Milli Mücadelenin Kadın Kahramanları

Milli mücadelemiz dünya savaş tarihinde eşine ender rastlanan bir fedakârlığın ve cefanın timsalidir. Gerek cihan harbinde gerekse İstiklal harbimizde Anadolu’nun bağrı yanık insanı erkeğiyle kadınıyla bu kutsal mücadelenin içinde olmuştur.

Bilhassa Anadolu kadınının, milleti zafere götürme konusunda hizmetini dost düşman takdir etmiştir. 93 harbindeki (1877-1878 Osmanlı – Rus Harbi) kadın kahramanı Nene Hatun 20 yaşında çiçeği burnunda bir gelindir. Erzurum – Aziziye Tabyalarında cesurca savaşmış ve Çanakkale’de oğlunu şehit vermiştir. “3. Ordu’nun nenesi” olan Nene Hatun’un elini 1954 yılında Amerikan General hürmetle öpmüştür.

Çanakkale cephesinden çok vahim haberler gelmektedir. Anadolu’nun kadını askere çorap, gömlek, fanila dikerken bir taraftan da kumanya hazırlıyordu. Ancak bu onları tatmin etmedi. Paşa Hazretlerine giderek “Paşam, bizlere hemşirelik, hasta bakıcılık kursları açın. Biz cepheye gitmek istiyoruz.” derler. Paşa Hazretleri ise “Bu tepkileri üzerimize çeker.” deyince hepsi bir ağızdan “ Biz bu günahın bedelini çekmeye hazırız. Onlar bizim kardeşimiz ve babamızdır.” derler. Bir asker edasıyla kanayan yaraları sarmaya, merhem olmaya çalışırlar. Harbiye Nazırlığı bu fedakârlığa bir nişane vermek ister. Ama hazinede delikli bir kuruş bile yoktur. Çare bulunur; Depolardaki İngiliz tüfeklerinin namluları eritilir ve fedakâr Anadolu kızlarına “Cihadiye Yüzükleri” hediye edilir. Bu, onlar için dünyanın paha biçilmez bir değer olduğunu ifade ederler.

Milli mücadelenin Nezahat Onbaşısı meclis kararıyla İstiklal Madalyası’na hak kazanır(1921) . Ancak Kurtuluş Savaşı’nın hengâmesinde unutulur. 70. Alay’da şehit olan bir askerimiz “Biz Mehmetçik Nezahat’e Türklerin Jeand ‘ARC’ı “ diyoruz. Aslında ortaokul yıllarımızda öğrenmişizdir Jeand ARC’ı. Ama hala Nezahat Onbaşı’yı tam olarak idrak etmek mümkün olmamıştır.

İstiklal Harbimiz Kara Fatma’sıyla özdeşleşmiştir. Asıl adı Adile Onbaşı’dır. Tarsus’un alınmasında önemli hizmetlerde bulunmuştur. Bir diğeri de Halime Onbaşı’dır. Erkek askerlerin içerisinde Halim Onbaşı olarak bilinen Halime Onbaşı saçını kazıtır ve her gün tıraş olur. Savaş bitmesine rağmen sırtından asker kıyafetini asla çıkartmamıştır. Kendisinin ihtiyacı olduğu halde verilen maaşı bağışlamak kadar da âli cenap olmuştur.

Bilhassa Kastamonu’nun kadın kahramanı Şerife Bacı’dan da bahsetmeden geçemeyeceğiz. Kahraman İnebolu’lu kayıkçılar silah sevkiyatı yapmaktadırlar. Ancak erkeklerin hepsi cephededir. Bu iş, yaşlı ve kadınlara kalmıştır. Şerife Bacı kağnısıyla top mermisini taşırken ıslanmasın diye kazağını yavrusunun üzerinden alır, top mermisinin üzerini örter. Yavrusu üşümesin diye kendi sıcaklığını vermek için üzerine abanır. Ancak bebek soğuktan çoktan ölmüştür. Fakat top mermisi ıslanmamıştır. Bu kahraman Şerife Bacı’yı Kastamonulular hiç unutmazlar.

Yiğitliğini anlatamayacağımız kadar kadın kahramanlarımız mevcuttur. Bahsettiğimiz sadece bir kaçıdır. Rabbimiz neslimizi onlara layık evlatlar eylesin. Ruhları şad olsun.

Nurcihan Çardak