Küçük Yaşlardan Evliliğe Hazırlık Mümkün mü?

Gençler birbirlerini görür, beğenir, ailelerin onayı alınır ve bir yuva kurmaya karar verilir. Hayaller kurularak evlenilir. İlk birkaç ay problemsiz geçse de (ki bazen anlaşmazlıklar hemen başlayabilir) tartışmalar başlar, huzursuzluklar baş gösterir. Evliliğe adaptasyon süreci, eşlerin birbirlerini anlama, tanıma, beklentilerine karşılık verebilme, “biz” olabilme yeteneklerine göre belirlenir. Bu alışma sürecinin kısa sürede ve kazasız atlatılabilmesi ise bireylerin evliliğe ne kadar hazır olduklarına bağlıdır. Hazırlık aşaması sanılanın aksine doğumla beraber başlar.

Kişi doğduğu günden itibaren ailesi içinde şahit olduğu anne-baba ilişkisini gelecekteki evlilik deneyimine olumlu ya da olumsuz şekilde yansıtır. Bu sebeple ebeveynlerin evlatlarını yetiştirirken nelere dikkat etmesi gerektiğini ve onları evliliğe nasıl hazırlayabileceklerini bilmeleri gereklidir. Tüm bunları maddeler halinde ifade etmeye çalışalım:

  • Evlilik sevgi, saygı ve güven temeli üzerine oturtulmadıkça çalkantılar ve huzursuzluklar eksik olmaz. Dolayısıyla ebeveynlerin bu üç önemli bağı eşleriyle kurarak çocuklarına güzel örnek teşkil etmeleri gerekir. Aile içinde eşlerin birbirlerini dinleyen, anlamaya çabalayan, tartışmalarını saygı sınırları içinde yapan bireyler olması önemlidir. Böyle bir tabloya şahit olan çocuklar anlaşmazlıkların saygı çerçevesinde çözümlenebileceği inancını kazanırlar. Böylelikle evliliğin temelini oluşturan eşler arası saygı mefhumu tesis edilmiş olur.
  • Bencillik ve empati yoksunluğu evliliğin temeli olan iki kişilik düşünebilme yetisi kazanımının önündeki en önemli engeldir. Olaylara yalnızca kendi açısından bakan, eşinin duygu ve düşüncelerini önemsemeyen bir kişinin evliliği ya kısa sürer yahut eşinin olağanüstü sabır göstermesiyle devam eder. Bu durum sabreden tarafın yaşadıklarını biriktirmesine ve bir noktadan sonra patlamasına neden olabilir. Çocuklarda duygusal ve soyut empati yetenekleri 12 yaşına kadar kazanılır. Bu sebeple çocukların evliliğe hazırlanması doğumla birlikte başlar. Aile içinde ebeveynlerin birbirini dinlediğini, anlamaya çalıştığını, birbirlerinin beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya çabaladığını gören çocuklar eşinin duygularını önemsemeyi öğrenebilir.
  • Her isteği yerine getirilen, eleştirilmeyip yanlışları örtbas edilen, şımarıklıklarına tahammül edilen çocuklar yetişkin olup evlendiklerinde ciddi sıkıntı içine düşerler. Eşlerinin eleştirilerine dayanamaz ve aşağılanmış hissederler. Ev içinde gerginlik hâkim olur, tartışmalar bitmez. Bunun sonucunda eşinden ve evden uzaklaşma yolu tercih edilebilir. Zira küçüklüğünde hatalarıyla yüzleştirilmeyen bireyler hatasını, yanlış yaptığını kabul edemez. Hatalı olduğunu söyleyenleri sorunlu olarak algılama eğilimindedir. Sevgi arsızı, her arzusu yerine getirilen çocuklar elindekinin kıymetini bilemez. Eşindeki güzellikleri görmekte, olumlu özelliklerine odaklanarak mutlu olmakta zorlanır.
  • Sabır eğitimi verilmeyen çocuklar ben merkezci olma eğilimindedir. Sürekli başkalarından beklenti içinde olurlar, acelecidirler ve beklemeyi sevmezler. Oysa evlilik sabır olmadan devam edemez. Eşlerin birbirine adaptasyon süreçlerinde sabırlı olmaları gereklidir. Çocukken sabrı öğrenememiş yetişkinler evliliklerinde ciddi sıkıntılar yaşarlar. Bu sebeple çocuklara beklemeyi, arzularının istediği an gerçekleşemeyeceğini, bazı şeyleri elde edebilmek için çabalamak gerektiğini öğretmek gereklidir.
  • Ev içinde yaşanan fiziksel ve sözel şiddet nesilden nesile miras kalır. Birbirlerini azarlayan, eşinin arkasından aşağılayıcı ve cinsiyetçi söylemlerde bulunan çoğu anne baba çocuklarının ne denli olumsuz etkilendiğinin farkında değildir. Oysa huzursuz ve kavgalı ev ortamı bireyin evlilik algısını olumsuz anlamda etkiler. Ailesinde birbirine hakaret edip aşağılayan eşlere şahit olan kişiler bunu normal bir durum olarak algılayıp kendi evliliklerine uygulama yoluna gidebilirler.
  • Sorumluluk verilmeyen çocuk olgunlaşamaz. Olgunluk evlilik için gereklidir, çocuksu davranışlarsa ilişkiyi yıpratır. Çocukta sorumluluk bilincini oluşturarak sorumluluklarını yerine getirmediğinde davranışlarının sonuçlarına katlanmayı öğretmek önemlidir. Evde çocuğun yaşına uygun görevler vermek ve bu görevleri yerine getirdiğinde takdir ederek onu ödüllendirmek bu bilincin oluşmasında büyük katkı sağlar. Böylelikle evliliğin getirdiği sorumlulukları üstlenebilen eşler yetiştirilebilir.
Psk. Şerife Zehra Yiğit