evâhir denilir. Yâni âhirinde olan, Ramazanın sonunda olan son on… Ayı üçe ayırırlar, ilk on, ikinci on, üçüncü on. Üçüncü ona el-aşrül-evâhir denilir. Aşr on demek, son on gün. Peygamber Efendimiz son on günde i’tikâfa girerdi. Bu sahih hadis-i şeriflerde kesin olarak beyan edilmiş, kuvvetli bir sünnetidir Peygamber SAS Efendimiz’in.
Hz. Aişe anamız, vâlidemiz RA rivâyet eylemiş. Allah şefaatine nâil eylesin, buyurmuş ki:
(Ennen-nebiyye SAS kâne ya’tekifül-aşrel-evâhire min ramadàn, hattâ teveffâhullàhu teàlâ, sümme a’tekefe ezvâcühû ba’dehû.) buyurmuş. Arapça mübarek metnini okuduğumuz bu hadis-i şerif ne demek?.. Peygamber Efendimiz’in bu zevcesi, validemiz, Aişe anamız buyuruyor ki:
“Peygamber SAS Efendimiz Ramazanın son on gününde âdetiydi, i’tikâf ederdi.” Ne zamana kadar?.. (Hattâ teveffâhullàhu teàlâ) “Aziz ve celîl olan Allah-u Teàlâ Hazretleri onun ömrünü bitirinceye kadar, ruhunu kabzedinceye kadar, huzuruna alıncaya kadar; ahirete irtihâl edinceye kadar, vefat edinceye kadar Efendimiz i’tikâf ederdi.”
Sonra bir güzel cümle var hadis-i şerifin arkasında, Aişe anamızın ifadesi: (Sümme a’tekefe ezvâcühû ba’dehû.) “Ondan sonra, yâni ahirete irtihal ettikten sonra zevceleri i’tikâfa devam ettiler.” diyor.
Başkalarından bahseder gibi konuşuyor ama, tabii kendisi de i’tikâf ederdi. Zaten Peygamber Efendimiz hayatındayken, bir keresinde mescide bir girdi ki, baktı çardırcıklar kurulmuş mescidin orasında, burasında…
“–Bunlar ne?..” dedi,
“–Valideler i’tikâfa niyetlenmişler, çadır kurmuşlar, bölme ayırmışlar mescidin içinde; i’tikâf edecekler.” dediler.
Peygamber Efendimiz o zaman girmedi i’tikâfa, o sene şevvalde girdi. Yâni Pergamberimiz’in hayatı zamanında da hanımları i’tikâfa girerlerdi zaten. Yâni bu güzel âdeti Peygamber Efendimiz’den sonra devam ettirdiler demek istiyor Aişe anamız.
İ’tikâfla ilgili okuyacağım ikinci hadis-i şerif ,Buhârî’de kaydedilmiş. Ashab-ı suffeden, mescidin müdâvimlerinden, kayıtlı mevcutlarından, Ebû Hüreyre RA rivayet etmiş.
(Kânen-nebiyyi SAS ya’tekifu fî külli ramadàne aşerate eyyâm) “Peygamber Efendimiz her ramazan on gün i’tikâfa girerdi.” diye rivâyet buyuruyor. Arkasından bir başka cümle var, ordan da ikinci bir bilgi kazanıyoruz:

“Her sene ramazanda on gün i’tikâf ederdi. (Felemmâ kânel-âmüllezî kubida fîhi) Vefatının vuk bulduğu sene gelince, (a’tekefe işrîne yevmen) o zaman yirmi gün i’tikâf etti.” Peygamber Efendimiz son senesinde yirmi gün i’tikâf eylemiş. Allah-u Teàlâ Hazretleri şefaatine nâil eylesin..

Prof.Dr.Mahmud Es’ad Coşan ( Rh. A)