O (sav)’nun Gibi Olmak…

Hayatımı dinime göre, Rabbim nasıl razı olacaksa öyle yaşamaya 17 yaşında karar verdim. Kur’an’ın emirlerini öğrenmek için meal okumaya başladım.  Okudukça gördüm ki, rızayı İlahiye uygun yaşamanın tek yolu Peygamberim (sav) gibi olmaktı. Bunu bana Kur’an söylüyordu.  Rabbim, beni sevmek için bana,  peygamberine uymayı şart koşuyordu. (Ali İmran-31)

Çocukluğumdan beri bilsem de Peygamberimi (sav), bu yaşımdan sonra tanımaya başladım. Tanıdıkça çok sevdim. O’nu (sav)  sevmem ne annemi ne babamı ne de başka bir şeyi sevmeme benzemiyordu. Bambaşkaydı… Şimdi dahi O’nu (sav)  düşününce 17 yaşımın masumluğuna dönüyorum, kalbim titriyor. Yüzünü hiç hayal edemedim. Çünkü ben sevgililerin en sevgilisini rüyalarımda bile hiç görmedim. Sadece gözleri var hayalimde anlatıldığı gibi simsiyah gözleri. Ben onu görmeden çok sevdim.

İnsan birini çok severse eğer, eninde sonunda her şeyi ile ona benzermiş. Tıpkı Sahabe Efendilerimizin(ra) Peygamberimize(sav)  duydukları sevgi gibi. Dünya kurulduğu günden beri yaşayan insanlar içinde en çok onlara gıpta etmişimdir. Ne mübarekler… Peygamberimizi(sav)  ne güzel sevmişler, tam da Kur’an’da buyrulduğu gibi Rabbimizin istediği gibi O’nu (sav) örnek alıp, O’na (sav)  ne güzel arkadaş, ne güzel yoldaş olmuşlar. Ebu Bekir Sıddık Efendimiz aynaya her baktığında kendini görmezmiş de Peygamberimizi(sav)  görürmüş. O’nu (sav) dinlerken Ashabı (ra), sanki bir kuş varmış ta başlarının üstünde, uçup gidecekmiş gibi kıpırdamazlarmış. Saygıdan, edepten yüzüne bakamazlarmış. Onunla(sav) konuşmaya “Anam babam sana feda olsun” demeden başlamazlarmış. Öyle lafla değil sevgileri, gerektiğinde canlarından bile vazgeçmişler O’nun(sav)  uğruna. Adını anınca salat-u selam eder (Ahzap-56), heyecanla çırpınan kalplerini ancak elleriyle bastırarak durdurabilirlermiş. Peygamberimize salavat getirince elimizi kalbimize koymak onlardan hatıra kalmış bize.

“Bir şeyi resmetmek için evvela o şeyin kendisi olmak gerekir.” der Dante. Sünnete uymak Hz. Peygamber’i(sav) taklit etmek değil O’nu (sav) örnek almak, O (sav) gibi olmaktır. (Ahzâb 21) Bilmediğimiz, anlamadığımız bir peygamberi örnek almamız mümkün olamayacağına göre önceliğimiz O’nu (sav)  çok iyi tanımak olmalıdır. Yaşadığımız her ânı “Peygamberim (sav)  olsaydı bu ânı nasıl yaşardı?” sorusuna cevap bularak yaşamaktır. Hayatımızda kendisine arz etmekten utanacağımız hiçbir kesitinin olmamasıdır. Her halimiz peygamberce olmalı, bize bakana ilk önce Allah’ı hatırlatmalıdır. (İbn Mâce, Zuhd, Bab 4, Hadis no: 4119)

Her kim ki Peygamberi devre dışı bırakarak, Kur’an Müslümanlığını savunuyorsa, bu şekilde iyi Müslüman olma iddiasında ise mutlaka kendisiyle ve Kur’anla çelişiyordur. Allah’ın Resûlü, Peygamberimiz (sav), Kur’an’ı yaşama örneği ve onun muallimidir. O’nun(sav) hayatı ve sünneti bilinmeden Kur’an, gayesine uygun anlaşılamaz. Allah’ı sevmek ve O’nun hoşnutluğunu kazanmak için Resulünü (sav) örnek almak Kur’an’ın emridir. (Ali İmran-31, Ahzab-21). Peygamberimizin(sav)  hayatı ve sahih sünneti ortada iken, başka şeyleri öne çıkarmak veya sünnetini devre dışı bırakarak, Allah ile Resûlü’nün ve kullarının arasını açmak, “Peygamber’in görevi yalnız Kur’an’ı getirmektir.” demek, Allah’a ve Kur’an’a münâfıkça inanmaktır. Hatta Kur’an’ın ayetlerini hiçe saymaktır. Kendisine Kur’an’ı rehber edinene Ku’ran, Peygamberimizi (sav)rehber etmiştir. (Kalem-4)

Hz. Peygamber Allah’ın kulu, elçisi ve İslâm dininin temsilcisidir. Ahlâkı Kur’an’dır. (Tirmizî, Birr 69) Allah’a inananlar için, dünya ve âhiret işlerinin tümünde en güzel örnek O’dur (sav) . Söyledikleri ve yaptıkları Allah’ın gözetimi ve izni altındadır. (Necm-3) Kur’an’ın örnek uygulayıcısı odur. Kendisinin buyrukları da Kur’an’ın ruhuna uygun olup yalnız kendi zamanıyla kayıtlı değil, bütün zamanlarda geçerlidir. Tüm zamanlara ve tüm âlemlere rahmettir. (Enbiya-107)

Hem Allah’ın sevgili kulu olma iddiasında olup, hem de peygamberimizin izinde değil isek uğraşımız boş bir çabadan öteye geçemez.( Muhammed-33) Hesap günü gelip de dünya sınavının sonucu elimize verildiğinde, umduğumuzu bulmak için kural koyucunun kuralına uymaktan başka çaremiz yoktur.  Hüsrana uğrayanlardan olmamak için hayatımızın her aşamasında, “BENCE” diye değil “KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE” diye başlayan cümleler başlangıç noktamız olmalı, adımlarımız peygamberimizin adımlarına birebir uymalıdır. Titiz bir çalışma, üstün bir gayret ve kılı kırk yaran bir ciddiyetle derlenerek bir araya getirilmiş Peygamberimize ait sahih hadisleri öğrenip, hayatımıza tatbik etmek ana gayemiz olmalıdır. Bir hadis duyduğunda “bana Kur’an’daki hükmünü söyle, hadis beni bağlamaz” diyenlerin “Size Rabbimin vahy ettiklerini duyuruyorum, size (iyiliğiniz için) öğüt veriyorum ve Allah’dan (gelen vahiy sayesinde) sizin bilmediklerinizi biliyorum.”( A’râf, 62) ve “O arzusuna göre konuşmaz”(Necm-3) ayetlerini çok iyi tahlil etmesi gerekmektedir. Hassas ve bilinçli bir Müslüman Kur’an’ın her ayetine güzelce riayet etmeli, dikkate almalıdır.

Peygamberimize (sav) Kur’an’ı açıklama yetkisi verilmiş ve hikmet öğretilmiştir. (Nahl-44)  Sağlam kaynaklardan gelmiş hadislerine itibar etmeyip yalnız Kur’an’a dayandığı iddiasıyla, Peygamber’i sadece bir aracı kabul etmek yaşantıda olmayan bir dine açılan kapıdır. Hayat dini olan İslâm, Allah’ın bildirmesi ve Resûlü’nün açıklama ve uygulamasıyla meydana gelmiştir. Allah’a itaat ve sevgi,  Resûlü’ne, onun hadis ve sünnetine uymakla gerçekleşir. Müslümana yakışan, hadisleri tümden reddetmek değil, duyduğu ya da okuduğu hadisin doğru, sahih, ehlisünnet İslam âlimleri tarafından kabul görmüş hadis kaynaklarında olup olmadığını araştırmak, eğer hadis bu kaynaklarda yer alıyorsa hayatında muhabbetle uygulamaktır.

Her işimizde olduğu gibi Peygamberimizle(sav) olan irtibatımızın samimiyet ve muhabbet üzerine kurulmuş olması esastır. Muhabbetin dört çeşidi vardır, diyor Ahmed Ziyâüddîn-i Gümüşhânevî Hazretleri(ks): “Allah’ı sevmek, Allah’ın sevdiklerini sevmek, Allah için sevmek, Allah’la beraber sevebilmek.” Rabbimiz bizleri, en sevdiğini (sav); kendisi için, her an kendisi ile beraber sevmeyi başarabilenlerden eylesin.

Hayrunnisa Suna Acar