Nebevi ve Kimyevi Yönüyle Misvak

Asrımızdaki modern diş fırçalarının kökenini teşkil eden misvak, milattan önce 3500’lü yıllarda Babil medeniyetinde izine rastlanan, antik Yunan ve Roma kaynaklarında ismi geçen kadim bir unsurdur.

Arapça’da “arak” ve “sivak” ismiyle anılan “misvak”, Japonca’da “koyoji”, İbranice’de “qesam”, Ermenice’de “qisa”, Latince’de “mastic” olarak bilinmektedir. Ağız ve diş sağlığını temin etmek üzere Asya, Afrika, Güney Amerika ve Ortadoğu’da çeşitli bitki türlerinden misvak üretimi söz konusudur. Ancak Peygamber Efendimiz (sas)’ in kavli ve fiili sünnetinde yer alan ve bu yazının konusunu teşkil eden misvak, Asya ve ülkelerinde, bilhassa Arap yarımadasında yetişen arak ağacı (tıbbi tabirle Salvadora persica) nın dal ve köklerinden elde edilmektedir. Takriben 15 cm uzunluğunda 1 cm kalınlığında bir çubuktan müteşekkildir. Kolay temin edilen, makul fiyatlı, sade, dini ve kültürel unsurlar barındıran misvağa rağbet günümüzde de sürmektedir[i]. Dünya Sağlık Örgütü tarafından misvağın ağız ve diş sağlığının korunmasına katkı sağladığı ve bilimsel araştırmalarda yeni faydalarının gün yüzüne çıkarılabileceği beyan edilmiştir[ii].

Misvak özünün zararlı mikroorganizmalara, enfeksiyon hastalıklarına, ödeme ve açık yaralara karşı etkili olduğu bilinmektedir[iii]. Diğer yandan şöhretine ve yaygın kullanımına nispeten misvağın içeriği ve etki mekanizmasına dair kaynaklarda yer alan bilgi azdır i. Son yıllarda misvağın içerdiği kimyasal ve tedavi edici maddeleri belirlemek üzere yapılan araştırmalarda artış gözlemlenmiştir. Bilim insanları tarafından misvak, antimikrobiyel ve çürük önleyici özelliğini tespit etmek üzere muhtelif usullerle incelenmiştir. Kah milimetrik parçalar halinde besi yerinde zararlı mikroorganizmalara tabi tutulmuş, kah dondurularak kurutulup öz haline getirilmiş, kah etil alkolde yahut suda çözündürülmüş, kah diş macunlarına etken madde olarak katılmıştır. Fırçalamadan hâsıl olan mekanik etkinin bertaraf edildiği bu nevi araştırmalar sonucunda ağız içinde bulunan zararlı bakteri ve mantarların bir kısmına karşı etkili, diğer bir kısmına karşı diş macunuyla fırçalamaya nazaran daha az etkili bulunmustur i. Genellikle lise ve üniversite öğrencileri arasında gönüllülerin katıldığı pek çok epidemiyolojik çalışmada dişlerini misvakla fırçalayan grup, macunlu diş fırçası kullanan grupla karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Belli periyotlarla misvakların durumunun ve katılımcıların ağız diş sağlığının kontrol edildiği bu araştırmaların sonuçlarında misvak kullanımının diş macunuyla fırçalamaya göre çürüklere karşı daha koruyucu olduğu rapor edilmiştir[iv].

Misvak ağacının yetiştiği yörenin coğrafi özelliklerine bağlı olarak misvak özünün kimyasal bileşenleri ve bu bileşenlerin miktarları değişiklik arz edebilir. Genellikle misvak özünde aminler, klor, flor, silisyum, sülfür, hardal yagi (izotiyosiyanat), C vitamini, alkaloid, okaliptol gibi kimyasal bileşenler bulunur. Bunlardan bazısı terapötik etkiye sahip maddelerdir. Antibakteriyel, ateş düşürücü, çürük oluşumunu önleyici bu etkilerin misvağın terapötik/tedavi edici etkisinde payı olup olmadığı araştırılmaktadıriv. C vitaminin yüzeysel olarak doku iyileşmesine katkıda bulunduğu, silika ve klorun diş yüzeyinde biriken lekelerin aşınmasını sağladığı, taninlerin antioksidan kaynağı olarak iyileşmeye katkıda bulunduğu ortaya konulmuştur[v]. Misvak özünde bulunan esansiyel yağların tükürük salgısını arttırmak suretiyle asitliği ve ağız florasını dengelediği belirtilmiştir. Misvak özünde ve sulu çözeltisinde bulunan flor, kalsiyum, fosfor ve silika miktarını inceleyen muhtelif çalışmalarda kalsiyum, fosfor ve silika miktarı oldukça yüksek bulunmuştur. Suda çözünen florur miktarının ise özde bulunan flordan çok daha düşük olduğu rapor edilmiş, diş çürüklerine karşı korumanın yalnızca misvağın flor bileşenine atfedilmesinin mümkün olmadığı, mekanik fırçalamanın da göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirmesi yapılmıştır[vi]. Başka bir çalışmada misvak uzun sure çiğnendiğinde açığa çıkan BITC bileşeninin diş çürüklerine karşı tedavi edici etkisi üzerinde durulmuştur. Bu bileşenin diş plağı oluşumunu ve çürüğe sebep olan bakterilerin çoğalarak asit üretmesini engellediği, bu suretle ağız sağlığını temin ettiği öne sürülmüştür i.

Flor iyonu oral ve topikal kullanıldığında yani yalnız diş hekimleri tarafından dişlerin üzerine kaplanmak suretiyle uygulandığında dişte bulunan kalsiyum iyonuyla birleşerek sertleşir. Çürüklerin oluşumuna karşı oluşturduğu bu dirençli yapı dolayısıyla diş plağı ve diş eti rahatsızlıklarını da önlemiş olur.Yutulduğu takdirde toksik etkisi açığa çıkan flor iyonunun güvenli tüketim sınırları dünya çapında yetkili merciler tarafından uzun soluklu araştırmalar sonucunda belirlenmiştir. Diş hekimlerinin kullandığı flor vernik uygulaması %2.2 mg sodyum florur çözeltisi ile hazırlanmaktadır. Bir seferlik vernik uygulaması sırasında kullanılan florur miktari 6-13 mg kadardır ki yutulma ihtimali olan miktar bunun çok daha altındadır. Bir araştırmada günde 1 mg tablet formunda floru yutan hastaların yüzde birinde egzema, baş ağrısı ve ürtiker gibi yan etkilerin gözlemlendiği rapor edilmiştir. Flor vernik uygulamasında ise şimdiye kadar buna benzer bir yan etki rapor edilmemiştir. Flor vernik uygulaması diş hekimleri tarafından bilhassa diş fırçalama kabiliyeti yetişkinlere nazaran daha zayıf olan çocuklara tavsiye edilmektedir. Ancak uygulamanın hekim-çocuk işbirliği halinde sakin bir zaman ve zeminde gerçekleştirilmesi, çocuğun floruru yutmaması ve toksik etkiye maruz kalmaması açısından azami önem arz etmektedir. İlkokul çocuklarına toplu halde flor vernik uygulayan kampanyalar esnasında bu husus göz ardı edilmemelidir. Ayrıca, diş çürüklerinin oluşumunu her ne kadar flor vernik önlüyorsa da çürük oluşumunun sebepleri arasında ilk sırada gelen flor yahut kalsiyum eksikliği değildir[vii].

Flor iyonunun ağız ve diş sağlığını temin edici etkisi, bilim insanlarını misvağın tedavi edici etkilerini flor bileşeninde aramaya sevk etmiştir. Misvaktaki flor miktarı vernik uygulamasında kullanılan miktardan oldukça düşük bulunmuştur.  Bir çalışmada flor vernik uygulaması, kitosan, propolis, misvak özü gibi doğal ürünlerden elde edilen verniklerle antimikrobiyal ve çürük önleyici etkileri yönünden kıyaslanmıştır. Yalnız flor iyonu içeren doğal vernik antimikrobiyel yönden diğerlerinden önemli ölçüde zayıf bulunmuştur. Doğal ürünlere flor iyonu eklendiğinde antimikrobiyel etkilerinde artış gözlemlenmiştir. Diş minesini çürük ve plak oluşumuna karşı en fazla koruyan flor vernik olmuştur. Misvak özlü vernik, mine tabakasını korumakta tek başına yetersiz bulunmuş olsa da doğal ürünler arasında en iyi korumayı misvak özlü vernik sağlamıştır[viii].

Kalplerin tabibi ve devası olan Peygamber Efendimiz (sas)’ in sünneti seniyyesi, ruh ve beden sağlığını olduğu gibi ağız ve diş sağlığını da koruyan nice fiil, söz ve takrir barındırır. Hz Aişe validemiz (ra)’den rivayet edildiğine göre Efendimiz (sas) eve girdiğinde ilk iş olarak misvak kullanmıştır. Huzeyfe (rha) den rivayetle Efendimiz ne zaman teheccüd namazına kalksa ağzını ve dişlerini misvakla temizlemiştir. Ebu Hizas Şabani isimli sahabeye arak ağacının dalını uzatarak onu misvak olarak kullanmasını buyurmuş, arak ağacından yapılan misvağı diş temizleyicilerin en hayırlısı olarak tanımlamıştır. Misvağın ağız için temizleyici ve Rabb’imizin rızasını celbedici olduğunu buyurmuştur. Peygamberlerin sünnetlerinden olan 4 şey arasında hayâ sahibi olmak, koku sürünmek, evlenmek fillerinin yanında misvak kullanmayı da zikretmiştir. Ayrıca Ebu Hureyre (ra)’den rivayetle ‘Ümmetime ağır geleceğinden korkmasam her namaz vakti (başka rivayette her abdest alışta) misvak kullanmalarını emrederdim’ buyurmuştur[ix]. Misvak fıkıh kaynaklarında abdestin sünnetleri arasında zikredilir. Misvak kullanımı yalnız abdest veya namazlara mahsus değil, günün her vaktinde müstahsen görülerek tavsiye edilmiştir[x]. Bu önemli sünneti ifa ve ihya etmek isteyenler için nesillerdir misvak üreten Hicaz bölgesi misvak erbabı, misvağın taze kalması için ışık ve hava almayan bir kapta, buzdolabında saklanabileceğini ifade etmektedir[xi].

Günümüz araştırmaları ortaya koymuştur ki ağız ve diş sağlığının bozulması ilave şeker(rafine toz şeker) içeren gıdaları tüketmekten ve günde en az iki sefer iki dakika süreyle diş fırçalama alışkanlığı edinmemekten kaynaklanmaktadır[xii]. Konunun uzmanlar tarafından ağız-diş sağlığı ve sağlıklı beslenme hakkında eğitim kurumları ve toplum bazında bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenmesinin mevcut flor vernik uygulamasından daha ziyade etkili olabileceği ifade edilmektedirvii. Bu yazının hazırlık sürecinde taranan bilimsel makaleler içinde ilave şeker (rafine toz şeker) tüketmeyen ve misvak kullanan kişilerin ağız ve diş sağlığını inceleyen bir çalışma bulunmaması dikkat çekmiştir. Hem kavli hem fiili bir sünnet olan misvağın tedavi edici etkisi, tükettiğimiz gıdaları seçerken de nebevi beslenmeyi esas aldığımız takdirde mutlaka tezahür edecektir.

Gıda Kimyageri Saadiyye Eryılmaz

[1] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1013905212000181

[1] WHO., 2000. Concensus statement on oral hygiene. Int Dent J. 50, 139.

[1] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2090123217300577

[1] http://file.scirp.org/Html/1818.html

[1] https://www.thieme-connect.com/products/ejournals/pdf/10.4103/1305-7456.178297.pdf

[1] https://www.researchgate.net/publication/13743502_Meswak_The_Natural_Toothbrush

[1] http://www.fluorideresearch.org/483/files/FJ2015_v48_n3_p195-204_sfs.pdf

[1] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2090123217300577

[1] Müslim, İmare 103, 106-108, Tahare 42. Mesacid, 219: Buhari, İman, 26, Mevakit, 24, Cuma, 8, Savm 27, A. İbn Hanbel, I, 80, 120, II, 245. Ebu Davud, Sünen, 51. Tirmizi, Cami, 1080. Tirmizi, Cami, 22. Buhari, Sahih, 888.

[1] Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Abdestin Sünnetleri, s191.

[1] https://www.arabnews.com/news/459712

[1] https://www.mouthhealthy.org/en/az-topics/d/diet-and-dental-health