Öğretmenlerimiz, Hocalarımız

Bizi hayata hazırlayan, kişiliğimizin temelini atan çok kıymetli bir insandır öğretmenlerimiz. En baştaki muallim kıymetli öğretmenimiz, Rabbimizin kâinatı ve dünyayı senin için yarattım dediği, sevgili Peygamber ( s.a.v ) Efendimizdir.  Eğer O olmasaydı bize hadislerle, Rabbimizin kelamı hayatımıza yön veren, nizam ve intizam içinde yaşatan bizi iki cihanda mutlu eden, her şeyin kaynağı ve çıkış yeri olan, eşi benzeri olmayan Kur’an-ı Kerim’i nasıl anlayıp uygulayabilecektik.

En güzel, en faydalı din olan İslam dinini nasıl algılayacak, nasıl yaşayabilecektik?

Ey yüceler yücesi Rabbim sana sonsuz şükürler olsun. Toplum içinde nasıl davranmamız gerektiğini, paylaşmayı, sevmeyi, mutluluğu, iyiliği bize öğreten hep öğretmenlerimizdir.

Bu değerli öğretmenlerimiz hem bilgilerini, hem sevgilerini ve kalplerini öğrencileriyle paylaşırlar, öğrencinin performansı düştüğünde, bir yanlış yaptığında, zor zamanlarında yanı başında olan bir kişidir öğretmen.

İnsanlar her yaşta doğası gereği öğrenme çabası ile büyür. Bir hoca nedir mi bir öğrenci için?

Öğretmen gecenin en aydınlık yüzüdür bir öğrenci için. Kimi zaman acıların ilacı, kimi zaman da bir kalp kırgınlığının en tesirli yapıştırıcısıdır. Öğrencilerinin başarısına en çok sevinen, mutlu olan kişi öğretmendir. Öğrencilerine daima iyiye, doğruya ve güzele teşvik eden ve bunun için hep didinen kişidir öğretmenlerimiz.

Tohumdan yetiştirip, yeşertip inanılmaz bir birey yapan değerli, kıymetli hocalarımızın üzerimizde ki hakları çok fazladır. Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ölümsüz mesleğidir.

Sevgili hocalarımız en güzel, en süslü sözlerin bile tasvir edemediği ama dünyada ki en güzel sözlerden fazlasıyla tasvir edilmeyi hak eden insanlardır. Onlar en özel, en erdemli ve en çok övgüyü, vefayı hak eden insanlardır. Hepimizin hayatında unutamadığımız, örnek aldığımız hocalar, öğretmenler vardır. Bu kişiler hayatımızda izler bırakmışlardır. Hayatlarını adadıkları bu mesleğin hakkını vermeye çalışan hocalarımızı çölde kalmış bir insan nasıl suyu bütün varlığı ile özlerse bende aynı şekilde onları özlüyorum. Tüm öğretmenlerin ve muhterem değerli hocalarımın önün de saygıyla eğiliyor, sevgilerimi, muhabbetlerimi ve vefa duygularımı iletiyorum.

Merhum Mehmet Akif’in bu konuda ne kadar hassas olduğunu çoğumuz biliriz. Kızının nikâh akdine çok sevdiği ahbabından olan Bosnalı Ali Şevki Efendi’yi de davet eder. Yaşlı Hoca Efendi biraz gecikir ve gecikme sebebi olarak da Vefa Yokuşu’ndan çıktığını söyler. Mehmet Akif’in cevabı manidardır: “Hangi Vefa Yokuşu’ndan bahsediyorsun Hoca Efendi. Nesl-i hazır o yokuşu çoktan düzledi…”

Peygamber Efendimiz(s.a.v.): “Allahım! Gücüm yettiği kadar ahdine ve va’dine sadakat gösteriyorum.” demişler. Ben de, cümlemizin de vefalı olmasını Yüce Rabbimden diliyorum.

Ayşe Rabia