Kurban İbadetine Psikolojik Bakış

20131013_144946

Kurban, doğuştan içimizde var olan paylaşım ve hediyeleşme duygularının ibadetidir. Allahü Teâlâ, Hac Suresi 36. ayette “…onlardan hem siz yiyin hem de kanaat edip istemeyen fakirlere ve isteyen (fakir)lere yedirin…” buyurarak kesilen kurbanın paylaşılması gerektiğini bizlere emretmiştir. Bu emre uyulduğunda toplumdaki varlıklı kimselerle yoksullar arasında yakınlaşma sağlanır.Böylelikle kurban sosyal dayanışma ve yardımlaşma örneği olarak bireyler arasındaki sevgiyi, toplumsal hoşgörüyü, huzuru ve muhabbeti artırır.

Batının psikoanalitik kuramı, insanın doğuştan iki temel içgüdüye sahip olduğunu söyler: yaşam ve ölüm içgüdüsü. Yaşam içgüdüsü, açlık ve susuzluk gibi bireyin yaşamını sürdürmesini sağlarken, ölüm içgüdüsü, saldırganlık ve nefret gibi yıkıcı güçleri barındırır. Psikoanalitik yaklaşım, kişinin bu saldırganlık içgüdüsünü yansıtma, bastırma, yüceltme gibi çeşitli savunma mekanizmalarıyla yatıştırıp bu içgüdülerle başetmeye çalıştığını ifade eder. Kurban kesmek, bazı düşünürlerce bu saldırganlık duygusunun meşru bir şekilde tatmin edilmesi olarak  açıklansa da, kurbandaki asıl amaç kişideki merhamet duygusunu ortaya çıkarmaktır. Kurban ibadeti, bir baba olarak Hz. İbrahim’in en sevdiği oğlunu Allah rızası için kurban etmekten çekinmeyerek gösterdiği tevekkülü ve Hz. İsmail’in Allah’ın emri karşısındaki teslimiyeti düşünülerek, yani Hz. İbrahim ve Hz. İsmail ile empati kurularak ifa edildiğinde, insandaki şefkat ve merhamet duygularının açığa çıkmasını sağlar. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) kurbanlık hayvana merhametle yaklaşılması ve ona iyi muamele edilmesi gerektiğini bir hadis-i şerifinde şöyle ifade ediyor: ‘Allah her şeye karşı iyi muameleyi yazmıştır. Bu sebeple öldürdüğünüz zaman güzellikle öldürün! Keseceğiniz vakit güzel kesin! Her hangi biriniz hayvan keseceği vakit bıçağını bilesin ve güzel keserek kestiği hayvanı rahatlatsın!’. [i] Bu hadis-i şerifden de anlaşılacağı gibi kurban, insandaki saldırganlık duygularının tatmininin aksine acıma ve sevecenlik gibi olumlu duyguları meydana çıkararak kişiye pozitif bir eğitim uygular.

Kurbandaki psikolojik mesaj  “Allah’ım, beni senden alıkoyan her şeyi sana kurban etmeye hazırım” dır.  Bu mesajla bir müslüman gerektiğinde bütün varlığını yaratıcısı Allah’ın yolunda feda etmeye hazır olduğunu göstermiş olur. Elbette nefis ve egoya sahip insanoğlu için bu zordur fakat bu mesaj tam bir teslimiyet ve tevekkül ile idrak edildiğinde, kurban, kuru bir ritüel olmaktan çıkıp farklı manevi kapıları bizlere açacaktır. Kesilen kurbanın canını verirken yaşadıkları, kurban kesenin ve bunu izleyenlerin bu esnada hissettikleri duygular iyi düşünülerek, bu hal ile hallenildiğinde kurban kesmenin insan psikolojisi üzerindeki etkisi daha rahat anlaşılabilir. Böylelikle can vermenin zorluğunu, en sevdiğini Allah için kurban etmenin simgesi olan Hz. İbrahim’in o an içinde bulunduğu ruh halini, Hz. İsmail’in ise Allah’a ve O’nun elçisi Hz. İbrahim’e olan inancını tam manasıyla anlamak mümkün olur.

Kurban kesmenin çocuk psikolojisi üzerindeki etkisi de çok önemlidir. Çocukların kurban törenlerini izleyebilmeleri, sahip oldukları zihinsel olgunlukla doğru orantılıdır. Bu konuda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın da belirttiği gibi kurban kesimi, 7 yaşına kadar kendileri istemedikçe çocuklara gösterilmemelidir. Çocukların istemesi durumundaysa gerekli bilgilendirmeler yapılıp uygun tepkiler gösterilerek buna izin verilmesi gerekmektedir. Buna ek olarak kesilecek hayvanla çocuğun duygusal bir iletişiminin olmaması da gerekir. Böyle bir duygusal iletişim veya ilişki nedeniyle, kesildiğini gördükleri hayvanları yiyemeyen kişiler azımsanmayacak ölçüdedir.

Özetle, şefkat dolu bir kalple yapılan kurban ibadeti, insanın abartılı yaşadığı tüm duygularını sıfırlayarak, acziyetinin farkındalığını sağlayıp diğergamlığını artırır ve insanı daha duyarlı bir birey haline getirerek toplumsal barışı sağlar.

Psikolog Şerife Zehra Yiğit

 


[i] Müslim 1955/57, Ebu Davud 2815, Nesei 4417, Tirmizi 1409, İbni Mace 3170, İbnu’l-Carud 839, İbni Hibban 5883, Begavi 2873, Ahmed 4/123, 124, Albânî İrva 2231