İslâm Estetiği

Estetik güzellikle ilgili bir kavramdır. Güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. Estetik güzel üzerine kuruludur; ancak tek değer güzellik değildir. Estetik güzel, çirkin, yüce, trajik, komik, çekici vb değerleri içine alan bir kavramdır. Güzeli anlamaya çalışan bir estetik suje (ben), güzel olan (obje) vardır. Her ikisi arasında kurulan bir bağ ile estetik olaylar algılanmaya çalışılır.

‘Güzel nedir?’ sorusu düşünürlerce farklı cevaplandırılmış. Platon’a göre güzellik ‘idea’dır. Platon evreni gerçekler(idealar) ve görüntüler evreni diye ayırır. Güzellik idealar evrenindendir. Görüntüler evreninden bulunan nesneler idealar evreninden pay aldıkça insana güzel görünürler. Aristotales ise güzelliği ahenk, uyum, simetri, orantı şeklinde açıklar.

Başka bir düşünüre göre ise güzellik ‘ilahi’ aklın evrende ışımasıdır. İslam’ın getirdiği ilkelerden hareketle oluşturulan ve daha sonra Müslüman olan kavimlerin sanat gelenekleriyle kaynaşarak orijinal bir İslam estetiği ve sanatı oluşturulur. Putperestlikle savaşan İslam dini Yunan sanatlarından etkilenmemiştir.  Tanrı ve tanrıçaları insan biçiminde şekillendirmeleri kabul görmedi. Yunan sanatında güzellik insan vücuduyla sınırlandırılırken, düzen fikrinden sonsuza geçemedi. Oluşturulan sanat teorileri sufiler tarafından da ilgi alanı oluşturmadı. ‘Güzellik’ problemi üzerinde ancak Allah’ın tecellisinden ve cemal sıfatından bahsettikleri zaman durmuşlardır.

İslam estetiği metafizikle ilgisini canlı tutar. Modern estetikten farkı derinlikli ruha işleyen bir gücü vardır. Şekil ve mana uyumu vardır. Akıl ve kalbi bir arda buluşturur. Bu ise insanın parçalanmaktan kurtulup bütünlüğünün korunması demektir.

İslam’ın estetik anlayışında, sadece duyularla algılanan alan yoktur. Basiretle idrak edilmesi gereken güzellik ön plandadır. Gazali’nin de üzerinde durduğu ‘kalp gözü’ diye adlandırdığı derinlikli idrak ile müşahede edilen güzellik önemlidir. Bu anlamda sanatçı eserini oluştururken kendinde bulunan aşkla sanatına yönelir. Boş bir sezgiden öte bir duygudur. Sezgi aşkla örülmüşse anlamlıdır. Sezgi tek başına yeterli değildir. Bu nitelikte olmayan sezgiyle oluşturulan sanat, suni olacaktır.

Bilgi ile sevgi arasında bağ vardır. Allah’ı bilmek beraberinde muhabbeti getirir. Ruhani aşkın nesnesi ilahi güzelliktir bu da sonsuzluğun bir yüzüdür. Aşk bu güzelliğe yönelir. Bu yolda ilerlerse berraklaşır. Güzellik gerçeğin tezahürü olur.

Cibril hadisinde ‘ihsan’ kavramı en geniş anlamıyla asli güzelliğin hayata yansıtılması demektir. İhsan güzel olanı yapmaktır. Allah’ın yapılmasını isteği şekilde, vahyin ışığı altında yapılacak işlerin yapılmasıdır. Allah’ın her yerde hazır ve nazır olduğu bilincinde olmaktır. Yapılan işin arkasındaki güç ve niyettir. Bunun gerçekleşmesi için bütün güzelliklerin kaynağının Allah olduğu, O’nun cemalinin yansıması olduğunun farkında olmaktır.

Modern estetik bakış açısında etik ve estetik ayrı bir değerdir. Güzel ve iyi değerleri birbirinden ayrı olarak ele alınırlar. Güzel, duygularla ve temaşa duygusuyla ilgili iken iyi, davranışlarla ilgili bir değer olarak ele alınır. Bir silah estetik açıdan albenili ise onun kötü niyetle kullanılmasından bağımsız olarak değerlendirilir.

Oysaki sanat; herhangi bir toplumsal, ahlaki, dinsel değerlerden soyutlanırsa ortaya sorumluluktan uzak bir güzellik düşkünlüğü çıkar. Bir anlamda sorumlu hayata isyandır.

İslam’ın sanat ve estetik anlayışında aşırılık yoktur. Tüm değerlerin tevhid ışığı altında bir işlevi vardır.

Beyhan Küskü

 

Kaynaklar

Nurettin Topçu, İsyan Ahlakı

Turan koç, İslam Estetiği

Beşir Ayvazoğlu, Aşk Estetiği.