Neredesin Ey Nezaket

Son dönem takıntılarımdan biri nezaket

Nezaketsizlikten hepimiz muzdaribiz aslında…

Nezaket nedir ve nereden öğrenilir?

Okusak da bir çırpıda nezaket sahibi olsak…

Hangi okulda öğretilir? Gitsek de öğrensek…

Nerede satılır? Alsak da kaynatıp bir çırpıda içsek, çiğneyip yesek de hemencecik nezaketli olsak…

Nezaket hakikaten nasıl elde edilir?

Evet, takıldım ben bu nezakete. Eksiklikler bunu daha da belirginleştiriyor sanırım.

Sakın kibarlık veya yumuşaklık diye algıladığım sanılmasın. Nezaket en insancıl hareketler dizisi… Ruhun ve gönlün hareketlere, sese, tavra yansımasını kastediyorum.

Bu söylediklerim öncelikle kendime… İletişimlerimize bakıyorum; otobüste, pazarda, işyerinde, orda burada, her yerde… İstem dışı dikkatimi çekiyor sözler, ifadeler, konuşmalar. Kendimi sınıyorum, gözlemliyorum.

Ağızdan çıkan sözler, tonlamasına varana kadar nezaket olarak nasıl çıkar?

Dillendirilmeyen, ama eksikliği çokça yaşanan, yokluğu hissedilen: Nezaket…

Benim için nezaket şu olsa gerek:

Eveti yüceltmeden, hayırı incitmeden söylemek; teşekkürü yerlere yatmadan, rica ederimi böbürlenmeden söylemek…

Saygı ve sevgi çerçevesinde gönle hitap ederek muamele etmek…

Örneğin;

Uzun yol otobüsünden inerken şoföre teşekkür etmek…

Teşekkür edilince rica ederim demek…

Tatillerde veya akşamları telefonla aradıklarımıza rahatsız ediyorum, kusura bakmayın demek…

Size zahmet olacak ama ifadesini kurmak…

Mısın? mısınız? Eklerini kelimelerin sonuna eklemek…

Aile, çevre ve eğitimin yanında nezaketsizliğin sebebi öncelikle egomuz, kendimizi fazla beğenmemiz… Kabul etmekte zorlansak da…

Ailesinden görmemiş, okumamış, ne yapsın seslerini duyar gibiyim. Tabii ki etkenler olabilir ama tek ve direk sebep değiller.

Bir diğer sebep de, karşımızdakini adam yerine koymama hali… Tabii ki alttaki özgüven eksikliği kendisini nasıl belli etsin.

Böyle davranırsa kabul göreceği görüşü de etkin tabii ki. Zanneder ki böyle davranışlar pirim kazandırıyor.

Gül bahçesine giren gül kokar der büyükler. Gül kokan yerlere gidip, gül kokanlarla birlikte olalım ki onların kokusu da bizi sarsın. Üzerimizdeki beğenilmeyen huylar hemencecik gitsin.

Yeter ki O nasip etsin güzellikleri. Nasipsiz hayattan yine O’na sığınırım.

Tülay Arsal