İnsan Fıtratı ve Doğa İlişkisi

l

Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa göğü mü? Ki (Allah) onu bina etti, boyunu yükseltti ve onu düzene koydu. (Naziat suresi 27-28)

Rahman’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk ve düzensizlik göremezsin.  Gözünü çevir de bak! (Orada) hiçbir çatlak görebilir misin? (Mülk 3)   Gökyüzü geniş, pürüzsüz, derin, sırlarla dolu…

Rabbimiz gökyüzüne bakmayı emretmiş. Uzun uzun bakıyorum gökyüzüne. Gündüz bakınca  güneşi; gece, parıldayan yıldızlar ve ayı görüyorum. Güneş dünyamızı aydınlatır ve ısıtır. Ay ve yıldızlar gökyüzünü süsler geceleri. Hepsi bu kadar mı? Neden bunlar, neden yaratılmış? Kim bu muazzam manzaraları gösteren bize? Neler anlatıyorlar?

Peygamberlerden biri de bakmıştı onlara, daha çocuk denilecek yaşta. Onlar anlatmışlardı ona, kendilerini yaratan yüce bir varlık olduğunu. Biz senin ilahın olamayız, senin ilahın bizleri de seni de yaratandır, diye. (En’am 74-79)

‘Sen de bizim gibi yaratılmışsın bir gaye için. Bu yaratılışımızın bir sebebi var; bul onu da huzura kavuş. İçindeki bu kara bulutlar gibi çöken karanlıkları dağıt’ mı diyorlar acaba?

Şarıl şarıl akan nehirler, uğuldayarak penceremizden giren rüzgar, ötüşen kuşlar, dağlar, bulutlar, yıldızlar… Hepsi Yaradanı anar, onu hatırlatır hal diliyle.

“Denizi seyretmek, o kuşların cıvıltısını dinlemek neden rahatlatır beni, huzur doldurur içimi” diye düşünürken bir ayet gelir aklıma; ‘kalpler ancak onu anmakla kavuşur huzura’. Onu ananlarla beraber olmanın, yaratılışına uymanın verdiği bir memnuniyet, huzurla dolar insan.

Ufukta kızaran güneşe takılır göz; her gün hep doğudan doğup batıdan batan. Kendisine belirlenen yörüngede şaşmadan akıp giden… Sanki bir şeyler fısıldar bu akış. “Ben der, sanki Yaradanın emrine tabiyim. Onun bana gösterdiği çizgiden sapmadan gidiyorum. Hiç kaymadan, itirazsız, şüphesiz… Sen de tabi misin Ona? Gösterdiği o dosdoğru yolda mısın?

Şimdilerde kaldırım kenarlarında, duvar üstlerinde yeşeren otlar; odaların köşelerinde küçük saksılarda  çiçekler çekiyor dikkatim. Çevresi bir başka haldeyken, engellerin, yanlışlıkların içinde Onu fısıldayan… Onu hatırlatan… Ateşte açan çiçekler misali… “Ben Ona kulluk için yaratıldım” diyen, bu uğurda hiçbir engele takılmayan, tatlı tatlı gülümseyen…

Emine ÇÖMLEKÇİ