Nasihat dönemi bitti aktif dinleyici olun

Ergenlik döneminde kimlik bunalımı yaşayan genç farklı olduğunu göstermek isterken marka bağımlılığına yakalanıyor. Profesör Tarhan bu dönemde anne-babalara konuşmaktan önce dinlemeyi öneriyor. Marka tutkusu nedeniyle gençler depresyona giriyor. Yasal olmayan davranışlara yöneliyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, popüler kültürde gençlerin özdeşim kurduğu modeller yaratıldığına dikkat çekerek “Gencin bu modelle özdeşim kurması teşvik ediliyor. Kendini ispat etmeye çalışan genç, sunulan modelin giyim tarzını örnek alıyor. Gençlerin bu özelliği tüketim alışkanlığını değiştirmek için kullanılıyor. Genç, model aldığı kişinin kullandığı markaları almaya hedef olarak benimsiyor” diyor.

Tarhan, marka merakının bir tutkuya dönüşmesinde ailenin büyük rolü olduğunu savunarak şunları söylüyor; “Aile, çocukluğundan itibaren ‘Çocuğum en iyisine layık. Ona her şeyin en iyisini almalıyım’ mantığıyla hareket ediyorsa çocuk büyürken en iyiler de büyüyor. Çocuk, en iyi seyahati, en iyi arabayı ve en iyi evi istemeye başlıyor. En iyisinin ölçüsü çocuğa verilmeli. En iyinin ölçüsü marka değil, hem kaliteli hem ucuz olmalı.”

Tarhan, marka tutkusu nedeniyle yaşamı altüst o an aileler olduğuna dikkat çekiyor; “Her gece eğlence yerlerine giden. Bunun için anne ve babasının kredi kartlarını izinsiz kullanan. Hatta sınır konduğunda annesine şiddet uygulayan gençler var. Kimi dürtülerini kontrol edemez hale geliyor. Marka bir tutku haline gelen genç erin kişiliklerini analiz ediyoruz. Kişiliğini zayıf ve kuvvetli yönlerini dikkate alarak kendilerine yeni hedefler koymalarını sağlıyoruz.”
 
‘Gençtir geçer’ demeyin
Profesör Tarhan’a göre gencin örtülü depresyonda olduğunu işaret eden belirtiler şunlar:
● Hırsızlık
● Yalan söyleme
● Tik
● Tırnak yeme
● Evden ya da okuldan kaçma
● Ders çalışmama
● Sinirlilik, dik kafalılık
● Yalnızlık hissi
● Sürekli iç sıkıntısı çekme
● Uyumsuzluk
● Aşırı hayaller kurma
● Otoriteye düşmanlık

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ergenlik dönemindeki sorunların en aza indirilmesi için anne ve babaların nasıl davranması gerektiğini şöyle sıralıyor:
● Gencin fırtınalı bir dönem geçirdiği bilinmeli. (20-22 yaşında bu dönem genelde geçer. En az zararla geçmesi için diyalog gerekir)
● Eleştiri nasihat gibi yöntemler geri teper. Baskı, tehdit, korkutma ve sindirme gibi yöntemler isyana, yalana, evden kaçmaya götürür.
● Gencin sevinç ve üzüntü erinden haberdar olmak gerekir.
● Gence emir vermek yerine fikir vermeye, nasihat yerine aktif dinleyici olmaya ihtiyaç vardır.
● Esnek, sabırlı ve sevgi dolu büyükler bu dönemde gençler için en büyük rehberdir.
● Gencin en büyük gereksiniminin sevgi dolu bakış, güler yüz, tatlı birkaç söz olduğu unutulmamalı.
● Çocuklarıyla aralarında psikolojik bir duvar varsa üçüncü kişilerden ve profesyonellerden yardım almalılar.
● Vicdan, neyi yapması gerektiğini söyleyen zihinsel bir süreçtir. Yanlış yapmaktan onu koruyan bir bekçidir. Bu bekçinin olgunlaşması anne – babanın yuva
sıcaklığını hissettirmesi, yol göstericiliği ve onu bunaltmadan yapılan denetleyicilik gence yapılan en önemli ruhsal yardımdır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan