İrade Ve Gençlik

d5qs7j4 (1)

Sokrat, öğrencilerini yetiştirirken “okuduklarınızı ve duyduklarınızı değil, kendi öz düşüncelerinizi, kendi içinizde olup bitenleri söyleyin. Başkalarının ağaçlarından meyve yeme alışkanlığından sıyrılarak, kendi bahçenizin fidanlarını yetiştirin. İşte o zaman, meyve yemenin zevkini tadacaksınız” diyerek, öğrencilerinin kendi kişiliklerini ve iradelerini özgür düşünce ortamında geliştirmeye yöneltmiştir.

İrade, karar verme, sorumluluk alma, özgüven, kendini tanıma gibi kavramlardan bağımsız olarak düşünülemeyen yaşam boyu gelişimi devam eden önemli kavramlardan biridir. En basit tanımıyla irade, bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücüdür.  İradeli ya da iradesiz olmak kişilik bütünlüğümüz içinde değişmez etiketler olmamalıdır. İnsan iradeli veya iradesiz olarak doğmadığı gibi kişisel ve sosyal gelişimi devam ettiği sürece irade gelişimi de devam eder ve kişiye özgü farklılıklar gösterir.

Çocukluk döneminden itibaren kendini bilmeye başlayan insan, ilk adımlarıyla ilk kelimeleriyle ilk isteklerini ve kararlarını oluşturmaya başlar. Ve zaman içinde çocuk karşıt duygu ve eğilimler üzerinde giderek bir denge kurmayı, seçim yapabilmeyi ve irade becerisini geliştirir. Bu gelişim aşamasında aile, çevre, okul hayatı, arkadaşlar, yaşanılan tecrübeler, travmalar, başarılar büyük bir etkiye sahiptir.

Gençlik dönemine gelindiğinde ise kişinin becerileri kendisi ve çevresi tarafından isimlendirilmeye başlanır. “İradeli-iradesiz, güçlü-güçsüz…”. Gençlik döneminin getirdiği kimlik karmaşaları, zihin bulanıklığı, ben kimim? Amacım nedir? soruları arasında genç kendini güçsüz ve etkisiz hissedebilir. Özellikle meslek seçimi, ders çalışma, ilişkiler gibi konularda kararsızlık başlar. Bu kararsızlıklar, gencin davranış ve eylemlerindeki dengeyi, düzeni,  ölçüyü, uyumu bozabilmekle birlikte, içsel çatışmaya çelişkiye yol açarak bireyin huzurunu ve rahatını kaçırabilir.

Oysaki genç seçimlerini eyleme dönüştürebildiği ölçüde iradesini kullanmış olur. Kendini bilen dengeli seçimler yapamamak ve eylemde bulunamamak ise irade eksikliğine neden olur. İrade eksikliği ise kalitesi düşük bir varoluş sebebidir. Halbuki genç bireyler için, kimlik oluşumlarına katkıda bulunmak adına içsel gelişimleri oldukça önemlidir. Varoluşlarının nedenine, değerine anlam katmaları için seçim yapma, sorun çözme konularında insiyatif almaları gerekmektedir. Ancak bu şekilde kişi çevresini ve kendisini kontrol ederek iradeli davranışlar sergileyebilir.

Aslında pek çok konuda iradeli davranışa ihtiyacımız vardır. Özellikle hayatta ilk önemli adımlarını atmakta olan gençler için her iradeli davranış ileriki yaşamları için bir anahtar olacaktır.  Meslek seçerken, iş-eş seçerken, bir kıyafet alırken bile irademizi sergilemeye ihtiyacımız vardır. Birçok genç bireyin ödevlerini anne-babalarının yaptığını biliyoruz ya da lise çağında hala tek başına toplu taşıma araçlarına binemeyen gençler olduğunu. Bu durumlarda, yetişme tarzı, anne-baba tutumu ne olursa olsun genç birey, kendi gücünün ve isteklerinin sesini duymaya çalışmalıdır. Tüm yanlış yönlendirmelerle baş edebilecek donanıma sahip olmalıdır. Aksi takdirde yetişkin olduğunda “Ben kendi kendime bir gömlek bile alamam” diyen bir yetişkin haline gelmesi kaçınılmaz olur.

Gençleri iradeli davranıştan uzaklaştıran önemli konulardan biride “sorumluluğu başkalarına yüklemektir”. Bu tavır özgüven eksikliği ile ortaya çıkar ve gencin savaşma duygusunu yok etmekle birlikte kendine olan inancını da yok eder. “Ben zaten yapamam”, “ne yaparsam yapayım faydasız” gibi düşünceler gencin zihinsel aktivitesini geliştirmediği gibi sorun çözme becerisini de köreltir.

Gençlerin, kendilerine olan güvenlerini arttırmaları ve yol ayrımlarında doğru seçimler yapabilmeleri irade ile mümkündür. “İradeli” sıfatıyla tanımlanan bir genç birçok yetiye sahip demektir. Gerçek başarı, sadece akademik başarıyla ya da zeka düzeyiyle değil sağlam bir irade temelinde gerçekleşebilir. Etrafımızda, üstün zeka veya bilgi düzeyinde olmayan, fakat güçlü bir irade sahibi olmasından dolayı, büyük işler başarmış insanlar mutlaka vardır.

Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’in “Gençlerle Başbaşa” isimli yapıtından irade ile ilgili bir alıntıyı şöyledir:

“Daha iyi düşünürsek, iradeli olmak, sadece maddi ve içtimai (toplumsal) anlamda bir başarının değil, mesut olmanın bile temel şartıdır. İnsanların çoğu bindiği eşeği unutup da, kaybolduğunu sanarak pazarda eşeğini arayan Nasrettin Hoca’ya benzer. Onlar da saadetin kendi içlerinde olduğunu unutarak; onu barlarda, kahvelerde ve eğlence yerlerinde ararlar. Sen bu gaflete düşme ve inan ki, başarının sırrı gibi, saadet kuşu da kendi içimizde ve içimizin en orijinal ve en insani bir kudret kaynağı olan, irademizin altın kafesi içindedir. Saadet, define gibi bir tesadüf kazması darbesiyle bulunuveren bir nimet değildir. O ne şanstır, ne mirastır, ne piyangodur, ne servettir. Saadet, ceht ile (çaba ile)  ve irademizin kuvvetiyle zapt edebileceğimiz bir kaledir. İradenin üstün kuvvetine, bunun cehtle ve iyi bir terbiye yardımı ile elde edilebilmesinin mümkün olduğuna mı inanıyoruz? Bu taktirde hayatımızın planı şu olur: Her gün biraz daha gayret… Yavaş da olsa daima iyiliğe ve kemâle doğru emin bir ilerleyiş. İradenin insan için yüksek değerine kulak asmıyor ve bunun elde edilemeyeceğine mi inanıyoruz? Bu takdirde de tutacağımız yol, ya kör talihe küserek uyuşukluğa ve miskinliğe düşmek, yahut da, hava ve hevese uyarak kendimizi hoppalık ve züppeliğin pençesine kaptırmaktır. Fakat bilelim ki, her iki takdirde varacağımız nokta aynıdır: Sefalet ve pişmanlık.”

Gençler unutmamalıdır ki: İrade sahibi bireyler olabilmek için içsel ve sosyal olarak bir mücadele içinde olmaları gerekir. Bilgi ve fikirler ışığında cesurca eylem ve davranışlarda bulunmalıdırlar. Kendini bilen, tanıyan ve eleştirebilen bireyler olarak daha sağlam adımlar atmalıdırlar. Çünkü kişinin kendi istek ve duygularının farkında olmaması sağlıklı seçimler yapmasını da engelleyecektir. Bu yüzden gençliğin getirdiği duygusal ve zihinsel karmaşaların farkında olarak aşmaya çalışılmalı, kişisel gelişime önem verilmelidir.  İrade yıllar boyu gelişimi devam eden bir kavram olarak içinde barındırdığı bu küçük becerilerden beslenir. İrademiz kullandıkça daha da güçlenecektir. Günlük yaşantıda insiyatif almak, seçimler yapmak, bedensel ve zihinsel zorluklara dayanma gücümüzü arttırmak, sıkıntılar karşısında daha çok sabretmek şeklinde egzersizlerle irademiz güçlendirilebilir.

İrade, fevri ve dürtsel davranışları engelleyerek aklın gölgesinde adımlar atmayı sağlar. Faydasız istek ve arzularla baş etmeyi sağlar. Böylelikle iradeli bir genç, kendini kötü alışkanlıklardan, kötü çevre ve koşullardan doğal olarak korumuş olur. Ve irade mekanizması çalıştığı sürece duygusal tepkiler de kontrol altında demektir. Tepki ve davranışlarımızı seçme ve yönlendirmede yardımcı olur.

İradeli olmak, zannedildiği gibi zor ya da imkansız bir durum değildir. İçsel ve manevi dünyamızı harekete geçirerek elde edeceğimiz güç, günlük yaşantımızın daha verimli ve daha enerji dolu olmasını sağlayacaktır. Üzerimizde dolaşan üşenme, erteleme, vazgeçme, korkma, inanmama duygularımız iradeli davranışlarımızla kaybolacak, iç huzura ve özgüvene ulaşmamız kolaylaşacaktır.

“Bedenimiz bizim bahçemizdir irademiz de onun bahçıvanı.” Shakspeare

Merve Günday Fıçıcı
Uzm.Psikolog