Kritik (Eleştirel) Düşünme Nedir? Neden Önemlidir?

Kritik yani Türkçe anlamı ile Eleştiri, günlük konuşma dilimizde çoğu zaman olumsuz bir şekilde algılanır ve genellikle bir şeyin iyi olmayan yönlerini anlatmak için kullanılır. Fakat Eleştiri gerçek anlamıyla olumsuzlukları ortaya çıkarma değildir.

Eleştiri çoklu ve derinlemesine bakış açısının geliştirildiği, düşünmeye ilişkin değişik ve zengin anlamlarıyla yer aldığı düşünsel eylemlerin odak noktasını bulur. Eleştiri sadece olumsuz yönleri görmek değil; aynı zamanda o işin, durumun, kişinin veya ürünün olumlu yönlerini de ortaya koymayı içerir (Akar, 2007:12) Eleştirme bir şeyi iyi ya da kötü yanlarıyla değerlendirme anlamına gelmektedir.

Eleştirel düşünme kavramı Sokrates’e kadar dayanır. Önceleri bu kavramdan, felsefe aracılığı ile davranışlarımıza rehberlik etmeyi amaçlayan mantıklı düşünme anlaşılmaktaydı. Zaman zaman olayların doğru biçimde tanımlanması olarak ele alınan eleştirel düşünme, daha sonra kapsamlı biçimde tanımlanmaya başlanmıştır (Kaya, 1997:8)

Eleştirel düşünmenin disiplinler arası bir tanımının yapılabilmesi için 1990 yılında Amerika Psikoloji Derneği (APA) tarafından Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan 46 kuramcı eleştirel düşünme üzerinde çalışmaya davet edilmiş, (Branch, 2000:8) yapılan çalışmaların sonucunda eleştirel düşünme,

‘Bireyin ne yapacağına ve neye inanacağına karar vermesi için çözümleyici ve değerlendirmeye yönelik bilinçli olarak yargıda bulunması, bu yargıları ifade etmesi’ (Evancho, 2000:2)

biçiminde tanımlanmıştır.

Düşünmenin öğrenilmesinde, bireyin kendisine sunulan uyarıcıları bütün yönleriyle irdelemesi, eleştirmesi önemli bir noktadır. Çünkü birey eleştiri yaparak uyarıcıları daha kolay algılayabilir, yorumlayabilir ve değerlendirebilir. Bu yönüyle, kendisi için önemli olan ya da olmayan noktaları ortaya çıkararak uyarıcılara bir anlam vermede eleştirme önemli bir özelliktir (Semerci, 2000:30-34)

Amerikan Felsefeciler Birliği (Facione ve Gacione, 1996), eleştirel düşünen bireyin özelliklerini aşağıdaki şekilde ifade etmiştir:

  • Sürekli araştırır,
  • Sürekli neden arar,
  • Açık fikirlidir,
  • Ön yargısızdır,
  • Yargılarında dürüsttür,
  • Alçak gönüllüdür,
  • Konular hakkında net bir bakış açısına sahiptir,
  • Ölçüt seçiminde mantıklıdır.

Eleştirel düşünme bir süreçtir. Henderson’a (1973) göre, eleştirel düşünme süreci aşağıdaki becerileri içerir:

  1. Tanımlama: Problem sayılan durum tanımlanır.
  2. Hipotez (Denence) Kurma: Probleme yönelik denenceler kurulur.
  3. Bilgi Toplama: İhtiyaç duyulan bilgiler saptanır, toplanır ve uygun olarak ayıklanır.
  4. Yorumlama ve Genelleme: Eldeki bilgiler karşılaştırılarak yorumlanıp, genellemeler yapılmaya çalışılır.
  5. Akıl Yürütme: Mantıksal hayatlar, sebep sonuç çerçevesinde araştırılır; ihtiyaç duyulan noktalarda ek bilgiler sunulur.
  6. Değerlendirme: Ölçütler belirlenir, verilerin uygunluğu değerlendirilir ve hükümlere ulaşılır.
  7. Uygulama: Tümevarım yolu ile elde edilen hükümler uygulanır. Eleştirel düşünme becerisinin temelinde sağlıklı, disiplinli, sistematik ve sorgulayıcı düşünme vardır ve bireyin eleştirel düşünme becerilerini geliştirebilmesi için yeterli düzeyde düşünce alt yapısına sahip olması gerekir.

Bireyin düşünce gelişimi ya da düşünmeyi öğrenmesi kendisi olmasına, kendi düşüncelerini oluşturmasına dayanak oluşturur. Bir konuda herhangi bir düşünceye sahip bireyler, uyarıcıları anlamlandırırken kendi düşünceleriyle karşılaştıkları uyarıcı arasında karşılaştırma yaparlar.

Yaptıkları karşılaştırmalarda karşı düşünceyle kendi düşüncelerini değerlendirme ve yorumlama fırsatı elde ederler. Norris, eleştirel düşünmeyi,

‘Öğrencilerin daha önceden bildiklerini uygulamaya koyması ve kendi düşüncelerine değer biçerek ön öğrenmeleri değiştirmesidir’ (Norris, 1985:40)

şeklinde tanımlamaktadır.

İleri düzeyde eleştirel düşünme becerisine sahip bireyler sorgulama ve değerlendirme yaparken uyarıcının sadece ne olduğunu değil, niçin var olduğu gerçeğine ulaşmaya çalışmak suretiyle değerlendirme ve yorumlar yaparlar. Böylece elde edilen veri, çoklu bakış açısıyla incelenerek ön yargıların ortadan kalktığı temeli bilgiye dayalı özerk bir düşünceye ulaşılır.

Şahinel (2005), sağlam duygulu eleştirel düşünmenin bir soruna ilişkin:

  • Disiplinli,
  • Tarafsız,
  • Özerk,
  • Çoklu görüngü (perspektif) içerdiğini söyler.

Eleştirel düşünme sürecinde, birey düşünme becerilerinin alt yapısını oluşturan dil yapısı ve kavram dünyasında karşılaştırmalar yaparak sahip olduğu kavramlardan yeni anlamlar elde eder.

Dilin kavram dünyası, düşünce dünyasının sınırlarını ve derinliğini biçimlendirdiğinden dille düşünce ilişkisi, nitelikli düşünme ve dil becerileri arasındaki ilişkiye açıklık kazandırabilir.

Edibe Coşan Boz

 

REFERANSLAR:
  • AKAR Cüneyt (2007). İlköğretim Öğrencilerinde Eleştirel Düşünme Becerileri, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü İlköğretim Anabilim Dalı, Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi.
  • BRANCH Jean Bobbie (2000). The Relationship Among Critical Thinking. Clinical Decision Making and Clinical Practica: A Comparative Study, University of Idahao Yayımlanmamış Doktora Tezi.
  • EVANCHO Ranno Susan (2000). Critical Thinking Skills and Dispositions of the Undergraduate Baccalaureate Nursing Student, Connecticut: Southern Connecticut State University Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi
  • KAYA Hülya (1997). Üniversite Öğrencilerinde Eleştirel Akıl Yürütme Gücü, Ġİstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi.
  • SEMERCİ Nuriye (2000). Kritik Düşünme Geliştirilebilir mi? Yaşadıkça Eğitim (65): 30-34.