Medya ve Kadın

medyavekadın

 Ayna ayna söyle bana, en güzel kim bu medyada?

        “Bir erkek çocuğu yetiştiren bir erkek yetiştirir, bir kız çocuğu yetiştiren bir aile yetiştirir”.Kadın, aile ve toplumun oluşmasında en önemli öğedir. Bebeklikten yetişkinliğe kadar her insan anne elinde büyür, şekillenir. Allah tarafından erkeklere emanet edilen kadınlar, bugün bu görevlerini yerine getirirken çok zorlanıyorlar. Çünkü popüler kültürün en güçlü silahı, medyanın birinci hedefi olmuş durumdalar.

         Bu dünyanın sadece laylaylom olduğunu düşünenler tarafından aşılanan emperyalist fikirler yüzünden kulluk, salih amel ,ahireti kazanmak için bu dünyanın faniliğini farketmek   gibi gerçekler bir kenara itiliyor. Onun yerine bilgilenmek, öğrenmek ve gelişmek için kullanılabilecek medya , analık gibi ulvi bir meziyete haiz olan kadını kendi çıkarı için kullanmayı seçiyor. Bunu yaparken de kadın haklarından , kadını özgürleştirmekten dem vurup ,tamamen duygusal ($,€) amaçlarını gizliyorlar.

            Yasama, yürütme ve yargı organlarından sonra medya; yani yazılı ve görsel basın, 4.kuvvet olarak algılanır. Kitle iletişim araçları toplumu yönlendirmede çok büyük bir etkiye sahiptir. Bunlar arasında en yaygını televizyondur. Her evde bulunan ve sabahtan akşama kadar açık olan televizyon, günün büyük bir kısmını evinde geçiren kadın izleyici kitlesini mesaj bombardımanına tutmaktadır. Akşamları erkeklerin eve gelmesiyle hedef kitlesi değişen televizyon yayını mesaj vermeye devam eder. Bunu yaparken de ya kadınlara seslenir yada kadınları kullanarak erkeklere.

            Günümüzde hiçbir mahremiyeti kalmayan kadın, reklam pastasının en güzel süsüdür. Her bir kadın profili için ayrı bir yayın politikası vardır. Çalışan kadın, ev kadını, öğrenci hepsi bu medya politikalarının hedefidir. Medyada kadın, kimi zaman bir ürünü satmak kimi zamanda bir düşünceyi aşılamak için sorumsuzca kullanılır. Örneğin reklamlarda, görüntüde çok güzel bir kadın bir şampuan kullanır, erkekleri kendine baktırır. Reklamı anlatan erkek sesidir. Çoğu reklamda bu uzman erkek sesi kadına ürünü anlatır, kadın şaşırır, ikna olur ve sevinir. Uzman erkek sesi, kadına bu ürünü alırsa daha çok sevileceğini, beğenileceğini yada daha mutlu olacağını söyler. Kadınlar ikna edilmeye hazır, alıcı taraftır yada bizzat kadın bedeni ve güzelliği gözler önüne serilerek ürün satışı amaçlanır.

            Kadının kendini saklaması, koruması gericilik; kendini göstermesi, erkeklerin beğenisine sunması ise gelişmişlik olarak lanse edilir. Kadınlara özgürlük, kadın hakları diye bağıran ve kendine modern diyen bu düşünce kafası, kadını modern bir şekilde köleleştirmektedir. Kadın hep güzel olmalı, bu güzelliği erkeğe karşı kullanmalıdır. Temizlik işleri, en iyi deterjanlar, en güzel yemekler mükemmel kadınlar tarafından kullanılan ürünler sayesindedir artık. Görüntülü medya, kadın bedenini saygısızca sömürmekte, güzellik yarışmaları, moda, diziler, filmler kadınlara bir güzellik standardı belirlemektedir. Ahiretinizi  kazandıracak yegane hayatınızı, güzellik , görsellik gibi malayaniyle harcamanıza sebep olmaktadır. Kadınlar bir tüketim çılgınlığına düşmekte, ekonomik gücü yeterli olan, olmayan tüm kadınları içi boş biblolara dönüşmeye zorlamaktadır. Sonuçta kendini televizyonda gördüğü kadınlarla kıyaslayan ve beğenmeyip mutsuz olan kadınlar, hiçbir zaman yaşayamayacakları hayatları dizilerde seyrederek doyumsuz ve bilinçsiz bir toplumun temellerini oluşturmaktadır. Bilinci bulanıklaştırılan, aklı karıştırılan kadınlar ister eğitimli olsun ister eğitimsiz medyanın en çok etkilenen ve kullanılan kesimidir. Erkekler de bu hipnozun etkisi altındadır.

              İnsana ait değerlerin yozlaştırıldığı medya dünyasında kadın etiketlenmekte , erkekler de bu etiketlere kanmaktadır. Kadının özgürleşmesi başlığı altında yapılan bu sömürüyle, kadının yaradılış gayesi ve toplum ahlakı, ekonomiye kurban edilmektedir. Oysa medya insanlık adına ne kadar güzel kullanılabilir. İnsanların akıllarını ve zihinlerini bulandıran, onları yanlışa sürükleyenler, kalbine batılı sokanlar kul hakkına girmektedirler. “Sebep olan işleyen gibidir.” hükmünce insanlığın günahından paylarına düşen cezayı almaları Hakkın adaletine inananlar için bir tesellidir.

Hilal Özçini