Kesintisiz İletişim Kaynağı

İletişim… Çağımızda en hızlı gelişen olgulardan biri. İletişim araçları hızla değişti ve gelişti; dünya küçük bir mekân haline geldi. İletişim, başlı başına bir bilim dalı oldu; etkenlerinin iyileştirilmesi için sistemli çalışmalar yapıldı, yapılıyor. Velhasıl artık etkili ve nitelikli iletişim kurmak, bizim için sıradan bir iş. Tam da böyle düşünürken, bir soru takılır aklıma: İletişim, kesintisiz kurulabilir mi? Bir başka ifade ile “kesintisiz iletişim” nedir?

En doğru cevabı bulmak için günlerdir düşünüyorum. Önce somut iletişim araçları ve tekniklerini sorguladım. Hepsinde kesinti olma ihtimalini gördüm. En gelişmiş araçların dahi tükenme ihtimali olan bir enerji kaynağına ihtiyacı vardı. Sosyal ve psikolojik etkenlerin doğruluğunu yüzde yüz genellemek, zaten bilimsel açıdan doğru değildi. Öyleyse başka bir yol olmalıydı, fasılasız devam eden.

Başka bir yol… İletişimimizi, bir an bile duraksatmayacak; çıkan engelleri yok sayabilecek başka bir yol ararken, “(Resûlüm!) Kullarım sana beni soracak olurlarsa (bilsinler ki) ben, şüphesiz onlara çok yakınım. (İsterse gönlünden geçirsin.) Bana dua edenin duasına icâbet eder (kabul eder)im.”[1] ayet-i kerimesi, ilaç gibi dokundu zihnime. İletişim, uzakları yakın eden bir araç değil mi? İletişim, kişinin kendini ifade etmesi, karşısındakini anlaması için bir yol değil mi? Öyleyse hiçbir engeli ve kesintisi olmayan tek iletişim, kulun Rabbi ile olan iletişimidir. Her zaman, her yerde, istediğimiz anda iletişim kurabileceğimiz tek varlık Rabbimizdir. Rabbimiz, zaten uzak değildir. “… (Çünkü ilmimizle) biz ona şahdamarından (kendisinden) daha yakınız.”[2] ayet-i kerimesi de bu gerçeğin ilanıdır. Rabbimize kendimizi ifade etmek için de hiçbir şeye ihtiyaç yoktur. En saf, en yalın, en suskun halimizle bile bizi anlayandır Rabbimiz. “Ve hiç şüphesiz, insanı (biz) yarattık ve nefsinin/duygusunun ona ne vesvese ver(ip düşündür)düğünü biliriz…”[3]

Yine bir soru: Madem Allah ile kulu arasında bu kadar kuvvetli bir iletişim var; neden hâlâ Rabbini tanımayanlar ya da O’na isyan edenler var? Bu sorunun cevabı, bize, kesintisiz iletişimin metodunu da gösterir. Evet, Allah Teâlâ ile iletişimde hiçbir engel yoktur; ama iletişimin olmazsa olmaz şartı, iletişim kurmak istemektir. Taraflardan birisi, bu isteği taşımıyorsa, iletişim gerçekleşemez. İnsan en çok kiminle iletişim kurmak ister? Elbette sevdiği ile. Öyleyse sevgi, iletişimin vazgeçilmez enerji kaynağıdır.

Diğer bir ifade ile iletişimi, duraksamalardan koruyan enerji, sevgidir. Efendimiz as’ın “Allahım! Sevgini bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha cazip kıl.”[4] diye dua etmesi, bu enerjinin önemini ortaya koyuyor. Allah’ın elçisine olan sevgimizin değeri de yine Rasûlullah (sav)’ın dilinden şöyle ifade edilmiştir: “Hiçbiriniz beni, (anne-)babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (kâmil manada) iman etmiş olmaz.”[5] Neden? Çünkü insanlar arasında en güçlü iletişimi, Allah Rasûlü ile kurmamız gerekir.

Rabbi ile iletişim kuran kişinin, her türlü iletişimi de kesintisiz olur. Çünkü “Göklerin ve yerin mülkü (ve hükümranlığı) Allah’ındır. Allah her şeye kâdirdir.”[6] Her şeyin sahibi olan Allah Teâlâ, kulları arasında da kesintisi olmayan bir iletişim yolu kurmuştur elbette. Eskilerin, kalpten kalbe bir yol vardır, diye ifade ettikleri de bu yoldur. Zira sevgi, öyle bir güçtür ki, somut engellere takılmaz. Ancak buradaki sevginin mahiyeti önemlidir. Yani günümüzde herkesin diline doladığı sevgiden bahsetmiyorum. Sevgi, güçlü olduğu kadar nahiftir de. Sevgi, karşılıksız yaşanmak ister; ince ya da gizli menfaat kaygıları ile incinir, zayıflar. Öyleyse insanlar arasındaki kesintisiz iletişim, gizli ya da aşikâr menfaat beklentisi olmayan sevgidir diyebiliriz. İnsan bu şekilde sevdiği kimse ile gönülden öyle kuvvetli bir rabıta/bağ kurar ki yan yana iken anlatamadığını, sessizce anlatıverir sevdiğine.

Müslümanlar arasında birlik beraberliğe çok fazla ihtiyacımızın olduğu bu günlerde, sevgimizi/sevgilerimizi gözden geçirmeliyiz. Önce Rabbimizle, sonra Efendimiz (sav) ile iletişimimizi kuvvetlendirme gayretinde olmalıyız. Ve gerçekten sevmeliyiz, kardeşlerimizi. Gerçekten sevmeliyiz ki kesintisiz iletişim kurabilelim.

Zeynep Yaren Çelikbilek

[1] Bakara S. 186

[2] Kaf S. 16

[3] Kaf S. 16

[4] Tirmizi, Deavat, 73

[5] Buhari, İman, 8; Müslim, İman, 70

[6] Âl-i İmran S. 189