Murakabenin Hedefleri

unnamed

Murakabe kendi iç âlemine bakma, devamlı gayeyi düşünme, iç ve dış kontrol diye tanımlanabilir. Allah-u Teâla Hz.lerinin devamlı gözetiminde olduğunun farkında olmak. Murakabenin ilk hedefi kendi iç dünyasında vesveseler meydana getirip, Allah’a (c.c.) ve O’nun emirlerine karşı gaflet ve muhalefete sevk eden, böylece ferdin manen yücelmesini engellemeye çalışan şeytan ve nefs adlı iki büyük düşmanı, daima murakabe altında tutmaya çalışmaktır.

Kişi için murakabe Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etme alışkanlığını kazanmaktır. Başta gelen hedeflerimizden birisi ihsana ulaşmaktır.

Çünkü Rabbimiz : “Allah her şeyi gözetmektedir ” buyurmuştur. (Nisa 4/1) Cibril Hadisinde de murakabeye işaret vardır. Murakabe insanı ihsana ulaştırır, ihsan ise has mukarreblerin ruh miracıdır. Mutluluğun yolu murakabeden geçer, çünkü aldığında adaletle alır, bir şey verdiğinde ise ihsanla verir.

Murakabe her hayrın temelini oluşturur ve hayatın her safhasıyla ilgilidir. Sosyal hayatta murakabe yapan bir kimse iç ve dış gözlemleriyle kendini tanıma yolunda çok gelişmeler kaydedebilir. Düşünce dünyasında sağlıklı doğru ve selim bir düşünceye sahip olmanın anahtarı murakabeden geçer. İnanç ve ibadet hayatında, duygu dünyasında da kendini tanıma, değerlendirme ve kontrol etmeyi sağlar.

Tevbe de zaten insanın murakabesi sonucu olur. İnsan bu sayede geçmişin bir değerlendirmesini yaparak içinde bulunduğu durumu düzeltebilir. Tevbe edenlerden olmak, İdeal insan olmak ancak murakabe ehli olmakla mümkün olur. İnsan doğru yolda bulunup, Rabbi ile bağlantı aracı olan kalbini devamlı murakabe ile kontrol altında tutar. Çünkü kalp dini hayatın merkezi, insani hakikatin çekirdeği, vücut mülkünün sultanıdır.

Zira kalplerde hakkı görmeyi engelleyen perdeler oluşmasının sebebi kendini kontrol etmemekten yani gafletten ortaya çıkar, kalpte dağınıklık başlar. Kalbin kontrolü, düşünce kontrolünü getirir, düşüncelerin kontrolü, beden ve azaların kontrolüne sebep olur. Kişi gönlünü, gözünü, dilini, işittiklerini dolayısıyla bütün hareketlerini kontrol ve muhafazaya ulaşabilir. Aslında gözün muhafazası ve murakabesi kalbin muhafaza ve murakabesidir, senkronize bir durum hâsıl olur. İç dünyamız ve dış dünyamızın hali birbirini etkiler. İdeal insan için, fıtrat için duruşumuzun özümüzle birleşmesi uyumlu hale gelmesi elzemdir.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, “ kalbin doğru olması vücuttaki bütün azaların doğru olmasını sağlar “diye buyurmuştur. Bilindiği gibi sevgi kalpte oluşur, kalbine sahip olmak için murakabe sahibi olmak şarttır. Murakabe ehli kimse, hiçbir zaman Rabbini aklından çıkarmaz. Zikrullaha ulaşmak ta murakabenin hedeflerinden biridir. Zikretmek dili terbiye etmek, odaklanarak, bilinçli, farkında olarak anmaktır.   Allah-u Teâla’nın kendisini gözetlediğini, her şeyini bildiğini, kendisine şah damarından yakın olduğunu, yaptıklarını görüp, söylediklerini işittiğini, kalbinden geçenlere vakıf olduğunu bilir. Böylece kendisi ve toplum için faydalı, yararlı, hayırlı bir insan olup dünya ve ahirette mutlu bir kişi olur.

Hedeflerden biri ve en önemlisi ise muhabbetullaha ulaşmaktır. Allah’ın sevdiği kul olmak aslında yaratılış gayemiz, varlık sebebimiz en önemli hedefimizdir. Seven bir kimsenin kalbi, sevdiğinden hiçbir zaman uzaklaşıp kaybolmaz. Bunun içindir ibadetler, hayırlar, itaatler… O bizi sevsin, razı olsun başka ne ister ki insan!

Gönül ayinesin sufi, eğer kılar isen safi

Açılır sana bir kapı, ayan olur Cemalullah…

Nezahat Külekçi

 

Kaynaklar: Feyzül Furkan Kuran-ı Kerim Meali Hasan Tahsin Feyizli

Marifetname, İbrahim Hakkı Erzurumi

Tasavvufi Ahlak, M.Zahid Kotku (rha)

Kuşeyri risalesi, Abdulkerim Kuşeyri

Esmaül Hüsna şerhi, Şahver Çelikoğlu

Mükaşefetül kulub, İmam Gazali