Merhamet Ve Şefkat

Merhamet, şefkat ve duygusal empati kavramları birbirini tamamlayan temel duygulardandır. Bu duygu kümesinin insan için en iyi sakinleştirici olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar adeta kişide müsekkin etkisi yapar. Mesela sinirli olduğumuz bir anda bu küme içindeki duygular harekete geçerse, beynimiz mutluluk hormonu salgılamaya başlar. Son yıllarda yapılan Fonksiyonel MR araştırmaları, bu duygu şemasının beyinde biyokimyasal kökeninin olduğunu ortaya koymaktadır. Merhamet, şefkat, acıma gibi duygular hissedildiği anda beyinde “iç morfin” denilen endorfin, serotonin gibi mutluluk hormonlarının salgılandığı belirtilmiştir.

Merhamet Evrensel Bir Duygudur

Merhamet duygusu, üçlü kümenin en geniş kapsamlısıdır. Neredeyse bütün canlılarda mevcut olan evrensel bir yanı vardır merhametin. Mesela, dişi kuşlar bir düşman yaklaştığı zaman yaralı taklidi yaparak düşmanı kendine çeker, yavrularını korumaya alırlar. Yine işçi karıncalar, kolonileri tehlikeye girdiği zaman kendi varlıklarını riske atarlar.

Merhamet duygusu olan kişi ayrım yapmaz. Çünkü merhamet, karşı tarafın kimlik ve kişiliğini gözetmeden herkese eşit dağıttığımız bir acıma duygusudur. Bu his, insanın iyi ile kötü arasında gidip gelmesinde çok önemliyken, geliştirilmesi gereken ham bir duygudur.

İnsan bir yönüyle bencildir. Merhametin zıttı egoizmdir. Bu iki duygu, tahterevallinin iki ucu gibidir. Merhamet arttıkça bencillik, bencillik arttıkça merhamet azalır. İnsan iç dünyasında bunlardan hangisini beslerse o yöndeki hisleri gelişir.

Merhamet duygusu, beynin mutluluk hormonu salgılamasını sağlaması yönüyle insanın lehine olan bir duygudur. İnsan sinirli, gergin birisiyle iletişim kurarken onun ruh halini alır. Kızgın olan kişiye sevecenlikle yaklaştığımızda, kendimizin değil ama karşı tarafın duygu parametlerinde iyileşme gözlemleyebiliriz.

Merhamet, mutluluğu düzenleyen beyin alanlarının aktif hale geçmesini kolaylaştırır. Beyinde mutluluk duygusuna ev sahipliği yapan sol, ön ve orta kısım, depresyonun geliştiği alana komşudur. Yani depresyon tedavisinde aktif hale getirmeye çalıştığımız bölümdür.

Başkalarının iyiliğini isteme arzusu da diyebileceğimiz merhamet, empati gerektirir. Çünkü empatik davranış bir yönüyle, karşımızdaki kişiyi mutlu etme ve kendini iyi hissetmesini sağlama çabasıdır. Duygudaşlık, başkalarını anlamayı sağladığı gibi, yaptığı iyilikten ötürü kişinin kendisinin de mutlu olmasına yardım eder.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Duyguların Psikolojisi kitabından alınmıştır