Oruç ateşe karşı bir kalkan…

Oruç kelimesi dilimize Farsça’dan geçen kelimelerden… “Ruze” kelimesinden türemiş ve “günlük” anlamına geliyor. “Oruze” olarak kullanılmış olup daha sonraları oruç olarak yerleşmiş dilimize.

Arapça karşılığı “savm”, çoğulu ”sıyam”… Tutmak, susmak, hareketsiz kalmak, bir şeye karsı kendini tutmak, kendini menetmek, bir işi yapmaktan ve söz söylemekten geri durmak gibi anlamlara geliyor.

“Oruç”, dini bir terim olarak da; “İkinci fecirden itibaren güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi menetmek” demektir. Ve biz kullara: “Ey iman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). Olur ki bu sayede takvaya erersiniz.” (Bakara suresi 183) Ayet-i Kerimesi ile emrediliyor.

Hadis-i Şeriflere baktığımızda;

Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Rasulullah (sas):

“Aziz ve Celil olan Allah buyurdu ki:

Oruç hariç, Âdemoğlu’nun her ameli kendisinindir. Oruç ise benim içindir ve onun mükâfatını ben vereceğim. ”

Oruç ateşe karşı bir kalkandır. Sizden biri, oruçlu olduğu günde kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Şayet birisi ona küfreder veya ona sataşırsa “Ben oruçluyum” desin. Muhammed’e hayat bahşeden ve onu yaşatan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu Allah nezdinde, misk kokusundan daha hoştur. Oruç tutanın ferahlayacağı iki sevinç vardır. Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Allah’a kavuştuğu andır.” buyurmuştur. (Buhari,”Savm”,9; Müslim,”Sıyam”,163)

Bu metin Buhari’nin rivayetidir. Buhari’nin diğer rivayetinde de:

“Oruçlu, yemesini, içmesini ve cinsel arzularını sırf benim için terk ediyor. Onun mükâfatını ben vereceğim. Bir iyiliğe (hasen) on misli ecir vardır.” buyurulmuştur. (Buhari, “Savm”,2)

Yine Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Rasulullah (sas):

“Allah, yalanı ve yalancılıkla iş yapmayı terk etmeyen oruçlunun, yemeyi içmeyi bırakmasına hiçbir değer vermez.” buyurmuştur. (Buhari,”Savm”,8)

Orucun tarifi yapılmış oluyor bu okumuş olduğunuz Hadis-i Şeriflerde de… Bizi ateş gibi yakabilecek olan hasletlerimizden korunmanın en pratik en etkili yolu olarak karşımıza çıkıyor oruç… Maddi manevi detoks, arınma imkânı sunuyor biz aciz kullara… Bizi nefsi emare beldelerinden alıyor…  Nefsi mutmainne beldelerinde gezinebilmenin ipuçlarını fısıldıyor kulaklarımıza… Bu beldelerin anahtarı, şifresi bu diyor ve mübarek ramazan ayı boyunca bize bunun talimini pek güzel yaptırıveriyor. Ramazan ayı, tüm yıl içinde yapabileceklerimiz otokontrolümüzü sağlayabilme gücümüzün olduğunu bize pek güzel öğretiyor, gösteriyor… Eline, beline, diline sahip ol ilkesi vücut buluyor bedenimizde… Takvaya erebilme, sakınmakta zorlandığımız hallerden sakınma yolunda etkili, sağlıklı bir yol, yöntem oluyor oruç bize…

Yapılan çalışmalarda da oruç ibadetinin etkilerini olumlu karşılama arttıkça sürekli öfke durumunda azalma, buna mukabil öfke kontrolünde artma görülüyor.

Bir araştırmada orucun “insanlarla ilişkileri kolaylaştırması, sosyal itibar kazandırması, yardımlaşmayı, kendine güveni ve hoşgörüyü arttırması, ekonomik rahatlama sağlaması” şeklindeki sosyal etkilerine ilişkin tutumlar arttıkça öfke kontrolü, empatik eğilim ve toplum yararına davranışta bulunmanın da arttığı, buna karşılık sürekli öfke durumunun azaldığı gözlenmiştir. Başka bir ifadeyle “orucun iradeyi zayıflattığı, sevgi ve şefkat duygularını azalttığı” şeklindeki görüşlere katılmama durumu arttıkça öfke kontrolü ve toplum yararına davranışta bulunma eğilimlerinin de arttığı, orucun iradȋ etki boyutuna giren tutum ve davranışlara katılma düzeyi arttıkça sürekli öfke eğiliminin de azaldığı ortaya çıkmıştır.

Zaten bizlere bahşedilen ilahi bir reçete olarak orucun, kişiyi duygularını kontrol etmede irade sahibi yapmaması düşünülemez… Biraz daha gayrete gelebilmek, aşk ile yapabilmek için bize yazmak düşer faydalarını sadece… Her ibadet bu yolda bizlere çok şey kattığı gibi hem bireysel hem de toplumsal birçok alanda bizi geliştiren ve donanımlı kılan orucumuz biz onu tuttuk sanarken kuşkusuz o bizi bir yığın ateşten ve ateş gibi yakan hallerimizden pek güzel korur ve irade sahibi kılar…

Dili boş sözlerle meşguliyetten alır, hayrı söylemeye teşvik eder, hayrı söylemeyecekse susmaya… Gözü, kulağı teşvik eder mukabelelerle Kur’an-ı Kerimi anlamaya…

Eli vermeye teşvik eder… Varsa yaralarını sarmaya ihtiyaç sahiplerinin… Ve teşvik eder o elleri sofralar kurmaya, iftarlarda buluşmaya dostlarla…

Bedeni teşvik eder teravihlerle, tehedcüdlerle, sahurlarla…

Velhasıl teşvik eder tüm azaları hayra…

Hazırlar bizi takva yarışına… Ateşe karşı bir kalkan oluşuyla

Orucun ve Ramazan ayının bahşedilen nimetlerinden istifade edebilmek duasıyla…

Dr. Fatmanur Eneç Can


Kaynaklar:
  • Feyzü’l Furkan Açıklamalı Kur’an-ı Kerim Meali, Dr. Hasan Tahsin Feyizli
  • Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen
  • Riyazü’s Salihin’den 1001 Hadis Seçkisi, Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar
  • Oruç ve Öfke Kontrolü Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma, Nurten KIMTER (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2015,Sayı 7, Sayfa 7-54)