Kişisel Tüketim Sorgulaması

kişisel tüketim 

Fakir olduysa zâtım, kimseden sağınma ke men;
Fakîr-i pâdişah âsâ, gedâ-yı muhteşemem.*
                                                       Fuzûlî

Belki de bir bütünün parçası olduğumuzu en çok hissettiğimiz sistemdir ekonomi.  İğneden arabaya, ekmekten pastaya tükettiğimiz her şey bizi sistemin bir parçası yapıyor. Bu devasa sistemin bir parçası olarak ürettiğimiz ya da tükettiğimiz ürünler ve hizmetler kime,  ne kadar nasıl ve ne zaman fayda ya da zarar sağlıyor. Bu bilinçle bakıldığı zaman ekonomi, en çok kritik edilmesi gereken konuların başında geliyor. Kendi tüketici rollerimizi sorgulamak da, yapılacak bu analizin temelini oluşturuyor.

Günümüzde artık, bireylerin en önemli rolü ve yeteneği haline gelen tüketici vasıfları, bizleri ekonomi biliminin yapı taşı haline getirirken toplumsal yaşamımızı da derinden etkilemektedir.

Artık anne, baba, evlat eş gibi rollerimizin yanında genç tüketici, kadın tüketici ya da genel tüketici olarak tüketen bir bireyin yapması gerekenleri yerine getirmeye çalışmaktayız.

Her gün, tüketim toplumunun, yeniden “normal” olarak kabul ettiği tüketim ölçütleri bizleri sürekli yeni tüketim hedeflerini gerçekleştirmeye sürüklemektedir.

Tüketim olgusunun tarihsel sürecine baktığımızda ise, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yıldızının parladığını görmekteyiz. Savaştan çıkan, kendi varoluşsal değerlerini arayan ve varlıklarını anlamlandırmaya çalışan insanların sığındığı bir liman olmuştur tüketim. Tıpkı günümüzdeki gibi, bireyler kaygılarından tüketerek kurtulmaya çalışmıştır tarih boyunca.

Peki, tüketim nasıl olmalıdır?

Tüketimlerimiz, yaptığımız seçimlere bağlı olarak bize gerçek bir fayda mı yoksa anlık bir doyum mu sağlamalıdır?

Bu noktada herkesin kendi hayatındaki dinamiklerini kontrol etmesi, hedeflerine, amaçlarına ve yol haritasına bakması gerekmektedir. Attığımız her adım ve söylediğimiz her sözde olduğu gibi tükettiğimiz tüm eşyada da niyetimizi kontrol etmeliyiz. Bu niyetin kişisel ve/veya toplumsal faydaya dönüşmesi demek, tüketimlerimizi varoluşumuza rağmen değil varoluşumuz için yapmak demektir.

Burada yapmaya çalıştığımız kişisel tüketim sorgulamasının amacı da, bu konudaki eleştirel kimliğimizi ve farkındalığımızı geliştirerek, varlığımıza katkı sağlayacak bilinci hayatımıza yerleştirmektir. Önemli olan bu dünyaya geliş amacımızı gerçekleştirmeye çalışırken bize kolaylık sağlayacak eşyayı doğru şekilde kullanmaktır.

 

(*)  Her ne kadar yoksulsam da, kimseden aşağı olduğumu kimse sanmasın. (fakîr-i pâdişah âsâ) Padişah gibi bir fakirim ve (gedâ-yı muhteşemem) muhteşem bir gedâyım.

 

Ünzile Meram