Onlara Karşı Da Adil Miyiz?

d5qs76b (2)

İnsanlara karşı merhametli olduğumuz gibi hayvanlara karşı da merhametli olmamız gerekir. Bu hem bizim insanlığımızın hem de Müslümanlığın bir gereğidir. Yani İslam, mahlûkatın tümüne merhametli olmayı emreder. Efendimiz (SAV) bir hadis-i şeriflerinde, “Merhametli olmayana merhamet edilmez “ buyurmuşlardır. Hayvanlara karşı olan merhamet hem binek hayvanlarını, hem sokakta karşılaştığımız kedi, köpek, kuş türü hayvanları hem de etinden, sütünden, yumurtasından vs. istifade ettiğimiz hayvanları kapsar.

Dış ortamda veya ev ortamında beslediğimiz veya karşılaştığımız hayvanlara eziyet etmek, insanlığımıza yakışmayan bir tavır olacağı gibi onların ihtiyaçlarını elimizden gelen en iyi şekilde gidermeye çalışmak da merhamet denilen erdemin gereği olacaktır. Bazen meraktan bazen ihtiyaçtan bazen ise zorunluluktan meydana gelen onlarla temasımız, merhamet ölçeğine vurduğumuzda bizi ahiret sorumluluğuna sokmayacak bir düzeyde olmalıdır. Onlar bizim bu dünya hayatını paylaştığımız ortaklarımızdır. Yani Cenabı Hak bu dünyayı aynı zamanda onların da yaşamına, ihtiyaçlarına cevap verecek özellikte yaratmış ve tahsis eylemiştir.

Merakla evde ya da bahçede beslenen, ihtiyaçlarını kendi başlarına gidermeleri özellikle şehir yaşamında neredeyse imkânsız olan bu aciz varlıkların yaşamlarını sürdürdürmelerini kolaylaştırmalıyız. Bu, bizim rızıklandırıldığımız varlıklardan bir bölümü olan hayvan dostlarımıza karşı üzerimize bir vecibedir.

Doğal ortamlarından bizim elimizle uzaklaştırılan bu zavallıların yemekleri, suları, temizlikleri, tuvalet ihtiyaçları karşılanmalı; hasta olduklarında veya yaralandıklarında veteriner hekime götürülüp gerekli tedavileri fedakarca yaptırılmalıdır. Aynı şekilde sokağımızda yaşayan bir köpekle veya kediyle aynı duyarlılıkla ilgilenmeliyiz. Her işimizde olduğu gibi hayvanlara karşı muamelemiz de imtihanımızın bir parçasıdır. Yani gereği gibi olmayan muameleden hesaba çekilip cezalandırılacağımızı; merhametle onların yaşamını kolaylaştırma çalışmalarımızdan dolayı da engin mükafatlara kavuşacağımızı unutmayalım. Ve unutmayalım ki o baki aleminde en küçük bir hayra dahi ihtiyacımız olacak. Bizim sevap hanemize katkı sağlayacak fırsatlar olduğunda da bunu en güzel şekilde değerlendirmek gerekir.

Yine bu anlamda, çok değerli bir ibadet olan kurban kesiminde, kesilecek hayvanlara son derece titiz ve müşfik davranmalıyız. Onları kesim yerine götürürken, yatırırken ve keserken merhamet ölçülerinde davranmak, bu ibadetimizin gerçek mahiyetine uygun bir davranış olacaktır.

Peygamber Efendimiz (SAV) açlıktan karnı sırtına yapışan hayvanın sahibine, “Allah’tan korkmuyor musun?” diye çıkışmıştır. Efendimizin hayatında hayvanlara kötü muamele asla olmadığı gibi onların hakları konusunda da  son derece hassas davranışlar içinde olduğunu görürüz. O (SAV), “Yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.” Hadis-i Şerifi ile genel bir kaideye bağladığı merhamet duygusu ve erdemini hayatımızın merkezine koyarak bizlere bu konuda da fevkalade bir örnektir. Aynı şekilde  merhametin,“önce insaf” diyen büyüklerimizin bize; tüm insanlara,hayvanlara ve doğaya karşı merhameti ve adaleti tavsiye etmeleriyle yüce gönüllü,merhametli ve dengeli evlatlar olmamız konusundaki ilmek ilmek çabalarını düşündüğümüzde ne denli ciddi bir erdem olduğunu görebiliriz.

Merhametle mutlu olduğumuz bir ömür için çaba lütfen…

Meryem Meram Bağ
Veteriner Hekim