Küçük Bir Masal Şehri: Annecy

Cenevre’nin güneyinde, Fransa’nın güneydoğusunda Haute-Savoie bölgesinde bulunan tarihi yapıları ve kanallarla süslenmiş sokaklarıyla Annecy gölünün kıyısına konumlanmış bu şehrin öyküsünü yaşamak için İsviçre veya Fransa planlarınızı yaparken takviminizde mutlaka bir gün ayırmalısınız.

Alp dağları ile çevrelenmiş olduğu için nüfusu 150 bini aşmamış. “Fransız Alpleri’nin incisi” olarak adlandırılan şehir Eski Roma devrinden beri yerleşim yeri olarak kullanılmakta.

  1. yüzyıla kadar Cenevre kantonu sayılırken bu tarihten sonra Fransız Savoie Hanedanlığı’na geçmiş. Mimari yapılar çoğunlukla Cenevre ve Fransız Kantonu olduğu dönemlerden kalma. Yeşillikler içinde dinginliği hissettirip, şatolar ve kanallar üzerine konumlanmış tarihi binalarıyla geçmişe doğru büyülü bir deneyim yaşatan bu şehirde modern yapılanmaların bulunduğu bölüm masalsı tarihi bozmayacak kadar mütevazı. Dolayısıyla gezginlerine eski-yeni uçurumunu yaşatmadan hikayesini anlatıyor.

Ulaşım

Pont des Amours (Aşıklar Köprüsü) üzerinden Le Vassé Kanalı
Pont des Amours (Aşıklar Köprüsü) üzerinden Le Vassé Kanalı

Cenevre’ye nispeten uzun bir gezi düzenlemeye karar verirseniz, Cenevre’de birkaç küçük market ve restoranın dışında her yerin kapalı olduğu pazar günleri, günübirlik Annecy turu yapmak  için oldukça ideal bir seçim olacaktır. Şehir merkezinden çeşitli saatlerde kalkan otobüslerin saat bilgisine internet üzerinden ulaşabilirsiniz; fiyatlar değişkenlik gösterdiği için en az birkaç gün önceden biletinizi almanızda fayda var. Sefer saatleri seyrek olduğu için trenler genellikle daha az tercih edilse de önceden detaylı gün planınızı yaparsanız yine konforlu bir gidiş dönüş sağlayacaktır. Cenevre’den tren ve otobüsle Annecy’ye ulaşım ortalama bir saat sürmekte.

Fransa üzerinden ulaşımda ise alternatif rotalar ve pek çok tren seferleri mevcut. Paris’ten aktarmasız bir şekilde hızlı trenle gelebilir ya da Lyon, Valence, Grenoble, Chambéry ve Chamonix’ten geçen transfer trenleri kullanabilirsiniz. Tren istasyonu ve otobüslerin bulunduğu yere geldiğinizde şehrin modern bölümü karşılıyor sizi. Burada kısa bir yürüyüşle yeni yapıların sade çizgilerini görerek tarih kokan sokaklara doğru ilerleyebilirsiniz.

Château d’Annecy

12 ve 16. yüzyıllar arasında inşa edilen Annecy Şatosu 1394’e kadar Cenevre Kontlarına ev sahipliği yapmış. 15 ve 16. yüzyıllarda geçirdiği restorasyonlarda Ortaçağ savunma mimarisi ve Fransız Rönesans izleri bir araya gelmiş. Birkaç kez yangında tahrip olan şato, 17. yüzyılda restore edilmeden terk edildikten sonra   1947’ye dek askeri kışla olarak kullanılmış. Bugün ise şatonun geçmişine dair çeşitli objelerin bulunduğu ve çağdaş sergilerin dönemsel olarak kurulduğu bir müze olarak kullanılıyor.

Château d'Annecy 
Château d’Annecy

Yüksek bir tepede kurulmuş olan şatonun pencerelerinden şehri çeşitli açılardan izlerken eski ve modern mimari arasındaki yumuşak geçişe şahit oluyorsunuz.

Château d'Annecy penceresinden şehre bakış
Château d’Annecy penceresinden şehre bakış

Palais de l’Isle

Bir resim gibi kanalın ortasında konumlanmış bu kuleli kale yalnızca Annecy’de değil Fransa’da da gezginlerin ilgisini en çok çeken yapılardan. Gemi şekli verilmiş mimarisi ile 3 buçuk kilometrelik Thiou Kanalında bir yelkenli gibi süzülmekte olduğu hissini veren bu kale 12. yüzyıldan beri ayakta.  1132’de Annecy Lordu’nun evi olmak üzere inşa edilen Palais de I’Isle, sonraki dönemlerde darphane, mahkeme ve zindan olarak kullanılmış. Yeraltı katlarındaki zindan tahtaları soğuk bir ürperti verse de üst pencerelerden kanal sırasınca dizilmiş şirin pencerelerinden çiçekler sarkan

Zarif binalara, şirin kafe ve restoranlara bakarken tekrar dinginliğe kavuşuyorsunuz.

Palais de l'Isle
Palais de l’Isle

Belki de bu yapıyı görüntü ve konumunun dışında farklı ve merak uyandırıcı kılan da zıt yaşanmışlıkları zaman içinde olağan bir şey gibi bir arada taşıması.

Thiou Kanalı üzerinde Annecy Evleri
Thiou Kanalı üzerinde Annecy Evleri

Annecy Gölü ve Jardins de l’Europe (Avrupa Bahçeleri)

Lac d’Annecy (Annecy Gölü), Fransa’nın en büyük ve Avrupa’nın en temiz gölleri arasında. Etrafını çevreleyen dağlarla sıra dışı güzelliğe sahip Annecy Gölü’nde kano, kürek sörfü, dalış ve yelken gibi çeşitli su sporları yapılmakta.  Göl kıyısını çevreleyen büyük park Jardins de l’Europe şehir duvarlarının dışında bataklık bir alan iken Annecy’nin 16. yüzyılda Fransız Savoie Hanedanlığına geçmesiyle dünyanın çeşitli yerlerinden getirilen yaklaşık 650 ağaç ve 1000 süs çalısı ile bir İngiliz bahçesine dönüştürüldü. Bahçede, çok yüksek boyutlara erişmiş Japon eriği ve Mabet ağaçlarını görebilirsiniz.

Lac d’Annecy (Annecy Gölü) ve Kuğular Adası
Lac d’Annecy (Annecy Gölü) ve Kuğular Adası

Yılın her döneminde, Jardins de l’Europe’un yeşilliği arasından geçerek gölün berrak suları, arka plandaki dağlar ve gökyüzüyle birleşen panoramik manzarasını izlemek için gelebilirsiniz.

             Aklınızda bulunsun!

  • Annecy’de tren garına yaklaşık 20 dakikalık yürüme mesafesinde “22 Rue des Alpins, 74000 Annecy” adresinde The New Mosque Camii bulunmakta.
  • Yıl boyu her ayın son cumartesi günü 08:00-18:00 saatleri arasında antik özel parçalar ve el yapımı yerel ürünleri bulabileceğiniz, “Brocante d’Annecy” olarak bilinen ikinci el çarşısı kurulmakta.
  • Tarihi kısımda Rue Sainte-Claire’de her Salı, Cuma ve Pazar günlerinde büyük bir cadde marketi kuruluyor. Bu cadde Salı günleri yerel üretilen sebze-meyve pazarına; Cuma ve Pazar günleri ise tekstil, deri ve antik eşyaların bir arada bulunduğu bir markete dönüşüyor.
  • Annecy kayak merkezleri ile de meşhur bir yer! Şehir merkezinden Alplerin eteklerindeki bu kayak merkezlerine ulaşmak isterseniz otobüslerin bulunduğu yerden kalkan servisleri kullanabilirsiniz.
  • Annecy’de birçok restoran ve küçük kafe bulunmakta. Fakat burada spesifik tercihlere yönelik bir menü bulmak oldukça zor. Helal restoranlar az sayıda ve dönem dönem kapalı olabildikleri için diğer restoranlara vegan/vejetaryen menüleri ve bunların içinde alkollü ekstratlardan yapılmış soslar olup olmadığı sorulabilir. Gözlemlediğim kadarıyla vejetaryen sandviçler de domuz ürünlerinin doğrandığı kesme tahtalarında hazırlanıyor. Güvenli bir alternatif olarak, şehir merkezindeki marketlerde bulabileceğiniz (bu marketler Pazar günü kapalı oluyor) sandviç, salata gibi içeriği üzerinde yazılmış ürünleri tercih edebilirsiniz. Bahar ve yaz döneminde ise bu durumu keyifli bir deneyime dönüştürerek önceden hazırlayacağınız küçük bir yiyecek çantasıyla Jardins de l’Europe parkında piknik yapabilirsiniz.