NA’T


Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem âşıklarından Çelebizâde Âsım merhum Medine-i Münevvere’ye gitmek için yola çıktığında söylediği beyitler:170

Na’t
Ey sârbân zimâmı çek semt-i kûy-ı yâre
Vîrâne dilde zîrâ yer kalmadı karâre
Bîm-i zalâm-ı şebden olma sakın vehm-nâk
Âh-ı şerâre-bârım hâcet mi kor nehâre
Âzurdepây olursa cemmâzın eyleyem ferş
Dîbâce-i cebînim şevk ile rehgüzâre
Ey sârbân-ı müşfik hiç olmadın mı âşık
Âhesterevlik edme rahmeyleyip bu zâre
Ben derdmend-i aşkım her yerde kılmam ârâm
Tâ vâsıl olmayınca serhadd-ı kûy-ı yâre
Ol kûy-ı canfezâ kim ehl-i nazâr değişmez
Dâru’s-sâkine ya’nî şehr-i Medîne
Mâlişgeh eylemmîş hâk pişânî-i kibâre
Ol kûy-ı arş rutbet kim hâk-ı ıtrnâkin
Bir seng-i rîzesini bin dürr-i şâhvâre
Izz ü şerefle me’vâ sultân-ı kâmkâre
Sultân-ı mülk-i sermed mahbûb-ı Hak Muhammed
Kim kulluğu şerefdir şâhân-ı tâcdâre
Ey cümle âlemîne mahzâ atâsı Hakkın
Senden olur olursa Âsım fakîre çâre.

Açıklaması
Ey deveci, yuları yâr yurdunun tarafına doğru çek. Zira bu virâne gönülde beklemeye tahammül kalmadı.
Gece karanlığının dehşetinden sakın korkma. Çünkü benim âh ü enînimden çıkan kıvılcım gündüze ihtiyaç bırakmıyor.
Eğer devenin ayağı bu yolda incinirse ben onun yoluna aşk ile alnımı sereyim.
Ey şefkatli deveci, sen hiç âşık olmadın mı? Ne olur şu ağlayıp inleyen zavallıya acı da yavaş yürüyeyim deme.
Ben aşk derdine öylesine düşmüşüm ki sevgilimin semtine varmadıkça yerimde duramıyorum.
Orası (Medine) öylesine cana can katan bir yerdir ki gönül ehli o beldenin bir taş kırıntısını çok kıymetli binlerce inciye değişmez.
Ey arşın fevkinde olan yüce makam, senin misk kokan toprağını Cenâb-ı Hak büyüklerin yüz sürdüğü mübarek bir yer kılmıştır.
Huzur ülkesi olan şehir, yani Medine-i Münevvere, herkesin kavuşmak için çırpındığı sultanın, izzet ve şeref dolu mekânıdır.
Ebediyyet mülkünün sultanı, Hakk’ın mahbûbu olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, sana kul olmak taç giymiş sultanlara bile şereftir.
Ey bütün kâinâta Hakk’ın rahmet olarak gönderdiği Resûl, bu Âsım kuluna çare ancak senden olur.

* İslâm Mecmûası, yıl: 20, sy. 3 (Mart 1976-Almanya), s. 63