“Ol Emri” İle Kazanılan İmtiyazı “Yok Olarak” Taçlandırmak

Ol emriyle mutlak ve tek yaratıcı olduğuna şahit olduğumuz Yüce Mevla’mızı tanımak, arif olmak, marifetullaha ermek; âşık olmak, muhabbetullaha ermek tek gayemizdir,  tek gayemiz olmalıdır.

Mevla bizi ezel âleminden sonlu olan bu âleme gönderirken ruhlar âleminde, elest bezminde onunla olan aşinalığımızı, tanışıklığımızı devam ettirelim, unutmayalım diye işaretler koymuştur.

Kâinat, kendi bedenimiz ve yüce kelamı bu işaretlerle doludur. Tin Suresi’nde “Biz insanı Ahsen’i takvim üzere yarattık”[1] buyuran Rabbimiz, biz kullarına bu yaradılış özelliği üzerinde sabit kalalım diye yardım etmektedir. İnsanoğlu içinde taşıdığı bu salim fıtratı korumak ve geliştirmek adına yaradılışı gereği en çok ihtiyaç duyduğu rol modellere, ideal özelliklere ulaşsın diye bize esmasını bildiren Mevla’mız, “Onun boyası ile boyanmayı” bize hedef olarak koymuştur. “Boyası O’nunkinden daha güzel olan kim olabilir ki?”[2] Şu dünya sürgününde bizler için kurtuluş nişanesi olan, doğru yolu gösteren Rabbimizin esmalarını, feraset ve basiret ile okumak ve bu Esmaların gereği olan tutumu ortaya koymak, sürgün yerinden kurtuluş reçetesidir. Kâinatta meydana gelen her olay; lütuf ya da kahır şükür ya da sabır hepsi Rabbimizin bir Esmasının tecellisi olarak, bizleri de bu Esma ile müsemma kılmak amacına matuf olarak gerçekleşmektedir. Bir yaprağın düşüşünde, bir rüzgârın esişinde, bir günahkârın tövbe edişinde, bir abidin günah işleyişinde, bir kâfirin küfrünü, bir zalimin zulmünü ortaya koyuşunda, her olayda bir ismin tecellisi vardır. Bize düşen Rabbimizin boyası ile boyanmamıza vesile olacak şekilde her anımızdaki Esma’ya dikkat kesilerek, o Esma ile müsemma olma gayretini ortaya koymaktır. Nasıl ki bir elma çekirdeği elma olma potansiyelini içinde barındırıyorsa biz insanoğlu da Rabbimizde yok olma, fena bulma potansiyelini barındırmaktayız. Hallac-ı Mansur gibi Beyazıt gibi; yolun sonuna gelen örnek şahsiyetlerde olduğu gibi Rabbimizin esması ile boyanıp, O’nda yok olup, O’nda da tekrar var olan, insan-ı kâmillerden olmak duası ve O’na inanmakla anlam bulan imtiyazın O’nda yok olarak taçlanması niyazı ile… Vesselam

Özlem Kara

[1] Tin Suresi 4.ayet

[2] Bakara Suresi 138.ayet