Peygamber Efendimiz (sav)’in Özellikleri

Nezahat Külekçi

İslam dünyasında Hz. Peygamber (sav)’in hayatına ve şahsiyetine duyulan ilgi, Kuran-ı Kerim’in ve İslam dininin ona atfettiği önem ve değerle paralellik arz eder. Kuran-ı Kerim’de “ Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da vazgeçin.” (59/7) buyrulmaktadır. Ayetin açıklamasında özel ve genel emrettiği her şeyi içine alır. Bundan dolayı hadisler ve sünnetler müminlere şer’î delildir, diye not düşülmüş Feyzü’l Furkan mealinde. O’nun hayatını ve şahsiyetini tanıyıp bilmenin Kuran’ı ve İslam’ı daha iyi anlamak ve öğrenmek için şart olduğu böylece idrak edilmiş, öğrendikçe, tanıdıkça sevgisi gönüllerde yerleşmiş, bu sevgi çağlar aşarak devam edegelmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir.

Çünkü insan olgunluğa kemâlâta âşıktır, güzelliğe, iyiliğe meyleder. Sevgi ve aşk, zaman mekân tanımaz. Binlerce yıl geçse de kâh şiir olur, “Gönül hun oldu aşkına boyandı, Ya Rasulullah” diye söyletir, kâh ciltlerce kitapla onu anlatan eserler yazdırtır. Gerçek sevgi benzetir, değiştirir, aynı yolda yürümek, emir ve tavsiyelerini tutup yasakladıklarını da terk etmekle ispatlanır.

Allah Teâlâ Hazretleri O’na (sav) bedeni, nefsi, ahlâki ve sülûki (davranış) olarak bütün olgunlukları bahşetmiştir. Peygamber Efendimiz bilindiği gibi bütün peygamberlerin manada ilki, maddede sonuncusudur. O’nunla; peygamberlik zinciri hem tamamlanmış, hem de ilk halka ile bütünleşmiştir.

İlahi vahiy onunla kemâle ulaşmıştır. Aynı zamanda; kusursuzluğun, eksiksizliğin, mükemmelliğin ve kemâlin eşsiz temsilcisidir. Kelimeler O’nu anlatmakta kifayetsiz, akıllar O’nu kavramaktan aciz kalmaktadır. Hz. Muhammed (sav) ışık saçan bir güneş, en yüce müjdeci, en büyük uyarıcı ve en büyük davetçidir.
Peygamber Efendimiz (sav) insanlığın kendisi varken başkasına muhtaç olmayacağı kâmil bir şeriatla gelmiştir. Ant olsun ki; Muhammedi düsturlar, ebedilik sıfatına mazhar olmuş ve kıyamete kadar devam etme ve baki kalma özelliğine sahip kılınmıştır. Dolayısıyla Hz. Muhammed Efendimizin zatı, bütün yüce ahlakları ve adetleri üzerinde toplamaktadır. Şüphesiz O (sav) yüce ahlâkı tamamlamak için gönderilmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) temiz bir nesebe sahip idi. Ayrıca şekil ve şemail olarak görenleri hayran bırakan bir güzelliğe sahip idi. Efendimizin aklı, zekâsı dâhileri bile sönük bırakırdı. Mübarek sözleri ise fasih, kısa ve hikmetlerle dolu idi ki o sözlere “Cevamiul Kelim” denir. Gerçekten Peygamber Efendimiz (sav) ahlâkın en güzel ve kemâl hallerini kendinde toplamış, bunları ümmetine de öğütlemiş ve kendisine uyanları melekler derecesine yükseltmiştir. İlmi irfanı, nezafeti, cömertliği, cesareti, yumuşak huyluluğu, affediciliği, hayâsı, emsalsiz vefası, şefkat ve merhameti, zühd ve takvası, tevazusu ne kadar anlatılsa kâfi gelmez.
Peygamber Efendimiz (sav) öyle bir kıymeti haiz bulunur ki; ne dille tarif edilebilir, ne de çalışmakla elde edilebilir. Bu ancak, yüce Allah’ın bir vergisidir. Ahirette de kendisine, yüksek rütbeler dereceler, mutluluk veren mertebeler ve akılların idrak edemeyeceği ve hayal gücünün aciz kalacağı nice nimetler bahşedilecektir.

Peygamber Efendimiz (sav)’in hayatı, sözleri, fiillerinde bütün çağların insanları için, uyulması çok hayırlı örnekler mevcut olduğundan, bunları öğrenip sadakatle izlemenin ve uygulamanın tüm insanlığı huzur, saadet ve erdemli bir hayata hem bu dünyada hem de ahirette kavuşturacağına kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Allah Teâlâ’ya hamdü senalar olsun ki, bizi Cevâmiul kelim olan peygamberine ümmet olma şerefini bahşetti… Hamd Allah’a (cc), salat ve selâm Rasulullah’a (sav).

 

KAYNAKLAR:
Feyzül Furkan Kuran-ı Kerim Meali, Hasan Tahsin Feyizli.
Şifa-i Şerif, Kadı İyaz.
Peygamberimiz ve Mübarek Sözleri, Şahver Çelikoğlu.
Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen.
Kırk Hadis Şerhi, Şahver Çelikoğlu.