Kıyamet

unnamed

Artık kelimelerin hükmü yoksa

Sondan bir önceki cümlede tutmalısın soluğunu

Yasin sessizliğine bürünmelisin

Soğuk bulvarların beton duvarlarında asılı kalmışsa hoş sadalar

Bekleme vefada

Poyrazı kat önüne koş

Bırak söğütler sonbahar senfonisi çalsın baharın hasretiyle

Martıların çığlıklarına kat ağıtlarını

Deniz aşırı diyarlara götürsün

Yangınlar sarsa da cumbalarını, kapısına kilit vur boş hanların

Yusuf musun her rüyan çıksın

Aldanma mehtabın riyasına

Gün ya doğar ya doğmaz

Haber sal dört minareli kubbelerde salalar okunsun

Soğuk musalla taşında Fatihalarla uğurla

Giden gitmişse gelmiştir vakti

Eğlenme çöllerde serap çok

Sura üflerse İsrafil

Kaçış yok, aşkın kıyametindesin.

Hacer Yılmaz