Meslek Seçimi

İnsan yaratılışı gereği diğer canlılardan farklı olarak hayatını devam ettirebilmek için çalışmak, gayret etmek zorunda olan bir varlıktır. Ayet-i kerimede belirtildiği gibi “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.”(1) Bu çalışma hem ahirete yönelik hem de dünya meşgalelerine yönelik olarak değerlendirilmektedir.

Çocukluk çağında aileler tarafından karşılanan daha çok yeme-içme, barınma gibi öne çıkan ihtiyaçlar yetişkinlik döneminde çeşitlenerek kişinin bizzat çalışmasına bağlı olarak şekillenir. Meslek ve iş kavramları bu dönemde devreye girer, mesleğin varlığı ve ya yokluğu insan hayatını önemli ölçüde etkiler.

Meslek, insanlara yararlı mal veya hizmet üretmek ve karşılığında bir gelir elde etmek için yapılan belli bir eğitimle kazanılan ve kuralları toplumca belirlenmiş olan faaliyetler bütünüdür. Hem bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve hayatlarını idame ettirebilmeleri için önemlidir, hem de toplumsal statü ve doyum sağlama aracıdır. Bu açıdan bakıldığında meslek seçimi hem bireysel hem de toplumsal bir yarar sağlar.

İş ve meslek bir biriyle çok iç içe kavramlardır. Bir kimsenin mesleği olabilir ancak işi olmayabilir. İş nedir diye baktığımızda; mesleki bilgi ve becerilerin uygulamaya konulmasıdır diyebiliriz.

İnsanlar çocukluk çağlarından itibaren fıtratında var olan bir takım özellikler ve içinde bulunduğu çevrenin etkisiyle var olan mesleklere karşı bir yönelim gösterir. Genellikle çocukların oynadığı oyuncaklar ve oyunlar bu konuda bize bir ipucu verebilir. Çocuk oyun ve oyuncak yolu ile kendini ifade etme imkânı bulur. Bundan dolayı çocuğun kişilik yapısı, zekâ ve fiziksel düzeyi bunların yanı sıra ilgi alanları iyi tespit edilmelidir.

Küçük yaşta mesleklere yönelim konusunda bazı yönlendirici faktörlerden bahsedebiliriz. Mesela aile bireylerinin sahip olduğu meslek, çocuğun dikkatini çekebilir onu benimseyebilir ve ilgisini o yöne yöneltebilir. Ya da toplumda popüler olan, ön plana çıkan meslekler çocuğun geleceğini şekillendirmesinde tercih konusu olabilir. Çocuğun tercihi dışında aile beklentileri de meslek seçimi üzerinde olumlu ya da olumsuz etkiler yapabilir. Anne ya da baba, olmak istediği ama çeşitli sebeplerle ulaşamadığı mesleği evladına telkin ederek bazen de baskıcı bir tutum kullanarak çocuğun o mesleğe yönelmesini isteyebilir. Hukukçu olmak isteyip de olamayan babanın, evladının hukukçu olmasını istemesi gibi. Günümüzde bu bakış açısı varlığını devam ettirmektedir.

Çocuğun mesleki yöneliminde ve seçiminde ailenin beklentileri çocuğun fıtri özelliklerini aşabilir. Çoğu aileler çocuk doğduğundan itibaren ona bir kimlik belirler ve çocuğunu o şekilde yetiştirmeye gayret eder. Çocuğun doğuştan getirdiği bir takım özelliklere dikkat etmez.

Ayrıca bir başka bakış açısı ailenin birkaç nesilden beri sürüp getirdiği aile mesleğini evlatlarının da tercih etmesini istemeleri, yönlendirmeleri şeklinde olabilir. Ancak burada iki farklı durumla karşılaşabiliriz. Ya çocuk bu telkinlere olumlu bakar, ailesinin sahip olduğu mesleki çalışmaları daha ileri boyutlara taşımak ister ya da bu meslekten nefret eder ailenin yönlendirmelerini kabul etmez kendi ilgi ve yeteneklerine göre bir meslek seçmek ister. Velev ki bu mesleği devam ettirmek zorunda kalırsa mutsuz, huzursuz, belki de başarısız bir meslek hayatı olur.

Günümüzde okul öncesinden başlayan uygulamalarda mesleki yönelim testleriyle çocuğun mesleklere yatkınlığı ölçülmeye çalışılıyor ancak çocuklar sürekli gelişen ve büyüyen varlıklar oldukları için bu testler geleceğe yönelik kesin bir sonuç vermeyebilir, aksine çocuklarda ve gençlerde meslek seçimi çok sık değişebilir. Hatta üniversite sınavına hazırlanıp da her hangi bir meslek belirleyemeyen pek çok genç bulunmaktadır.

Geçlerin meslek seçiminde şu faktörler öne çıkmaktadır;

*Arkadaşlarıyla etkileşimi

*Değer verdiği insanların mesleği

*İnternet üzerinde meslekler ile ilgili edindikleri bilgiler

*Toplumda makam, mevki ve itibar sahibi olmak

*Belki en çok üzerinde durulan mesleğin getireceği maddi kazanç

Meslek seçiminde küçük yaştan itibaren çocukların yeteneklerini destekleme ve yönlendirme açısından anne babaların yapabileceği bazı çalışmaları şöyle sıralayabiliriz:

*Çocuğu gözlemleyerek kişilik özelliklerini fark etmek

*İlgi duyduğu ve yaptığında mutlu olduğu alanları tespit etmek

*İstemediği konularda zorlamamak

*Çocuğun kuvvetli olduğu yönlerinin farkında olmak ve bunu çocuğun fark etmesini sağlamak

*Merak ve araştırma isteklerini engellememek, gerekirse bu konuda yardımcı olmak

Burada önemli olan çocuğun yeteneklerinin ön plana çıkarılması ve bu doğrultuda meslek seçiminin desteklenmesidir.

Bütün bunların yanı sıra belki de üzerinde en fazla durulması gereken konu severek seçilen bir meslekte severek çalışmaktır.

Ali Fuat Başgil Gençlerle Baş Başa kitabında Gençlere:“ Çalışmayı sevebilmenin birçok şartı vardır. Bunlardan biri ve bence başta geleni, insanın işini ve mesleğini kendi ruhi ve bedeni kuvvetine, kabiliyetine ve temayülüne göre seçmelidir. İnsanın sevmediği ve içinin almadığı bir iş ve meslekte, şu veya bu sebeple çalışmaya mecbur olması kadar üzüntülü bir hayat tasavvur edilemez. Ne mutlu o insana ki serbestçe seçtiği meslekte severek çalışır.” diyerek sevecekleri bir mesleği seçmelerini tavsiye etmektedir.(2)

Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan da meslek seçimi ile ilgili size meslek eğitimim ile veya tercihiyle ilgili bir cümle söylemek istiyorum; bizde bizim zamanımızda liseyi bitirdiğimiz zaman, hava şu idi:

Çok çalışkan, çok zeki bir çocuk mutlaka ya mühendis ya da doktor olmalı. Bunun dışındaki meslekler olursa; “Demek ki çok akıllı değilmiş, biraz aptalcaymış, kabiliyetleri eksikmiş de orayı başaramamış da döküntü olarak öbür tarafa gitmiş.

Bu, Yanlış!

Şunu gördüm üniversite, profesörlük hayatımda, talebelerle konuşmamda, ilim hayatıyla iç içe oluşumda… Hangi meslek olursa olsun, güzel bir şekilde yapıldığı zaman insan o meslekte vazgeçilmez bir kimse haline geliyor.

Puansız, imtihansız girilen bir yer bile olsa bir insan bir meslekte kendisini yetiştirdiği zaman, elle tutulan vaz geçilmeyen bir eleman oluyor.

Peygamber(sav)hazretleri buyurur ki; “Allah (cc), hangi işi yaparsa yapsın, yaptığı bir işi mükemmel bir tarzda yapan kula mükâfat verir, rahmetini bahşeder. Onu sever.”

Mesleğiniz değişik olabilir. Bir başka meslek tutturmuşsunuz, geçiminizi, hayatınızı onunla sağlıyorsunuzdur. Bu da çok muhterem bir davranıştır. Çünkü hiç kimseye yük olmuyorsunuz, kendiniz kazanıyorsunuz, ortaya bir emek ya da bir üretim koyuyorsunuz. Bu üretim bazen bir mal şeklinde olabilir, bazen bir hizmet şeklinde olabilir. Bunların hepsi güzel, Allah’ın sevdiği ve mükâfat, sevap verdiği hususlar

Ama hangi yaşta, hangi meslekten olursanız olun, hangi ihtiyaçlar içinde bulunursanız bulunun, vaz geçilmez olan bir konu var; o da hepinizin din ilmi hususunda çalışma yapmanız. Bir şeyler öğrenmeye çalışmanız.(3)

Seçeceğimiz meslek dünya ve ahiretimizi mamur edecek ve her iki dünyada da bizi selamete çıkaracak bir meslek olursa çalışmamız ibadet hükmünde olacaktır.

Ayşe BANZAROĞLU

      Eğitimci

KAYNAKÇA

1-Necm suresi/39

2-Ali Fuat BAŞGİL –Gençlerle Baş Başa

3-Prof. Dr, Mahmud Es’ad Coşan-sohbetler