İTİKÂF

DSC_0205İtikâf, sözlükte bir şey üzerinde durmak, bir yerde durmak beklemek kendini orada hapsetmek manalarına gelir. Fıkhi bir terim olarak ise itikâf, akıl baliğ temyiz gücüne sahip Müslümanın beş vakit namaz kılınan,  mümkünse Cuma namazı da kılınan bir mescitte ibadet kastıyla bir süre bulunmasıdır.

İtikâf, Kur’an-ı Kerim ve Sünnet ile sabit bir ibadettir. “Mescitlerde itikâfa çekilmiş iken kadınlarınıza yaklaşmayın.” (1) mealindeki âyetle Hz. Âişe’nin rivayetiyle bize ulaşan; “Resûl-i Ekrem (sav) ramazanın son on gününde itikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları itikâfa girmiştir.”(2)  hadis-i şerifleri bize bunu göstermektedir.

Cennet kapılarının açıldığı cehennem kapılarının kapandığı bu mübarek ayda pek çok hayırlı iş bizim için sevap ve fazilet kaynağı olmakla beraber bunların en önemlilerinden birisi de şüphesiz itikâftır. İtikâf, sünnet-i kifâye olan çok önemli, sevaplı, kulu Rabbine yaklaştırıcı Rabbinin rızası için her şeyi bırakıp O’na yönelerek ibadet etmesidir.  Bundan dolayı itikâfa girenler bulundukları belde halkı için de büyük bir rahmet kaynağıdırlar. Çünkü hiç itikâfa giren olmazsa tüm belde ahalisi bu önemli sünnetin terkinden sorumlu olur.

Efendimizin ömrünün sonuna kadar her ramazanın son on gününde, vefat ettikleri senede de yirmi gün itikâfa girmeleri (3) bunun ne kadar kıymetli bir ibadet olduğunun göstergesidir. Ramazan ayının yirminci gecesinden itibaren itikâfa girmek sünnettir. Mümkünse on gün olarak itikâf gerçekleştirilir ancak bunu on gün olarak gerçekleştirmek mümkün değilse ne kadar yapılabilecekse ona gayret etmek terk etmemek gerekir. İmam-ı Azam’a göre itikâf için en az süre bir gün, İmam Ebu Yusuf’a göre günün yarısından fazlası İmam Muhammed’e göre ise bir saattir. (4) Hal böyle iken mübarek ramazan ayında bu fırsat kaçırılmamalıdır. Erkeler için itikâf mahalli mescitler iken bayanlar için evlerindeki uygun sükûnetli bir bölümdür. Ancak hanımlar itikâfa beylerinin izniyle girerler. Ergenlik çağına gelmemiş evlatlarımız dahi itikâfa girebilirler.

Sevabını Rabbimizden umarak bizler de vaktimiz elverdiğince itikâfa niyet edebilir ve gerçekleştirebiliriz. Buhari ve Müslim’de rivayet edilen başka bir hadiste Hz. Aişe anlatıyor: “Resûlullah (sav) vefat edinceye kadar ramazan’ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki kadir gecesini ramazan’ın son on gününde arayın. Önümüzde idrak edilmesi gereken Rabbimizin bin aydan hayırlı buyurduğu kadir gecesi var ve belki de bu şekilde kadir gecesi de ihya edilmiş olacak.” Yine Hz. Aişe, ”Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde ibadet için yoğun bir gayret içine girer, gecesini ihya eder ve ibadet için aile fertlerini uyandırırdı.” demiştir.

Bu manevi fırsatlar kaçırılmamalı iyi değerlendirilmelidir. İtikâfta ne yapacağız? Önce Allah rızası için niyet edeceğiz, Kur’an okuyacak, yoğun olarak ibadetle zikirle meşgul olacağız, kendimiz sevdiklerimiz tüm Müslümanlar için dua edeceğiz. Kendimize vakit ayıracağız Rabbimizle baş başa kalacağız…

Merhum Esad Coşan (rha) da “İtikâfa giren kimsenin gücü yettiği kadar namaz kılması, Kur’an okuması, istiğfar etmesi, dua ve niyazda bulunması, kelime-i tevhid ve tekbir getirmesi, Allah’ın varlığı, birliği, kudreti hakkında düşünceye dalması, gereksiz şeyler konuşmaması, başta Hz. Peygamber’in hayatına dair kitaplar olmak üzere dinî-ilmî eserler okuyarak vaktini değerlendirmesi müstehaptır” diyorlar.

Hadis-i Şerifte şöyle buyuruluyor; ”Ramazan’da on günlük itikâf, iki hacgibi ve iki umre gibidir.”(6) Bize düşen bu büyük sevaplara ermek için gayret göstermek olmalıdır. Son olarak Hz. Aişe, Efendimize (sav) Ey Allah’ın Rasulü, kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam o gece nasıl dua edeyim diye soruyor cevaben “Allah’ım sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla diye dua et.” (7) buyuruluyor. Ramazanın son on gününde bu duayı da çokça yapmalı ve sonsuz merhamet sahibi Rabbimize yönelmeli, affına sığınmalıyız…

 

Hayriye KALİÇ TAŞKAN

 

Bu konuda daha önceki bültenlerimizde yayınlanan diğer bir yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

1- Bakara,187.

2- Buhârî, İtikâf, 1; Müslim, İtikâf, 5.

3- Buhârî, İtikâf, 17;Ebu Davud, Savm,78.

4- El Hidaye, 1, 132.

5- Buhârî, Fazlu leyleti’l-Kadr, 5; Müslim, İtikâf, 7.

6- Ramuzu’l Ehâdis,1,74.

7- Tirmizi, Daavat,84; İbni Mace, Dua, 5.