Şevvalde Altı Gün Oruç Tutun! *

“Kim Ramazan orucunu tutarsa, (ve etbeahû sitten min şevvâl) sonra bunun arkasına Şevval ayından altı günü de eklerse…” Yâni Şevval ayında altı günlük oruç var. Şevval ayı hangisi?.. İşte bu Ramazandan sonraki ay… Bu bayramın birinci günü Şevvalin biridir. Biz şimdi Şevvalin dördüncü günündeyiz. Bayram günlerinde oruç tutulmaz, o bitti. Önümüzdeki günlerde oruç tutulabilir.

“Kim Ramazan ayını tutarsa, ondan sonra buna Şevval ayından altı günlük orucu da eklerse, (kâne kesavmid-dehr) dehr orucu gibi olur.” Ne demek savmüd-dehr?.. Savmüd-dehr demek, hep oruçlu olmak demek. Eğer bir insan her gün oruç tutmuşsa… Senede haram olan günler var, bayram günlerinde oruç tutmayı Allah yasaklamış, “Bayram yapacaksınız?” buyurmuş. Onun dışında her gün oruçlu… Her gün, her gün oruç tutmuşsa bir insan, onun tuttuğu oruca savmüd-dehr derler. Yâni tüm zamanını, tüm günlerini oruçlu geçiriyor.

Bundan aşağı mertebede oruç nedir?.. Savm-u Dâvûdî, yâni Dâvud AS’ın tuttuğu şekilde oruç tutmak… Aleyhi ve alâ nebiyyines-salâtü ves-selâm. Dâvud AS da başımızın tacı peygamberlerden birisi… O nasıl tutarmış?.. Bir gün oruç tutarmış, bir gün tutmazmış; bir gün tutarmış, bir gün tutmazmış… Bu bir gün tutup bir gün tutmama şekline, savm-u dâvûdî derler; Dâvud AS’ın oruç tutuşu gibi oruç demek. Ama savm-ı dehr, hep oruçlu olmak demek.

Peygamber Efendimiz hep oruçlu olmayı tavsiye buyurmamış. O zaman orucun anlamı kalmaz. Hep oruç tutuyor, hep oruç tutuyor; oruç denilen şeyin ayrıcalığı kalmıyor, hayatı oruç olmuş oluyor. Aslında başka zamanları yiyecek de, oruç tuttuğu zaman biraz bayılacak. Biraz halsizleşecek, baygınlaşacak, açlığı anlayacak, fakirin halini anlayacak. Sonra midesi dinlenecek… vs.

Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği oruçlar şunlar: Haftanın pazartesi perşembe günleri oruç tutmak… Kendisi tutardı ve tavsiye ederdi. O hususta hadis-i şerifler var.

Sonra her ayın başında, ortasında, sonunda oruç tutmayı tavsiye etmiş. İyilikler en aşağı on misli mükâfâtla mükâfâtlandırıldığı için, bir ayda üç gün oruç tutunca, otuz gün oruç tutmuş gibi olur diye, onu tavsiye etmiştir. Bununla ilgili hadis-i şerifler var.

Sonra her Arabî ayın ortasında, mehtaplı gecelerin gündüzünde, yâni ayın onüçünde, öndördünde, onbeşinde oruç tutmak… Tabii onüçünde kenarından hafif bir eksiklik vardır; ondördünde tamdır; onbeşinde öbür kenarında hafif bir eksiklik vardır ama, göz çok zor farkeder. Ancak uzman, usta insan bakınca, “Ha, kenarında biraz eksiklik var.” der. Ötekisi yuvarlak sanır.

İşte böyle mehtapla geceleri aydınlık olduğu için, pırıl pırıl olduğu için bu günlere, yâni kamerî ayların 13, 14 ve 15. günlerine eyyâm-ı biyz derler. Biyz da ebyaz kelimesinin çoğuludur Arapçada. Eyyâm, yevm kelimesinin çoğulu… Eyyâm-ı biyz, yevm-i ebyazlar, yâni beyaz günler demek.

O günlerde Peygamber Efendimiz hep oruç tutarmış, hiç ihmâl etmezmiş. Hiç kaçırmamış o eyyâm-ı biyz oruçlarını… Onu tavsiye ediyor. Her ayın başında, ortasında, sonunda oruç tutmayı tavsiye ediyor. Her haftanın pazartesi perşembe günü oruç tutmayı tavsiye ediyor.

Bunun dışında kendisinin mûtadı, arada yapılsın diye tavsiye ettiği bazı oruç şekilleri var. Yâni oruçtan tamâmen kopmuyor müslüman, zaman zaman oruç tutuyor. Müslümanın oruç tuttuğu zamanlar sadece Ramazana münhasır kalmıyor, Ramazanın dışında da Allah rızası için oruç tutuyor.

Şimdi bu Şevvalin altı gününü de tutunca, (kâne kesavmid-dehr) bütün senesinin her gününü oruç tutmuş gibi sevap verecek Allah… Neden?.. Çünkü Ramazan 30 gündür, on misli mükâfâtıyla 300 gün eder. Şevvalin 6 günü de, on misli mükâfâtıyla 60 gün eder. 300 + 60 = 360 gün eder. Zâten kamerî yıl 360 gün bile değildir, 354 gündür. Demek ki altı gün fazlasıyla, bütün seneyi oruç tutmuş gibi oluyor.

O halde sevgili izleyiciler ve dinleyiciler, bu Şevval ayı içinde, önümüzdeki günlerde altı gün oruç tutmanın kârlı, sevaplı, faydalı olduğunu, Peygamber Efendimiz’in bu hususta tavsiyede bulunduğunu size nakletmiş oluyorum. Dilerim ki, bu altı gün orucunu da tutarsınız.

Bu altı gün orucunu tutarken, isterseniz yarından itibaren başlarsınız, altı günü peşpeşe tamamlarsınız. İsterseniz, aralıklı aralıklı, atlayarak tutabilirsiniz. Pazartesi perşembeleri tutarak altı günü öyle tamamlarsınız. İsterseniz eyyâm-ı biyzda başlayıp, üç gün daha ilâve ederek öyle tamamlarsınız. Bir taşla birkaç kuş vurmak, sevabı daha çok almak bakımından iki sevaplı işi beraber götürmüş olmak bakımından, kârlı olur diye, sevap kazanın diye ben size bunu hatırlatıyorum.

Oruç çok güzel bir ibadettir. 1. Ruhun terbiyesi bakımından, nefsin terbiyesi bakımından çok güzeldir. İradenin kuvvetlenmesi bakımından, insanın iradesinin kuvvetlenip kendisine hakim olması, nefsine hakim olması bakımından çok güzeldir. 2. Sıhhî bakımdan, bedenî bakımdan çok güzeldir. Yâni biz yiye yiye adetâ vücudumuzu zorluyoruz, tazyik altında tutuyoruz. Biraz yememeyi öğrenerek midemizi, karaciğerimizi, sindirim cihazlarımızı rahatlattırmış olacağız. Her şey dinlenecek, hafifleyecek, rahatlayacak.

Bunun hem sevabı var, hem sıhhî faydası var. Mânevî faydası var, maddî faydası var… Rûhî faydası var, irâdî faydası var, çok kıymeti var. Ahlâkî faydası var; çünkü insan nefsine hakim olduğu zaman, ahlâkı güzelleşiyor. Güzel ahlâk dediğimiz şey insanın kendi nefsine hakim olmasıyla olabiliyor. Yoksa insan nefsine yenildi mi, ahlâksızca işleri yapıveriyor.

Kim nefsini yenerse, o felâh bulur; kim nefsini yenemezse, engelleyemezse, dizginleyemezse, frenleyemezse, o da mahvolur. Nefsi insanı çok kötülüklere bulaştırır; içki içirir, kumar oynattırır, para kaybettirir, hırsızlık yaptırır, rüşvet aldırtır. Gözlerini hırs bürür. Canı bir şeyi çektiği zaman haram, günah, yasak tanımaz, onu yapmağa yönelir, büyük günahlara girer. Sonunda çok fena olur.

Onun için oruç çok güzel bir ibadet. Şimdi bugünlerde bayram bitiyor, yarından itibaren başlayabilirsiniz. Altı gün orucunu tavsiye ediyorum.

*22.01.1999 Akra Cuma Sohbetinden alınmıştır.