Mesnevi'de Cennet

IMG_3772 copy

Hz. Mevlânâ’ya göre CENNET nedir?

Cenneti nasıl kendi ellerimizle yaparız. Mesneviden arz etmek istiyorum efendim.

“Bir Müslüman secde yâhut rükû edince, onun secdesi ve rukûu âhiret âleminde cennet olur.

Birinin ağzından Cenâb-ı Allah’ı övme, hamd ü senâ çıkınca, Cenâb-ı Hakk o hamdi, o övgüyü cennet kuşu yapar.

Senin elinden sadaka ve zekât verilince, o sadaka ve zekât cennet bağı ve bahçesi olur.

Senin sabır suyun, cennet ırmağı kesilir, cennette akan süt ırmağı da senin sevgindir, aşkındır.

İbâdetten aldığın zevk, cennetteki bal ırmağıdır. Kendinden geçişin, mest oluşun da şarap ırmağıdır.

Bu sebepler, yaptığın işlere benzemez. Fakat Allah bu sebeplerin yerine o eserleri nasıl getirdi? Bunu da kimse bilemez.

Bu sebepler, dünyada iken nasıl senin fermânın, buyruğun ve irâden meydana gelmişse, cennetteki o dört ırmak da senin buyruğuna, irâdene uyacaktır. Dünyadaki güzel sıfatlar senin emrinde olduğu gibi, cennetteki ırmaklar da senin emrindedir.

Cennetteki ağaçlar da, senin buyruğunu yerine getirirler. Çünkü o ağaçlar, senin dünyadaki iyi sıfatlarından, ahlâkından yeşerdiler, meyve verdiler.

Bu güzel sıfatlar, bu dünyada senin buyruğun altında idiler. İyi huylarına, ibâdetlerine karşılık olarak verilen şeyler de, öteki dünyada, senin elinde olacaktır.”

İşte yaptıklarınıza karşılık size mirasçı kıldığımız CENNET! (Araf-43)

“Cehennem de yine senin elindedir, senin eserindir.

Elinden bir mazlûm yaralandı, zulüm gördü ise o zulmün cehennemde bir ağaç olur, ondan zakkûm meyvesi husûle gelir ve onu yersin.

Sen hiddete kapılıp, gönüller kırdı, gönüllere ateş düşürdü isen, o ateş cehennem ateşinin mayası olur seni yakar yandırır.
Senin öfke ateşin bu dünyada insanların gönlünü yakardı. Ondan doğan cehennem ateşi de, orada seni yakar, yandırır.

Senin hiddet ateşin, burada, insanlara kastederdi. Ondan doğan cehennem ateşi de, orada sana saldıracaktır.

Dünyada hiddete kapıldığın zaman ağzından çıkan yılan ve akrep gibi insanları sokan sözlerin, orada yılan ve akrep olup senin kuyruğundan yakalayıp sokacaktır. İşte böylece yaptığın iyiliğin de kötülüğün de karşılığını ahirette bir bir aynıyla göreceksin.”

Kim bir zerre miktarı hayır üretmişse onun karşılığını görür.
Kim bir zerre miktarı şer üretmişse onun da karşılığını görür. (Zilzal-7-8)

Biz kimseye zulmetmeyiz herkes kendi elinin ettiğini çeker.

İyilik ve güzellikten sana ne gelirse hepsi Allah’tandır.

Kötülük ve çirkinlikten de sana ne ulaşırsa bil ki o da senin nefsindendir. (Nisa-79)

Bunlar elinizin önceden gönderdiği şeylerdir. ALLAH kullarına asla zulmetmez. (Enfal-51)

Al işte bu senin iki elinin önceden gönderdiği şeylerdir. Şu bir gerçek ki; Allah kullarına asla zulmedici değildir. (Hac-10)

Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da af ediyor. (Şuara-30)

Tüm bu anlatılanları Hz. Mevlânâ’mız aslında bir tek beyitte toparlamış; Div. clt.1.388: “Hiddet ve öfkeye kapılıp insanları çiğneyip geçme ki Cenâb-ı Allah da kudret ayağıyla seni iki cihanda çiğneyip geçmesin.”

Ölümden ancak Hakk âşığı olmayanlar korkar.