Medet Ya Hu

k

Hiçbir kervanın geçmediği çöllerde bir kuyunun dibinde merdivensiz kalmıştı. Yanılmış olmayı kabul etmemenin yanılgısındaydı. Başına gelebileceklerin en iyisi sandığının felaketindeydi. Tarumardı, yangındı… Bir vakitse ikindiydi. Dünyanın bir saatiyse Alaska’da[1] gece 12’ydi. Bir aysa Şubat’tı. Bir avsa gafil avlanan ceylandı. Bir günse kıyametti… Bir ağaçsa söğüttü, salkım saçak eğilmiş… Bir halse bu çaresizlik olmalıydı… Kilitli kapılar arkasında kalmanın, yolunu kaybetmenin, çıkışı bulamamanın çaresizliği…

Bir köprüyse sırattı…

Bir acısıysa kesik acısıydı… Bir hataysa öngörülemeyen ayak sürçmesi…

Bir ırmaksa Karasu, bir rüzgârsa Poyrazdı. Bir renkse siyahı fazla olandı.

Bir donanmaysa; bütün savunmaları çökertilmiş, bütün kaleleri zapt edilmiş bütün askerleri yenilmiş…

Bir topraksa, haczedilmişti.

Bir ihtimalse “belki”ydi, bir bağlaçsa “ama”, bir sokak adıysa “çıkmaz”, bir çocuksa “öksüz”dü.

Bu hal bir tedbirsizlikse, kilitleri açık unutulandı…

Bir pişmanlıksa bu; düşünülmeden karalanmış yedeği olmayan beyaz bir kağıttı…

Bir cebirse hesap edilemeyen “pi” sayısı,  bir fiilse “düşmek”,  bir nazımsa “gazel” ,bir sesse yağmur tıpırtısıydı. Bir kâbussa uyanılamayan, bir vedaysa gidenin değil ansızın, anlamsız, yalınayak kalakalanın haliydi…

Yaşanmış ve yaşanacak bütün acıları kalbinin üstünde zannetmenin yorgunluğuydu…

Bir nazımsa “gazel” olmalıydı adı…

Denizler ortasında yelkensiz kalmak bu olmalıydı.

Bir isimse Safa ile Merve arasında koşturanınki…

Beşerdi[2] şaştı…

“O” nu unuttu. “Medet ya …” ile başlayan cümlelerin sonunu yanlış kurdu. Yardım “O” ‘ndandı. Bilemedi… Yitti… Azaldı…

Başını önüne eğdi, insana yakışandı…

Beşer değil insandı[3]; ezelden ahdi vardı. “O”na koştu.

Artık bir mevsimse “bahar”dı.

Kuyu yoktu, yitmek yoktu, avcı yoktu, veda yoktu …

Bir yolculuksa bu içindeki “Hicaz”dı.

Taştı…

Hacer YILMAZ



[1] Alaska: Dünyada güneşin en son battığı şehir

[2] Beşer: Allahın yarattığı mahlukat (yiyen, içen, uyan, biyolojik (canlılık) tarafımız)

[3] İnsan: Ruh ve fıtratın verildiği beşer