İstikametten Şaşanların Durumu

s

‘’Ah keşke ben (bu) hayatım için(dünyada iken salih ameller yapıp) önceden gönderseydim.”         (Fecr 24)

İşte bu, ahirette bağlara vurulmuş günahkârların, fayda vermeyen son pişmanlık feryatları.

Şu imtihan dünyasında rotasını şaşırmış, istikametten şaşanların iç yangını…

Rabbimiz ölümü ve hayatı amel bakımından hangimizin daha güzel olacağını imtihan etmek için yarattı.(Mülk 2) Kullarına merhametinden onları başı boş bırakmadı. Peygamberler ve kitaplar gönderdi. Kullar unuttuklarında, şaşırdıklarında, yanlış yollara saptıklarında istikameti gösteren oklar gibi. Dosdoğru yolu gösteren…

Peygamberlerden Nuh (as) ; doğru yolu anlattı yıllarca. Deliller getirdi Rabbinin birliğini anlatmak, kavmini sapkınlıktan kurtarıp doğruya sevk etmek için. Kulaklarını tıkadılar! Sağır ve dilsiz kesildiler Hakka karşı. Zenginlikleri ile övündüler, büyüklendiler.

Tufanla helak edildiler!

Hud (as)’ı gönderdi Allah. Ben sizin için gönderilmiş doğru yol rehberiyim, bana uyun diye uyardı kavmini. Öğüdünü dinlemediler. Dünyaya bağlandılar. Orada ebedi kalacaklarını sandılar. Helak oldular!

Allah, kullar doğru yoldan sapınca kavimlerine Salih (as)’ı, Lut (as)’ı ve Şuayb(as) ‘ı da gönderdi. Hakka yönelmeyen bedbahtların sonu helak oldu! (Şuara Suresi)

Bize de uyarıcı ve doğru yol rehberi bir peygamber gönderdi Rabbimiz. Her ayeti teker teker bizim için inmiş bilinciyle okuyacağımız kitabımız Kur’an-ı Kerim’i gönderdi. Benim emirlerime uygun yaşayın, Peygamberime tabi olun, O size neyi verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan vazgeçin buyurdu. Dosdoğru yolu gösterdi.

Bu doğru yol rehberine uyan bahtiyarlar da var, uymayan zalimler de. Neden uyulmaz saadete götüren yola? Kitabın da bildirdi Rabbimiz, sakındırdı. Uyardı bizleri…

Dünyayı mı seviyorsunuz? Ahireti bırakıp dünya için mi çalışıyorsunuz? Ebedi kalacağınızı mı sanıyorsunuz burada?

Bilin ki (ahiret kazancına önem verilmeden geçirilen ) dünya hayatı, ancak geçici bir oyun,bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme, mal ve evlatta çoğalma yarışıdır. Dünya hayatı, aldatıcı bir faydalanmadan (bir rüyaya sevinmeden) başka bir şey değildir. (Hadid 20)

Şeytan, şeytanın yardımcıları kötü arkadaşlar,  nefis, onun kendini beğenmesi, kibri, şehvetleri, mal sevgisi, rahatına düşkünlüğü, bir numara olma isteği, dünya zevkleri, televizyon, içindekiler vb. doğru yolun kenarlarına pusu kurmuş düşmanlar gibi bizi şaşırtmak için uğraşıp durur.

İşte bunlar istikametten saptırmayı başarırda sapkın olarak o ebedi yurda göçerse insan! :

Her kim de kendisine doğru yol (İslam)belli olduktan sonra, Resul’e karşı tavır koyar (emirlerini beğenmez) ve (Rasul’ü örnek alan) müminlerin yolundan başkasına uyarsa, onu döndüğü (ve seçtiği o sapık) yolda bırakırız. Sonra kendisini cehenneme atarız. O ne kötü bir gidiş yeridir! (Nisa 115)

Şüphe yok ki Allah, (kendisini ve hükümlerini tanımayıp) küfre sapanları lanetlemiş (rahmetinden kovmuş) ve onlara içinde ebedi kalacakları çılgın alevli bir ateş hazırlamıştır. Onlar artık ne bir dost ne bir yardımcı bulurlar.

O gün onların yüzleri ateşte evrilip çevirilirken; ‘’Ah! Keşke biz, Allah’ a itaat etseydik, Peygamber’e de itaat etseydik, ‘’diyecekler.(Ahzab 66-68)

Pişmanlıktan içleri dağlanacak, dünyaya tekrar dönmek isteyecekler. Ama işte onlar;

O durmadan yenilenen derileri yakıp simsiyah kavuran (Müddessir 29) cehennemi yurt edinirler.

…Şayet onlar (susuzluktan feryat ederek) yardım isterlerse , (kendilerine) erimiş maden gibi yüzlerini kavuran bir su ile yardım edilir.O ne kötü bir içecektir ve (o ateş) ne fena dayan(ılıp oturul)acak yerdir! (Kehf 29)

Günahkarların yiyeceği olan o zakkum ağacı ki;

Erimiş maden gibi karınlar (ın )da kaynar.

Sıcak suyun kaynadığı gibi.

(Zebanilere:)  ‘’Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin.’’

‘’Sonra başının üstüne azap olarak kaynar su dökün. ‘’denilir.

(Ona da:)’’Tad (azabı),çünkü sen (benim yanımda değil, güya)kendince üstün ve şerefliydin.’’

Şüphesiz bu (Azab)hakkında şüphe (ve mücadele) ettiğiniz şeydir.’’(denilir.) (Duhan 43-50)

Bu azab yurdunda acılar içinde kıvranır durur.

O halde gelin şu sözlere kulak verelim:

‘’Sana her an bin türlü ihsan ve ikramlar eden, O Esma-i Hüsna sahibi, rahmeti çok, lütfü bol Rabbinin yoluna ne zaman geleceksin, fani hayatın boşluğunu, hiçliğini ne zaman anlayacaksın?

Hemen tövbe et, Hakk’a dön, hayır şeref kazan; artık yeter dünya zevki, bundan sonra da ahiret saadetini elde etmeye çalış, çabala!*

*Prof. Dr. M. Es’ad Coşan

Emine Çömlekçi