Ormanlarımız ve Faydaları

Nis 21, 2013 by

Ormanlarımız ve Faydaları

DSC_0389 copy copy

21. yüzyıldayız ve yaşadığımız çevreyle pek de barışık yaşadığımız söylenemez. Kendimize daha iyi bir dünya oluşturuyoruz derken diğer canlıların yaşam ortamlarını mahvettik. Yapılmak istenen, insanoğluna daha iyi bir gelecek oluşturmaktı fakat  sonuç ne bize ne de diğer canlılara yaramadı. Artık çevremize karşı daha duyarlı ve yapıcı olmanın zamanı geldi. Doğanın da hakkını vermemiz lazım. Doğanın doğallığını korumak deyince akla ilk gelen şeylerden biri de ormanlardır.

Elbette orman deyince aklımıza önce ağaçlar gelir. Ağaçlar birçok kuşun, böceğin, sincapların kısacası yabani yaşamın barınağıdır. Yaprakları, çiçekleri, dalları da yaban hayvanlarından bazılarının yiyecek kaynağıdır. Ormandaki ağacın, taşın, çalının, çırpının, toprağın, yaprağın farklı bir görevi vardır ve farklı görevleri paylaşmış bu parçaları bir araya getirdiğimizde orman ekosistemi ortaya çıkar.

Türkiye’de 21.188.747,0 hektar orman alanı mevcuttur. Bu alanın yaklaşık yarısı (10.621.221,0 hektar) verimli kalan yarısı ( 10.567.526,0 hektar) ise verimsiz ormanlardır. Ormanların %24 Karadeniz, %20 Akdeniz, %18 Ege, %15 Marmara, %11 İç Anadolu, %8 Doğu Anadolu ve %4 Güney Doğu Anadolu’dadır. Ülke ormanlarımızın tamamına yakın kısmı ( %99,9) Devlet ormanı niteliğinde olup kalan kısmı ise özel ormandır.

Bu günkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla birlikte, yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler sonucunda ormanlarımızın alanları daralmış böylece zaman zaman yerlerini maki, bozkır ve step florası gibi değersiz formasyonlara terk etmiş veya tamamen kıraçlaşarak yok olmuşlardır.

Ormanın faydalarını saymakla bitmez. İnsanoğlu çok eskiden beri bunu bilmekte ve ormandan faydalanmaktadır. İlk önceleri daha çok barınma, avlanma ve odun ihtiyacının karşılanması şeklindeydi bir faydalanma söz konusuydu ancak günümüzde artık ormanın çok yönlü faydaları tespit edilmiş olduğunda ormanların faydalanma şekli ve öncelliği çok değişmiştir. Ormanın kısaca bilinen faydaları şunlardır;

Ormanlar yaşantımızın her safhasında ihtiyaç duyduğumuz yapacak ve yakacak hammadde kaynağıdır. Bunun yanı sıra bitkisel nitelikli tohum, çiçek, kozalak vb. İle mineral nitelikli çakıl, kum vb. Hammadde kaynaklarının bir kısmı da ormanlardan elde edilmektedir.

Ormanlar, bitkiler ve hayvanlar için doğal bir su kaynağıdır. Kar ve yağmur biçimindeki yağışı yaprakları, dalları, gövdesi ve kökleri tutarak sellerin ve taşkınların oluşmasını önler. Ayrıca yeraltı sularının oluşmasına yardım eder.

Ormanlar erozyonu önler. Ormanlar rüzgarın hızını azaltır, toprağı kökleri ile tutarak yağışların ve akarsuların toprağı taşımasını önler.

Ormanlar yaban hayatını ve av kaynaklarını korur. Nesli tükenmekte olan hayvanların üretimi, korunması ve barınmasında koruma alanları oluşturur. Bu sahalar milyonlarca canlının yuvasıdır.

Ormanlar, bitki örtüsü ve toprak içerisinde büyük miktarda karbon depolandıklarından iklim üzerinde olumlu etkiler yapar. Aşırı sıcaklıkları düzenler, bir ısı tamponu gibi görev yapar. Sıcağı, soğuğu dengeler, yaz sıcaklığını azaltırken kış sıcaklığını artırır, radyasyonu önler.

Su buharını yoğunlaştırarak yağmur haline gelmesini sağlar. Rüzgar hızını azaltarak toprak ve kar savurmalarını ve rüzgarın kurutucu etkisini yok eder. Bu nedenle açık alanlara oranla ormanlarda gündüzler serin geceler ise sıcaktır.

Ormanlar eğlenme, dinlenme ve boş zaman değerlendirme imkanı sağlar. Havası, suyu, doğal görünümleri ve sakin ortamı ile özellikle şehirlerde yaşayan insanları kendine çeker. Bu yönüyle beden ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etki yapar.

Yerleşim alanları çevresindeki hava kirliliğini ve gürültüyü önlemesi bakımından büyük önem taşır. Ormanların insan sağlığı üzerindeki bütün olumlu etkileri nedeniyle büyük kentlerin çevresinde ormanlar yetiştirilmekte, dinlenme yerleri kurulmaktadır.

Ormanlar, orman içinde ve dışında yaşayan insanlara çeşitli iş alanları sağlar, işsizliği önlemede etkin rol oynar, böylece köyden kente göçü azaltır.

Ormanlar ulusal savunma ve güvenlik bakımından da çok önemlidir. Askeri birliklerin savaş tesisleri ile araç ve gereçlerinin gizlenmesinde, savaş ekonomisi bakımından değer taşıyan reçine, katran ve tanenli maddelerin elde edilmesinde önem kazanır.    Ayrıca ormanlar barajların ekonomik ömrünü uzatır, doğal afetleri önler, ülke turizmine katkıda bulunur.
Ormanlar doğal güzellikleri ve sayılmayacak kadar çok faydalarıyla iyi baktığımız takdirde tükenmez bir doğal kaynaktır.

Ormanlarımızın ciddi tehdit altındadır, özellikle sıcak yaz günlerinde, ağaç ve ormanlarımızı korumada daha hassas davranmamız gerekir. Zira ormanlarımız, kimi zaman elimizdeki bir kalem, kimi zaman okuduğumuz bir kitap, kimi zaman da evimizin çatısı olur. Meyvesinden ve gölgesinden istifade ettiğimiz ağaç ve ormanlarımız; yavrularımızın beşiği, kapımızın eşiği ve aşımızın kaşığıdır.

Efendimiz(s.a.s.)  hadis-i şeriflerinde: “Kim bir ağaç dikerse, Allah Teâlâ o ağaçtan çıkacak meyve miktarınca o kimseye sevap yazar.” 1 “Kıyamet kopmaya başladığında birinizin elinde bir ağaç fidanı bulunursa, kıyamet kopmadan önce onu dikmeye gücü yetiyorsa, hemen onu diksin.” 2

Bir başka hadis-i şeriflerinde ise:“Müslüman, bir ağaç diktiğinde, o ağaçtan yenildiği sürece, o yenilen şey kendisi için sadakadır. ” 3 buyurmaktadır.

Yüce dinimiz, ağaç dikmeye ve yeşil alanları korumaya büyük önem vermesine rağmen, Müslümanların bulundukları çevreleri ağaçtan ve ormandan yoksun bırakmalarını, mevcut olan ağaç ve ormanları da kesip yok etmelerini anlamak mümkün değildir. Bu nedenle, ağaç ve ormanı sevmeli, mevcut olanları korumalıyız. Hedefimiz ağaç kesmek değil; dikmek ve ormanları yurdumuz üzerinde çoğaltmak olmalıdır.

Bu konuda Prof. Dr. M. Es’ad.Coşan;

“Bölgenizdeki değerlendirilmemiş alanları, ucuz arazileri satın alarak şahsî mülkünüz olarak ağaçlandırın!

Bir kısım tasarruflarınızı arazi alımına kaydırarak, şahsen veya aile, grup, dernek, vakıf olarak o araziyi ihyâya çalışın; mer’a, mezrâ, kavaklık, fidanlık, spor sahası, meyvalık, koruluk, sosyal alan, park, bahçe yapın! Bataklık, çoraklık, taşlık, çöl, bayır dağ demeyin, sondaj vurun su çıkarın, yoksa tankerle, traktörle, kovayla su taşıyın, küfeyle toprak getirin, yüzlerce, binlerce ağaç dikin! (Özellikle fıstık çamı teşviklidir, ceviz güzel ve kıymetlidir.) 10 sene, 20 sene, 100 sene sonrasını, çocuklarınızı, torunlarınızı düşünün! Var gücünüzle ve tam aile olarak çalışın, tatili, bayramı, emekliliği, mesâi haricini hep bu yolda değerlendirin!

Düşmanlar yurdumuzu harabeye çevirmek peşinde; siz mâmurelik, bağlık, bahçelik, çayır, çimen, koru, orman ve gülistan yapmaya çalışın! Dinimizin ağaç dikmeye verdiği önemi, kazanacağınız muntazam sevapları, öldükten sonra bile almaya devam edeceğiniz mükâfatları hiç unutmayın!”  ifadelerini kullanmışlardır.

Küçük bir hikaye ile katkıda bulunalım konuya.

Ağaç dikmekle meşgul yaşlı birisini gören padişah hoşbeşten sonra sormuş.
Büyük bir ihtimalle diktiğin ağaçların meyvesini yiyemeyeceksin ne diye uğraşıyorsun?
Yaşlı adam;
Oğul demiş. Bizden evvelkilerin ağaçlarının meyvelerini biz yedik, bizim diktiklerimizin meyvesini bizden sonrakiler yesinler diye uğraşıyorum.
Bu cevap padişahın çok hoşuna gitmiş ve çıkarıp bir kese altın vermiş. İhtiyar;
Allah`a hamd ederim ki başkalarının diktiği fidanlar seneler sonra meyve verirken benim diktiklerim daha dikerken meyveye durdular, diyerek cömert yabancıya teşekkür etmiş.
Bu cevap da padişahın hoşuna gitmiş  ve çıkarıp yaşlı adama bir kese altın daha vermiş. Aksakallı ihtiyar;
Allah’ıma şükürler olsun ki başkalarının diktiği fidanlar senede bir kez meyve verdiği halde benim diktiklerim iki defa meyve verdiler.
Padişah ihtiyarın bu cevabına da hayran kalmış ve çıkardığı bir kese altını verdikten sonra yanındaki zata dönüp burada daha fazla durmayalım, yoksa bu ihtiyar bizde para bırakmayacak.
 

1-Ahmed İbn Hanbel, 5/414

2-Ahmed İbn Hanbel, 3/191

3-Riyazüs- Salihin, 1/168

4-İslâm, Eylül 1994

 

Şenay Kaçar

Related Posts

Tags

Share This

m4s0n501