İstanbul’un Manevi Atlası

“Şerefü’l-mekân bi’l-mekîn” (Bir yerin şerefi orada ikamet edenlerledir) vecizesinden hareketle “Kostantinopolis’i” “İstanbul’a” çevirenlerin, fetih ufkuna ilerleyip “nimelceyş” makamına ulaşan mâneviyat erleri olduğu bir kez daha hatırlanmalıdır.

İstanbul’un pek çok yönünün ele alındığı bu günlerde “fethin kutlu askerleri”ni de hatırlamak, tanımak, bilmek ve anlamak yerinde olacaktır. Zira İstanbul’a güzel belde, fatihine güzel kumandan ve ordusuna da kutlu asker sıfatları verdirerek İstanbul ile biz İstanbullular arasındaki bağı kuranlar onlardır. Evlâd-ı fâtihân olarak bu kutlu şehirde ömür sürme lûtfuna mazhar olan bizler de İstanbul’un kültür ve medeniyeti kadar mânevî mirasını da koruyacak olan birer şehreminiyiz.

istanbul-un-manevi-atlasi

Elinizdeki bu çalışma, ecdâd ile aramızdaki mânevî bağı canlandırıp güçlendirmek adına hazırlanan “İstanbul’un Manevi Atlası Projeesi”dir. Bir kültür başkenti olan İstanbul üstüne yapılan çalışmalar, bu şehrin ilk fâtihleri, ilk bânileri, ilk sânilerini anlatan “mânevî atlas” olmadan eksik kalacaktı. Bu amaçla ortaya konmuş olan “İstanbul’un Mânevî Atlası Projesi” kutlu hadîsin işaretiyle yola çıktığı halde fethe mazhar olamayan, ancak İstanbul’da medfun olma şerefine nail olan “Ni’melceyş Önderleri” ve fethe kavuşan erler olarak “Ni’melceyş Emîri ve Askerleri” yer almaktadır.

Giriş bölümünde İstanbul’un fetih kapılarını açtıran hadîs-i şerîf, İstanbul’a yapılan fetih girişimleri, İstanbul’un fethi, kabir ziyaretinin önemi ve âdâb-ı kabir ile, makâm, makâm-kabir tanımları yer almaktadır.

Çalışmanın ana bölümünde Ni’melceyş Önderleri, Ni’melceyş, isimleri, hayat hikâyeleri, haklarındaki menkıbeler, bu günkü mezarlarının kabir mi makâm mı olduğu, kabir ya da makâmlarının yeri ve bugünkü durumları anlatıldı. Daha önce bu konuda yapılmış çalışmalardan da istifadeyle toplanan bilgiler şu aşamalardan geçerek sizlere sunuldu: Söz konusu bilgilerin mânevî değerleri örselemeden ancak ilmîlikten taviz vermeden derlenebilmesi ve güncelleştirilebilmesi için titiz bir çalışma gerçekleştirildi. Önce literatür taraması yapılarak konuyu aktaracak sağlam kaynaklar tespit edildi ve onlara ulaşıldı. Kaynaklar sağlamlıklarına göre elendi. Süzülerek elde edilen bilgilerde var olan çelişkilere, konu uzmanları ile görüşülerek netlik getirildi. Sonuç alınamayan durumlarda, mevcut bilgilerin aktarılması ile yetinildi. Bu bilgiler ışığında söz konusu kabir ve makâm yerleri tespit edildi ve fotoğrafları çekildi. Yerler açık adresleriyle birlikte verildi. Daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler için kaynaklar dipnotlarla gösterildi. Çalışma danışma kurulunda son halini aldıktan sonra Mânevî Atlas tamamlanmış oldu.

Son Peygamber… Bir kutlu hadis… Ve o kutlu hadîse nail olmak için yola çıkan Ni’melceyş Önderleri, Ni’melceyş Emîri ve Ni’melceyş Asâkiri…

Sayıları yüzlerceyi bulan İstanbul’un mânevî bekçileri arasından bu çalışmaya yalnızca 41 tanesi alınabildi. Alınan isimler ise şu şekilde belirlendi:

“Ni’melceyş Önderleri” için İstanbul’daki sahabe kabir ve makamları üzerine yapılmış çalışmalardan yola çıkarak tespit edilen 35 isimden 23’ü seçilerek konu uzmanları tarafından yapılmış araştırmalara dayanan kaynaklardan, bu isimlere ait bilgiler derlendi.

Ni’melceyş bir başka deyişle İstanbul’un fethine katılmış olanlardan günümüze kadar ulaşanları tespit edildi. Mevcut çalışmalara göre 100 kadar isim arasından kabirleri günümüze ulaşabilmiş 17 tanesi seçildi. Güvenilir kaynaklardan istifadeyle bu şahıslar hakkında bilgiler toplandı. Çalışma sırasında üzerinde ihtilaflı görüşler olduğu anlaşılan isimler hakkında zaman zaman danışma kurulundaki uzmanlardan yardım alınarak bilgiler teyit edildi.

Titiz araştırma ve çalışmanın  sonucunda belirlenen 40 isimden ayrı olarak İstanbul’un Mânevî Atlası’nda olmazsa olmaz olan bir başka isim, Hz. Yûşâ da çalışmaya alınarak örfî kültürümüzde sembolik bir rakam olan 41’e ulaşıldı.

Çalışmada, tespit edilen isimlerin medfun bulundukları yerlerin, kabir mi makâm mı yoksa her ikisi arasında mı olduğu konusu üzerinde hassasiyetle durularak kaynaklar ve uzmanlar yardımıyla sonuca varıldı.

Ârifan Kadın ve Aile Kuruluşları Dayanışma Derneği Ağustos 2011