Kelamın da Güzelini Aramak

“Kullarıma söyle: ‘En güzel olan (söz)ü söylesinler.’ Çünkü şeytan aralarına fesat (ve kavga) sokar. Şeytan şüphesiz, insana apaçık bir düşmandır.” (İsrâ Sûresi, 53)

Söz söylemek, Yüce Yaratıcının insanoğluna lütfettiği özel nimetlerden biridir. İnsan, söz söyleyebilme kabiliyeti sayesinde iletişim kurar; duygularını ve düşüncelerini ifade eder; sanat eserleri meydana getirir…

Söz, iletişimin en önemli aracıdır. Yüce Rabbimiz de kullarını bilgilendirmek için sözü/ kelamı tercih etmiş; son elçisi Muhammed Mustafa (sas)’e Kur’an-ı Kerim’i vahyetmiştir. En güzel söz elbette, O’nun kelamıdır. Efendimiz (sas) de güzel sözleri ile Kur’an’ı ümmetine tebliğ etmiştir.

İsra Sûresi’nin 53. ayet-i kerimesinde Allah Teâlâ, “kullarıma söyle” buyurmaktadır. Yaygın kanaate göre “kullarım”  ifadesi ile müminler kastedilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde benzer kullanımı görürüz. Zümer Sûresi 17. ayette geçen “kullarıma müjde ver” ibaresinde ve Fecr Sûresi’nin 29. ayetindeki “Haydi (iyi) kullarımın içine katıl.” ibaresinde olduğu gibi. Böylece Allah Teâlâ, inanan kullarını kendine nispet ederek anmakla, onları şereflendirmektedir.

Rasûlullah (sas)’den, mümin kullara söylemesi istenen, dolayısıyla Allah’ın varlığına, birliğine iman etmiş kullara tavsiye edilen şey, en güzel olan sözü söylemektir. Allah Teâlâ, “En güzel olan (söz)ü söylesinler.” buyurarak; mümin kullara, konuşmalarında, hitaplarında ve sözlerinde en güzel sözleri söylemelerini ve en iyi ifadeleri kullanmalarını emretmektedir.

Müminler, kendi aralarında en güzel sözü söyleyerek iletişim kurmalıdır. Zira “Mü’minler ancak kardeştirler…[1] Dolayısıyla kardeşini incitecek, küçük düşürecek sözler uygun değildir. Güzel söz ise sadaka değerindedir.

Bahse konu edindiğimiz ayet-i kerimenin son kısmında, şeytanın en belirgin özelliğine dikkat çekilmiştir. “Şeytan şüphesiz, insana apaçık bir düşmandır.” Şeytanın insana düşmanlığı, Hz. Âdem (as)’ın yaratılması ile başlamış ve kıyamete kadar devam edecek bir durumdur. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de birçok kez bu duruma dikkat çekmiş, bu düşmanın zararlarından korunma yollarını göstermiştir.

Sözün en güzelini söylemek tavsiye edildikten sonra, şeytanın düşmanlığına dikkat çekilmesinin sebebi de şu ifadede gayet sarih bir şekilde görülmektedir: “Çünkü şeytan aralarına fesat (ve kavga) sokar.” Şeytan, insanoğlunun hassas durumlarını keşfederek, onlar üzerinden insanı doğru yolundan saptırmaya çalışır. Bu düşmanlığın doğal sürecidir. Yüce Rabbimiz, eğer kullarım en güzel olanı söylemez ve bu hassasiyeti taşımazsa; düşmanları olan şeytan aksi yönde yol açarak, onların aralarının açılmasına ve aralarında düşmanlık, çatışma meydana gelmesine vesile olur, diye bildirmektedir. Bu sebeple Müslümanın, diğer bir Müslümana küçük düşürücü, incitici söz söylemesi, dedikodu yapması vb davranışlar yasaklanmıştır.

Bu ayet-i kerime ile müminlere, iman etmemiş kimselere karşı da güzel söz söylemeleri emredilmiştir. Nitekim konu ile ilgili, benzer bir ifadeyi, Nahl Sûresi’nin 125. ayetinde de görüyoruz: “(Resûlüm! İnsanları) Rabbinin yoluna/dinine hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel (şekl)iyle (kırmadan, kızdırmadan) mücadele et.” Yüce Rabbimiz, insan fıtratına en uygun olan tarzı emretmiştir. Zira inanmayan kimselere karşı bir delil ortaya koyarken, muhatabın şahsiyetini rencide edecek ifadeler ön plana çıkarsa; hiç şüphesiz onlar da aynısıyla mukabelede bulunmak isteyecektir. Böylece de, karşılıklı öfke artacak, nefret tırmanacak, akıl devre dışı kalacak ve davet maksadı hâsıl olmayacaktır. Tam da şeytanın istediği durum gerçekleşmiş, fitne artmış olacaktır. “(Onların) Allah’tan başka (değer verip) taptıklarına (hakaret edip) sövmeyin. Sonra (onlar da) cahillik ederek hadlerini aşıp Allah’a söverler…”[2] ayet-i kerimesi de aynı yönde gelen bir ilahi emirdir.

Ayet-i kerime ile ilgili düşünme sürecimizi şöyle özetleyebiliriz:

  • İnsanoğlu güzel sözden hoşlanan bir fıtrata sahiptir.
  • Şeytan, insanın apaçık bir düşmanıdır.
  • Şeytan, insana düşmanlık yapmak için, insanın fıtratını bozmak ister.
  • Güzel olmayan /çirkin söz, fesat/bozgunculuk çıkarmak için en önemli adımdır ki insanlık tarihi bunun tecrübeleri ile doludur.
  • Şeytan, insanı ve yaşadığı toplumu ifsat edebilmek/ fıtratından uzaklaştırmak için çirkin söz söylemeyi telkin eder.
  • Şeytanın tuzağına düşmemek için, mümin kulların “en güzel olanı” söyleme gayretinde ve hassasiyetinde olmaları gereklidir.

Söz söylemek, özel bir nimettir. Nimetin şükrü, o nimeti kullanım kılavuzuna göre kullanmasıyla yerine getirilir. Söz söylemenin kullanım kılavuzu olan İsra Sûresi 53. ayet-i kerime ile hareket eden bahtiyar kullar, şeytanın düşmanlığından korunmuş olurlar.

Öyleyse her sözün önünde derin bir tefekkür olmalı değil mi? Meramımı “en güzel olan” haliyle nasıl söylerim? Bu sözü “daha güzel” ifade edebilir miyim? Peki ya her dile geleni söylemek…

 

Zeynep Yaren Çelikbilek

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Fahreddin Razi, Mefatihu’l-Ğayb

İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri

Hasan Tahsin Feyizli, Feyzu’l-Furkan Açıklamalı Kur’an-ı Kerim Meali

[1] Hucurat Sûresi, 10

[2] En’am Sûresi, 108