Mevsimsel Değişimin Etkileri

                                                                                                       Psk. Şerife Zehra Yiğit

                İnsan, doğası gereği dış dünyada olup biten ısı ve ışık değişiklikleri gibi etkenlerden etkilenir. Bu etkinin şiddeti; yaşam tarzı, inanç sistemi, karakter yapısı gibi kişisel farklılıklara bağlı olarak değişir. Özellikle mevsim geçişlerinde bireylerin yaşamında bazı depresyon türleri görülebilir. Günlük hava durumundaki değişiklikler dahi duygu durumumuzda etkilidir. Örneğin; güneşli havalarda moralimiz daha iyiyken kapalı havalarda cansız ve zevksiz hissedebiliriz.

Mevsimsel duygudurum bozukluğu (SAD: seasonal affective disorder), sonbahardan kışa kadar süren kış depresyonu ve bahar aylarında görülen bahar depresyonu olmak üzere ikiye ayrılır. Mevsim geçişlerinde yaşanan duygusal durumdaki bozuklukların nedenlerini iki ana başlıkta değerlendirebiliriz: biyolojik saat ve hormonlar. Güneş ışığına maruz kalma süresinde ve derecesindeki artış ve uyku süresindeki azalma, vücudun adaptasyon sürecinde sıkıntı yaşamasına neden olarak yorgunluğa yol açar. Buna ek olarak melatonin ve seratonin hormonlarındaki değişim de depresif duygulara neden olabilir. Uykuyu düzenleyen, vücut ritmini ve biyolojik saati ayarlayan melatonin hormonu karanlıkta salgılanır. Bu sebeple gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olduğu kış ayında bu hormonun üretimi daha fazladır. Bahar aylarında ise düşüşe geçer. Melatonin gibi biyolojik saati düzenleyen seratonin hormonu vücutta güneş ışığı ile birlikte artar. Bahar aylarında çoğalırken kış aylarında azalır ve bu durum depresyona neden olabilir.

Uyku miktarı, sosyal yaşantı, genel ruh durumu, kilo ve enerji düzeyindeki mevsime bağlı değişiklikler kişinin bünyesinin bu konuda hassas olduğunun göstergesidir. Sonbahar-kış döneminde sosyalliğin azalması, kalorili yiyecekler tüketmeye yönelim, kilo artışı, endişe hali, uykuya doyamama gibi belirtiler görüldüğünde mevsimsel duygudurum bozukluğundan söz edebiliriz. İlkbahar-yaz dönemindeyse hayattan zevk alamama, ilgi ve zevk kaybı, yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon bozukluğu, uyumada zorluk, işe veya okula gitmek istememe, enerji azlığı ve karamsarlık gibi semptomlar bahar depresyonu belirtileridir. Elbette keyifsizlik, yorgunluk gibi durumlar zaman zaman yaşanabilir ancak ani başlayıp iki haftadan fazla sürüyorsa, uyku, iştah ve enerji düzeyinde değişiklik mevcutsa uzmana başvurmak yararlı olur. Unutulmamalıdır ki, mevsimsel geçişlerden herkes aynı derecede etkilenmez. Bu süreci rahat geçirenlerin sayısı da çoktur.

Bu hafta itibariyle girdiğimiz bahar ayına daha kolay adapte olabilmek için neler yapılabileceğinden de kısaca bahsetmeye çalışalım:

– Erken yatıp erken kalkılmalıdır. Gece geç saatlere kadar oturulması karanlıkta salgılanan melatonin hormonunun üretilememesine neden olur. Oysa gecenin dinginliğinden ve gündüzün bereketinden faydalanabilmek çok önemlidir. Erken kalkarak güneş ışığıyla daha çok muhatap olmak yeni mevsime uyum sürecimizi hızlandırabilir.

– Ev veya işyerinde vakit geçirirken mümkün mertebe aydınlık ortam oluşturulmalıdır.

-Bol bol açık havada vakit geçirilmelidir. Açık hava insana dinginlik vererek daha iyi hissettirir.

– Yürüyüş ve spor aracılığıyla vücut canlı tutulmalıdır Her gün 30 dakikalık düzenli yapılan spor vücutta seratonin ve dopamin hormonlarının [1]artmasını sağlar. Dopamin hormonu yorgunluk hissini azaltır ve iyi hissetmenize yardımcı olur.

 

[1] Oğuz Tan, 2009. Depresyon: Önemli Bilgiler, Çıkış Yolları. Timaş Yayınları.