Özel Görgü Kuralları-1

Özel görgü kuralları olarak paylaşılacak konular; hoca-talebe ilişkilerinde adap, komşu ilişkilerinde adap, fakir, yetim, kimsesizlerle olan adap, gayrimüslimlerle olan ilişkilerde adap ve alışveriş adabıdır.

Hoca ve Talebe İlişkilerinde Adap:

Bizim için en büyük hoca, talebeliği kendisinden öğrendiğimiz kişi Resulullah (sas) Efendimizdir. Ahzab Suresi 31. Ayetinde Allahu Teâlâ buyuruyor ki;

“Şüphesiz Allah’ın Resulünde sizin için güzel bir örnek vardır.”

Resulullah Efendimiz (sas) Kuran’ı, İslam Dini’ni, nasıl bir Müslüman olunması gerektiğini öğrenmemiz için Allah’ın bizler için görevlendirmiş olduğu bir muallim. Bu yolda Resulullah (sas)’dan sora bize yardımcı olan peygamberlerin varisleri âlimler ve Allah’ın veli kullarıdır.

Hocanın Uyması Gereken Adap

1-İlmiyle Âmil Olma

Âlimlerimiz hocada bulunması gereken ilk vasfın ilmiyle âmil olması şartını koşmuşlardır. Hocanın eğitimde başarılı olabilmesi, talebeleri tarafından ilettiklerinin anlaşılabilmesi için bunları öncelikle kendisinin yaşaması gerekiyor. Resulullah Efendimiz(sas) hiçbir zaman kendisinin yapmadığı bir şeyi kimseden istememiştir.

Fahreddin Razi bir tefsirinde şöyle buyuruyor:

“Cennet ehli cehennem ehline bakar ve ‘Biz cennete girmenin yollarını sizden öğrenmiştik. Hâlbuki siz cehennemdesiniz, bunun sebebi nedir?’

diye sorarlar. Cehennem ehli de derki:

“Evet biz cennete girmenin yollarını gösterdik, öğrettik ama biz sadece size söyledik, kendimiz uygulamadık. Bunun için de bugün hak ettiğimiz yer cehennemdeyiz.”(Gazali İhya 1/58)

2- Öğrencisini kardeş bilmelidir

Hoca öğrencisini kardeş olarak bilmelidir. Öğrencisine sadece ilim vermemeli, onun derdiyle dertlenmeli ve onu bir evlat gözüyle görmelidir. Kardeşlik nedir?

Allahu Teâlâ Kuran-ı Kerîm’de

“Mü’minler ancak kardeştir.” (Hucurat Suresi 10.ayet)

diyor. Resulullah (sas) Efendimiz müminleri

“Birbirini sıkıca (Destekleyen aynı binanın tuğlaları), (Bir tarafı ağrıyınca bütün bedeni elem duyan bir vücut gibi) (Buharı K. Edep) nitelendirmiştir.”

3- Öğrencisinin seviyesine inebilmelidir

Hoca öğrencisinin seviyesine inebilmeli onun anlayacağı dilde konuşmalıdır. Resulullah (sas) Efendimizin konuşurken dinleyenlerin söylediklerini ezberleyecek derecede anlaşılır açık, net ve sade bir dilde konuştuğu bize bilgi olarak gelmektedir. Hz. Peygamber

“Biz peygamberler topluluğu, insanların seviyesine inip, onların anlayabilecekleri bir dille konuşmakla emrolunduk.”(Gazali İhya 1/57)

buyurmuştur.

4- Öğrencisine şefkatle muamele etmelidir

Hoca öğrencisinin eksiklerini, hatalarını gördüğü zaman ona karşı şiddetten ziyade şefkatle, merhametle yumuşak bir dille yaklaşmalıdır.

Resulullah (sas) Efendimiz toplum içerisinde bir kimse bir hata yaptıysa onu direkt olarak kişinin yüzüne vurmamış, onu ima yolu göstermiştir. Hoca sert ve sinirli olup insanların hatalarını sürekli yüzüne vurursa, hatası yüzüne vurulan kimsenin utanma duygusunu ortadan kaldırmış olur.

Hatalı kişi sürekli düzeltilmeye çalışılırsa vurdumduymaz hale gelebilir.

5-Kendisine sorulan soruları cevaplamalı, bilmediği konularda bilmiyorum demeyi bilmelidir.

Nahl Suresi 43. Ayette Allah (cc)

“Bilmiyorsanız zikir ehlinden (bilenlerden) sorunuz”

buyuruyor. Dolayısıyla soru sormak öğrencinin en tabi hakkıdır. Hocanın vazifesi kendisine sorulan sorulara cevap vermektir.

Hocanın edep ve terbiye vasıflarından bir tanesi bilmediği konularda susmasını bilmek ve bilmediği sorunun cevabını bulmak için gayret göstermektir. Eğer hoca öğrencisinden özel işlerinde kendisine hizmet etmesini, haddinden fazla saygı duymasını bekliyorsa bu hocalık vasıflarından değildir.

Hocanın öğrettiği ilimden dolayı ücret alması doğru mudur?

Eğer hoca, ilimle uğraşırken kendi geçimlerini temin etmek için başka bir şey yapamıyorsa şayet, o ilminden dolayı ücret almasında herhangi bir sakınca yoktur.

Peygamber Efendimiz

“Ben size bilmediğinizi öğreten babanız konumundayım.” (Ebu Davud 1/18)

buyuruyor. Peygamber Efendimiz de ümmetin öğreticisi olduğuna göre, öğrencinin hocasına anne, baba veya hoca, hocasının da öğrencisine ismiyle veya evladım diye hitap etmesinde bir mahsur yoktur.

Öğrencinin Uyması Gereken Adap

1-Öğrenci hocaya karşı bir takım edep, terbiye kurallarından önce, ilme karşı edep ve terbiye sahibi olmalıdır.

İlme karşı adap, öncelikle kişinin üzerinde bulunan kötü ahlakı, edebe aykırı vasıfları üzerinden atması ile olur.

2-Hocasını can kulağıyla dinlemek:

Peygamber Efendimizin Miraç’a yükseldiği zaman Allahu Teâlâ buyuruyor ki:

“(Peygamber’in) göz(ü gördüğünden) kaymadı ve sınırı aşmadı.” (Necm:17)

Allahu Teâlâ’nın huzuruna çıkıyor, Onu görüyor ve O’ndan başka hiçbir şeye gözü kaymıyor. Talebe hocasını Peygamber Efendimiz (sas) gibi can kulağıyla pür dikkat dinlemelidir.

3-Hocasına karşı oldukça mütevazı olmalıdır:

Öğrenci hocasına karşı mütevazı olmalı hocasını kendisinden ilim öğrenilecek en yetkili kişi olarak kabul edip kendisinden ilim öğrenmek için izin istemelidir. Musa(as) Hızır (as)’a Kehf suresi 86. Ayeti kerimede “Sana doğru olarak gösterilen ilimden bana da göstermen için sana tabi olayım mı?” ifadesi buna bir örnektir.

4- Soru sormak:

Öğrenci hocasına soru sorma hakkını kullanabilmelidir. Yalnız soru sorarken talebenin gereksiz sorulardan uzak durması gerekir.

Hac farz olduğu zaman Peygamber Efendimiz(sas) ashabına hutbede haccın farz olduğunu artık haccetmeleri gerektiğini söylediğinde Sahabeden bir tanesi:

“Ya Resulullah her sene mi hac vazifemizi yapacağız?”

diye sorunca Hz. Peygamber (sas)de:

“Ben sizi kendi halinize bıraktığım sürece sizde beni serbest bırakın. Eğer evet dersem muhakkak ki hac her yıl farz olur, buna da sizlerin gücü yetmez. Sizden evvelkiler çok soru sordukları için ve peygamberlerine rağmen ihtilafa düşmeleri sebebiyle helak olmuşlardır.” (Buhari K. İ’tisam 8. Cilt 143).

Rahime Elmaz